17 Ağustos 2017 Perşembe
eskişehir öğrenci apartlar yurtlar barınma yurt apart

Acılı Baba; BÜYÜKERŞEN ARAMASIN BİLE

Eskişehiri hüzne boğan 2 yavrunun can verdiği olay günlerce Eskişehir gündeminden düşmemişti. Basına Porsukta çocuklar boğuldu şeklinde geçilen haberlerde aslında olayın Kentpark içinde yaşandığı gerçeği de ne gözden kaçırılmak istenmişti.  Acılı baba Cumhurbaşkanı ile Eskişehir ziyareti sırasında görüştü. Cumhurbaşkanı Erdoğan 'BU OLAYIN ARKASINDAYIM, YANINIZDAYIM' dedi. Konu ile ilgili olarak dün manşetten kamuoyuna bilgi veren ve Hilal Karakaş imzalı haberde yazdığına göre olay sonrasında Acılı aileye olay sonrasında kendilerinin de aranmadığını ifade ettiler.

Hilal Karakaş imzalı haber şöyle:

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Avcı, Porsuk'ta can veren Batuhan Gürdoğan’ın ailesiyle de görüştü. Baba Gürdoğan: Çocuğumun ölümüne belediyenin ihmali neden oldu. Cumhurbaşkanımız ve Bakanımızın yakından ilgilenmeleri büyük bir duyarlılık, Allah razı olsun. Belediyeden şikayetçi olduğumuzu söyledik. Cumhurbaşkanımız yakından ilgilendi, ‘Bu olayın arkasındayım, yanınızdayım’ dedi Büyükşehir Belediye Başkanı. İki ay geçti aramadı bile

15 Ocak 2017'de Eskişehir acı bir olayla sarsılmıştı. Kent Park'ta buz tutan Porsuk Çayı'nın üzerinden bisikletlerle geçmeye çalışan 11 yaşındaki Alican Türk ve arkadaşı 14 yaşındaki Batuhan Gürdoğan kırılan buzun içinde can vermişti. Porsuk Çayı'na düşen Ali'yi kurtarmaya çalışan Batuhan'ın insanların gözü önünde kurtarılamadığını gösteren görüntüler de yürekleri dağlamıştı.



CUMHUBAŞKANI İLE GÖRÜŞMEK İSTEDİLER
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Eskişehir ziyaretinden bir gün önce Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Batuhan Gürdoğan'ın ailesini Milletvekilleri Emine Nur Günay ve Harun Karacan ve diğer yetkililerle birlikte ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşme talebine duyarsız kalmayan Bakan Avcı, ailenin ertesi gün Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesini de sağladı. Bu görüşmeleri ve ailenin neler hissettiklerini Batuhan'ın acılı ailesiyle konuştuk. Baba Hasan Gürdoğan da, "Çocuğumuzu kaybettiğimiz günden bu yana hep arkamızdalar. Bakanımız geldi sağ olsun. Çok üzüldüklerini, bu olayı Cumhurbaşkanımıza da anlattıklarını söylediler. Bakanımızın gelmesi ve Cumhurbaşkanımızla görüşmemizden gurur duydum. Oğlumun ne kadar büyük biri olduğunu anladım. Cumhurbaşkanımızla görüşürken, bakanlarımız da vardı. Hepsi çok güzel karşıladılar" dedi.

BELEDİYENİN İHMALİ VAR
Bakanımız ziyarete geldiğinde ilk olarak Büyükşehir Belediyesi'nin ihmalkarlığı olduğunu söyledim. 'Tel örgü olsaydı çocuklarımız ölmezdi. Kurtarma bilen güvenlikçi yok. Başka çocuklar ölmesin' dedik. Bakanımız yakından ilgilendi, konuyla ilgili neler yapıldığını sordu. Avukatımızdan bilgilerini aldılar" dedi.

BÜYÜKŞEHİR BAŞKANI ARAMADI BİLE
Gürdoğan, "Cumhurbaşkanımız, Bakanımız geliyor, ziyaret ediyor. Ama Büyükşehir Belediye Başkanımız tek bir ziyarette bulunmadı, baş sağlığı dilemedi, aramadı bile. Buna çok üzüldük. Tel örgüsü yok diye çocuklarımız öldü. Artık ziyaret de istemiyoruz. Önlem alsınlar. Çocuklar öldükten iki gün sonra oraya yazı koymuşlar, 'Suya girmek yasaktır' diye. Onu yazsan ne olacak. Çocuklar ölmeden önce düşünseydiniz.

ERDOĞAN, 'BU OLAYIN ARKASINDAYIM, YANINIZDAYIM' DEDİ
Baba Gürdoğan, "Cumhurbaşkanımız ile görüştüğümüzde çok üzüldüğünü söyledi. 'Bu olayla ilgileniyor musunuz' diye sordu. Bakanımız ve yetkililer ilgilendiklerini söyledi. 'Ben de bu olayın arkasındayım, yanınızdayım" dedi. Bakanımıza, 'Bu ailemizi yalnız bırakmayalım. Bu burada kalmayacak' dedi" diye konuştu.

"ÖLDÜĞÜ GÜN EŞİMİN, İKİ GÜN SONRA KIZIMIN DOĞUM GÜNÜYDÜ"
Baba Gürdoğan, "Çocuğumu kaybettik ama bu kadar insanın yakından ilgilenmesi bize güç verdi, hepsinden Allah razı olsun, hepsi yanımızda. Her gün o günü yaşıyorum. O gün camiye gittikten sonra marketten sıcak çikolata almışlar. Eve gelip içeceklermiş. Sonradan ceplerinden çıktı. Sonra bisiklet kiralamışlar. Ağbimin çocuğu da o yüzden öldü diye bisiklet vermiyorduk biz. Arkadaşını kurtarmak isterken can verdi" dedi. Gelmesini değil, önlem almasını istiyorum Hasan Gürdoğan, "Kent Park'ta gerekli önlemlerin alınması lazım. Tel örgü çekilmesi lazım. Güvenlikçilerin eğitimli olması lazım. Dalgıçların olması lazım. Artık kızımı parka gönderemiyorum. Başka anne ve babalar ağlamasın. Gelip de bir baş sağlığı dilemedi Büyükşehir Belediye Başkanı. Bundan sonra da gelmesini istemiyorum. Önlem alsın" dedi.

ELİNİ TUTMAK BİLE BANA GÜÇ VERDİ
Anne Mürvet Gürdoğan, Bakan Avcı'nın ziyaret etmesi ve kendileri ile yakından ilgilenmesinden çok mutlu olduklarını belirterek, "Bakanımız bizi bırakmayacaklarını, her zaman yanımızda olacaklarını söyledi. Çocuğumun öldüğü yerde tel örgü olması gerekiyormuş. O yüzden çocuğum o yere gitmiş. Belediyeden şikayetçi olduğumuzu bakanımıza da söyledik. Bakanımız yanındaki yetkililerle görüştü, konuyla ilgilenmelerini istedi. Onlar da yakından takip ettiklerini, avukatlarla da görüştüklerini belirtti. Başka ailelerin aynı acıları yaşamasını istemiyoruz" dedi. Anne Gürdoğan, "Ziyarette müftümüz dua okudu, herkes ağladı. Çok etkilendik" diye konuştu.

CUMHURBAŞKANIMIZ YAKINDAN İLGİLENDİ
Mürvet Gürdoğan, "Bakanımız Nabi Avcı geldiğinde, Cumhurbaşkanımız ile görüşmek istediğimizi de söyledik kendisine. Görüştüreceğini söyledi ve Sayın Cumhurbaşkanımızla da böyle görüştük" dedi. Gürdoğan, "Sayın Cumhurbaşkanımız da sağolsun bizimle görüştü. Bizi araçla alıp havalimanına götürdüler. Cumhurbaşkanımız 'Mutlaka valiliğe gelsinler, orada da görüşelim' dedi. Cumhurbaşkanımız baş sağlığı dileğinde bulundu, olaydan dolayı çok üzgün olduğunu söyledi. Bakanımız ve yetkililere bizimle mutlaka ilgilenilmesini söyledi. Ben Sayın Cumhurbaşkanımızın ismini yazdığım bir tesbih yapmıştım. Onu kendisine hediye ettim, teşekkür etti" dedi.

ELİNİ TUTMAK BANA GÜÇ VERDİ
Anne Gürdoğan, "Oğlum Cumhurbaşkanımızı da çok severdi. Buraya geldiğinde hep giderdik. Allah onu başımızdan eksik etmesin. Ben kalp hastasıydım, ameliyat oldum. Onun çıkardığı yasa ile özel hastanede hiçbir ücret ödemeden ameliyat olmuştum. Teşekkür ettim. Elini hiç bırakmak istemedim. Bana güç verdi" dedi.

BAKANIMIZ 'O ŞEHİT ANNESİ' DEDİ
Anne Gürdoğan, "Cumhurbaşkanımızla görüşürken, Bakanımız Nabi Avcı da şehit annesi olduğumu söyledi. Benim çocuğum arkadaşını kurtarmak isterken boğuldu. O da bir şehit. Milletvekilimiz Emine Nur Günay da 'Kızınız artık bizim de kızımız. Eğitimiyle yakından ilgileneceğiz' dedi" diye konuştu.

YANIMIZDA OLMALARI MUTLU ETTİ
Anne Gürdoğan, "Yanımızda olduklarını bilmek bizi mutlu etti. AK Parti İl Kadın Kolları'nda Lale Hanım da her zaman yanımızda oldular. Esma Hanım her zaman yanımızdaydı. Üzüntümüzü paylaşıyorlar, bizim için uğraşıyorlar" dedi.

OĞLUM ÖLMEDİ, ŞEHİT OLDU
Gürdoğan, "Oğlum hep iyilik yapmayı severdi. Ölmedi, şehit oldu benim için. Oğlum çok sevilen bir çocuktu. Arkadaşları anı defteri yazmışlar. Orada bir arkadaşı yazmış. Yağmurlu bir günde okula giderken üzerindeki montu çıkarmış, arkadaşına giydirmiş. Öyle yazmışlar. O gün de arkadaşını kurtarmak için buzun üstünde yürümüş" dedi.

OĞLUMU ÇOK ÖZLÜYORUM
Mürvet Gürdoğan, "Öyle duygular içine giriyorum ki. Her gün bir sürprizle uyanıyorum. Oğlum gitti ama büyük insanlar geldi, küs insanlar barıştı. Oğlum gittikten sonra psikolojim bozuldu. Hiç uyku uyuyamıyordum. AK Parti Sosyal İşler'den Lale Hanım benim için hastaneden randevu aldılar sağ olsunlar. Doktora göründüm, ilaç kullanıyorum. Daha iyiyim. Ama oğlumu çok özlüyorum" dedi.

EMİNE NUR GÜNAY İLE SARILIP AĞLADIK
Kardeşini çok özlediğini belirten 17 yaşındaki Zeliha Gizem Gürdoğan, "Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum. Halen kardeşim çıkıp gelecekmiş gibi" diye anlatıyor gözü uzaklara dalarak. Gürdoğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Nabi Avcı'nın ziyaretleri ile ilgili, "Kardeşimin ölümü bir duyarsızlıktı. Ama Cumhurbaşkanımız, Bakanımız, milletvekillerimizin ziyaretleri büyük bir duyarlılıktı. Milletvekilimiz Emine Nur Günay da vardı. Geldi, sarıldık ağladık birlikte. Ne okumak istediğimi sordu. Hukuk okumak istediğimi söyledi. Meclis'e davet etti. Bizimle yakından ilgileneceğini söyledi" dedi. Gürdoğan, "Biz anlattık, onlar dinledi. Bakanımız da gözyaşlarını tutamadı, ağladı. Özellikle Emine Nur Günay benimle çok ilgilendi. 'Kardeşini geri getiremem, ama beni ablan olarak gör' dedi. Kişisel numarasını verdi. Bu beni çok duygulandırdı" diye konuştu.

HEDİYEMİ ÖNCEDEN VERDİ SANKİ BİLİYORMUŞ GİBİ  
Kardeşinin can verdiği günden iki gün sonra doğumgünü olduğunu söyleyen Zeliha Gizem Gürdoğan, "Sanki öleceğini biliyormuş gibi, üç gün önce hediyemi verdi. 'Daha 3 gün var, neden veriyorsun' dedim, 'Olsun ben vereyim' dedi. Bana kazak almış" dedi. Gürdoğan, "Ali, 20 gün önce Batuhan'a bisikletli bir anahtarlık vermiş. Sonra 'Sen de alabilirsin' diyerek bana verdiler. Bisikletli anahtarlık olması çok garip. Sanki bir işaret gibiydi" dedi. 

2eylul



Gönderen: eskisehirgundem

YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
eskişehir güvenlik kamerası

Eskişehir Güncel Haberleri