15 Aralık 2019 Pazar
eskişehir öğrenci apartlar yurtlar barınma yurt apart

YETİMLERİ HER ZAMAN KOLLAYAN VE KORUYAN OKULA YETİM ÜZERİNDEN SALDIRI

Hakikati gizleyerek, gerçeği çarpıtarak ya da saptırarak algı oluşturmak ve o algı üzerinden birtakım kişiler ve kurumlarla hesaplaşmalar gerçekleştirmek bizim toplumda adeta bir gelenek haline geldi. Esas sıkıntı ise bu ucuzluğun, bu çirkefliğin kısa sürede hiç umulmadık kadar taraftar bulması.

Milli Eğitim, bu ülkede öteden beri en çok tartışmanın yaşandığı alan, camia. Hemen her gün bir nedenden dolayı önemli tartişmalara şahit oluruz. Genel itibariyle bizim ülkemizde tartışılan bir konu, onu tartışılacak hale getirenlerin anlattığı kadar büyük, onların göstermeye çalıştığı kadar önemli değildir. Deyim yerindeyse incir çekirdeğini doldurmayacak bir mesele zaman zaman toplumsal kutuplaşmalara bile neden olabilmektedir.

YETİMLERİ HER ZAMAN KOLLAYAN VE KORUYAN OKULA YETİM ÜZERİNDEN SALDIRI

Eskişehir'de oldukça başarılı bir okul var. Hızırbey İmam Hatip Ortaokulu. Bu okul, şehrin biraz dışında. 1168 öğrencisinin tamamı servisle gidip geliyor eğitim için. Ve bu okul aynı zamanda bir yetim dostu okul. Hali hazırda 53 yetime yılda 80 bin lira kadar nakit yardım sağlayan, 45 yetimin yemek, 32 yetime de servis masraflarını tamamen karşılayan, 8 yetime eğitim veren bir okul. Yine bu okulumuz, gerçekleştirdiği kan bağışı kampanyası ile Türkiye'de kurumlar arasında birinci olmuş bir okul. 

Başarısı ve duruşu ile eğitim tarihine damga vurmuş, kendisinden bahsettirmeyi başarmış bu okulumuzda yaşanan oldukça basit, oldukça sıradan bir olayın kısa sürede TBMM Genel Kurulu'na kadar taşınması, dindar ve dindarlık karşıtı medya organlarında yer bulması üzerine doğrusu ne olup bittiğini merak ettik. Dayanamadık olayları yaşayan birkaç kişiyle konuştuk. Yaşananları bize olduğu gibi anlatmalarını özellikle istirham ettik. Bunu gerçek her neyse ortaya çıkması adına istedik ve sağ olsunlar onlar da bize ellerindeki görsellerle olup biteni olduğu gibi anlattılar. Biz de gerçekte ne olmuşsa size onu bu yazımızla aktarmaya çalıştık.

Devletimiz, anası babası ölmüş veya anası babası hapse düşmüş ya da bunlardan en az birinin tamamen kendilerini terk ettiği, bakmadığı ya da bakamadığı yetim çocuklara her zaman sahip çıkmıştır. AK Parti hükümetleri döneminde de yetim çocuklara yönelik çok daha kucaklayıcı, çok daha iyi imkânların sağlandığı düzenlemeler yapılmış ve çocuklarımızın daha iyi bir ortamda yetişmesi için her türlü fırsat ilgili kurum ve kuruluşlara sunulmuştur.

ÖĞRENCİDEN SORUMLU ÖĞRETMEN KAYDI BİR OKULDAN ALIP HIZIRBEY'E TAŞIMAK İSTİYOR

Kasım ayı başında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı kapsamında görevli bir din kültürü öğretmeni, kendi sorumluluğunda bulunan bir öğrencinin kaydını Fatih Sultan Mehmet İmam Hatip Ortakokulu'ndan alıp Hızırbey İmam Hatip Ortaokulu'na kaydırmak istiyor. Çünkü hali hazırda Hızırbey İmam Hatip Ortaokulu'nda kendi sorumluluğunda olan bir başka yetim öğrenci daha bulunuyor. İlgili öğretmen de bu çocukların aynı okula gitmesinin hem kendisi hem de çocuklar için daha iyi olacağını düşünerek kaydını yaptırmak için okula gidiyor.

Okulda kendisi ile müdür yardımcılarından birisi ilgileniyor. Kendisine konu aktarılan okul müdür yardımcısı "Hocam hay hay, biz bu kaydı yaparız. Yalnız sizden rica etsek bunu ayın 15'i gibi (15 Kasım) yapsak. Çünkü tam sınav dönemi; hem öğrenci hem bizler açısından yoğun bir zaman dilimi" ricasında bulunuyor.

"HAY HAY HOCAM, YALNIZ ŞU AN SINAV ZAMANI, 15'İ GİBİ YAPALIM MI?"

Müdür yardımcısının bu cevabı üzerine herhangi bir tepki vermeyen yetim öğrencinin rehber öğretmeni müdür yardımcısının yanından ayrılıyor. Okulun bahçesinden dışarı çıkmak için ilerlerken okul müdürü ile karşılaşıyor. Meseleyi müdür beye de açıyor. Okul müdürü de "Hay hay hocam, 15 Kasım gibi biz bu kaydı gerçekleştirelim. Malum şu an sınav dönemi. Hem bizim hem de öğrencimiz için ayın 15 gibi çok daha uygun olur" diyor.

Okul Müdürünün bu cevabı üzerine yetim öğrenciden sorumlu rehber öğretmen İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne gidiyor ve sistem üzerinden okul yönetimine bu kaydın yapılması yönünde bir yazının gönderilmesini sağlıyor.

İLÇE MİLLİ EĞİTİMDEN YAZI GÖNDERİLİYOR, KAYIT OLMADAN ÇOCUK OKULA BIRAKILIYOR

Okul yönetimi yazı üzerine İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri ile sözlü olarak görüşüyor. Kendilerine, ilgili öğrencinin kaydını zaten yapacaklarını ve ilgili öğretmene de bu konunun aktarıldığı uygun bir dille anlatılıyor. Okul yönetiminin açıklaması makul bulunuyor. Sıkıntının olmadığı söyleniyor.

Ancak yetim öğrenciden sorumlu öğretmen bir gün sonra (Cuma günü) çocuğu okulun servislerinden birine bindirerek okula gönderiyor. Okul yönetimi henüz kaydı yapılmamıs ve yaşı gereği velisi (yani ilgili rehber öğretmen) olmadan da yapılamayan öğrenciyle görevlendirdiği bir gözetmenle akşama kadar ilgileniyor. Akşam da okul servisine bindirerek tekrar kaldığı yere ulaşmasını sağlıyor.

OKUL MÜDÜRÜ BİR BAŞKA VELİYLE KONUŞURKEN ARAYA GİRİLMESİ TARTIŞMAYI BAŞLATIYOR

Okul yönetimi, öğrencinin henüz kaydının yapılmadan okula servisle gönderilmesi üzerine öğrenciden sorumlu rehber öğretmeni arayarak konuyu görüşmek için okula davet ediyor. Ancak ilgili öğretmen "İşim var, şimdi gelemem" diyerek bu daveti geri çeviriyor.

Hafta sonu geçiyor. Pazartesi günü, okul müdürü sabah töreninden sonra yardımcıları ile okul bahçesinde dolaşırken, aynı zamanda servisçi olarak da çalışan velilerden biri yanına yaklaşarak çocuğunun dile getirdiği bir şikayeti kendilerine aktarmak istediklerini söylüyor. Okul müdürü de "Ayak üstü konuşmayalım" diyor ve hemen yakında bulunan güvenlik kulübesine girerek, oturuyor ve şikayeti dinliyor. Tam da bu sırada, yetim öğrenciden sorumlu olan öğretmenimiz içeri giriyor ve müdür beyle konuşmak istiyor.

Okul Müdürü de bir öğrenci velisi ile hali hazırda görüştüğünü, 2 dakika kadar beklediği takdirde kendisi ile de görüşmek istediğini söylüyor. Rehber öğretmen ise kendisini bir aracın beklediğini, vaktinin olmadığını ve hemen görüşmek istediğini dile getiriyor. "Kaydı hemen yapın" diyor.

"GÖRÜYORSUNUZ Kİ MÜDÜR BEYLE BİZ KONUŞUYORUZ, BİRAZ SAYGILI OLUN!"

Okul Müdürü "Tamam hocam yapacağız ama lütfen bana 2 dakika müsaade edin" diyerek diğer veli ile görüşmesini bitirmeye çalışıyor. Bu arada okul müdürünün konuştuğu öğrenci velisi de yetim öğrenciden sorumlu öğretmenin tavır ve davranışlarından rahatsız olup "Kardeşim görüyorsunuz ki müdür beyle biz görüşüyoruz. Bizim de öğrencimiz var, bizim de şikayetimiz var. Araya girmesen, 2 dakika beklesen ne olur!" diyerek çıkışıyor. 

Bunun üzerine ilgili öğretmen "Sen ne konuşuyon lan" diyerek diğer veliye sert bir çıkış yapıyor. Bunun üzerine bu şekilde hitap edilmesinden hoşlanmayan diğer veli konuşmalarına dikkat etmesi için uyarıda bulunuyor ilgili öğretmene. Tartışma biraz büyüyünce her ikisi de ayağa kalkıyor ve konuşmalar küfür ve hakaret olmaksızın iyice alevleniyor. 

MÜDÜR VE YARDIMCILARI KAVGA OLMASIN DİYE ARAYA GİRİYORLAR

Taraflar birbirini ittirmeye başlayınca müdür bey birini, müdür yardımcıları da diğerini tutarak kavga yapmalarına mani olmaya çalışıyorlar. Bu arada taraflar birbirine vurmuyor, yumruk atmıyor. Sadece ittirme ve ağız dalaşı oluyor. Zaten güvenlik kameralarında olayın toplam 18 saniye sürdüğü ve dikkate değer bir kavganın yaşanmadığı, okul müdürü ve müdür yardımcılarının da kişileri ayırmak için olağanüstü bir gayret gösterdikleri görülüyor.

Ne var ki yetim öğrenciden sorumlu rehber öğretmen yaşananlar üzerine gidip hastaneden rapor alıyor, polise gidip şikayetçi oluyor. Şikayet dilekçesinde okul müdürü ve müdür yardımcılarının kendisini dövdüğü iddiasında bulunuyor. Ancak görüntülerin ortaya çıkması ile daha sonra bu ifade değişiyor ve servisçilere kendisini dövdürdüklerini iddia etmeye başlıyor. Bir yandan da sosyal medya hesaplarından okulu ve okul yönetimini suçlayan paylaşımlar da bulunuyor.

DEVLETİN KORUMASINDAKİK BU GENÇLERİ OKULA KİM SALDIRTTI?

Bu paylaşımlardan mı kaynaklanıyor bilmiyoruz, ertesi gün birkaç genç ellerinde demir sopalar, bıçaklarla okula bir saldırı gerçekleştiriyorlar. Görüntülere göre arabalara ve okulun camlarınan zarar veren bu gençler okul müdürünün odasına kadar giriyorlar. Ancak o sırada okul müdürü odasında bulunmuyor. O dakikalarda okula önemli bir ziyaret gerçekleştiğinden, ziyarette bulunanların korumaları ile birlikte gençlerin daha fazla zarar vermesinin önüne geçiliyor.

Ancak mesele bununla da bitmiyor. Yaşananlar yukarıda yazdığımız şekilde gerçekleştiği halde sanki okul yönetimi devletin korumasındaki yetim öğrenciyi okula almak istememiş, almıyorlarmış gibi bir yaygara koparılıyor. CHP'li milletvekili konuyu Milli Eğitim Bakanına kadar soruyor!

Yaşanan olayla, yaşandığı iddia edilenler arasında adeta uçurumlar var. İşin bu yönü tam bir facia. Bir olay nasıl saptırılıyor ve nerelere getiriliyor, çekiliyor. Okul yönetimi hakkında dindara karşı her zaman hoşgörüsüz yayın yapan medya organlarından suçlayıcı haberler çıkıyor. 

BU OLAY ÜZERİNDEN BİLE HESAPLAŞMALAR YAPILIYOR YA...

Oysa bu yetim dostu okul ve yönetiminin öğrenciyi kayıt etmemek gibi bir düşüncesi hiç olmamış ve yok da. Sadece hem öğretmenler hem öğrenci için daha uygun bir zaman diliminde bu kaydın yapılmasını ve öğrencinin okula başlamasını istiyorlar. Yetim çocuktan sorumlu öğretmenimizin de herhalde çok fazla acelesi var ki o da buna rağmen ısrar ediyor ve ille de kaydın kendisi söyler söylemez yapılması için adeta dayatıyor. Ve nihayetinde bu kadar basit bir olay buralara kadar geliyor...

Bu olay bize bir şeyi net olarak gösteriyor. Bir yerde yaşanan basit bir olay üzerinden isteyen istediği gibi gündem ve algı oluşturabiliyor. Saptırılan bir olay üzerinden siyasi, bürokratik ya da şahsi bir takım hesaplaşmalar gerçekleştirmek mümkün olabiliyor.

Tüm bu olaylar yaşanırken aslında esas üzerinde durulması gereken noktaya ise ne yazık ki kimse dikkat çekmiyor. Orası da şurası:

BAKIN BU OLAYDA ESAS ÜZERİNDE DURULMASI GEREKEN NOKTA BURASI!

Olayın yaşandığı günün ertesinde, ilgili öğretmenimizin sosyal medya hesaplarından yaşanan olayları kendi penceresinden aktarmasından hemen sonra 6-7 genç okulu basıyor. Belki odasında bulsalar okul müdürünü darp edecekler, belki de öldürecekler. Kimse bilemez!

Bu saldırıda kullanılanların, 18 yaşın altında bulunan ve henüz çocuk sayılabilecek devletin korumasında bulunan yetim gençler olduğu biliniyor. Burada en önemli husus da burası. Bu gençleri böyle bir eyleme kim teşvik etti, kim örgütledi? Bu gençleri, geleceklerinde karşılarına her zaman çıkabilecek, sicillerine işlenebilecek böyle bir olaya karışmaları için kim teşvik etti ve saldırıyı nasıl organize etti? Eğer burası bir hukuk devleti ise bu olayda esas bu saldırıyı kimlerin nasıl gerçekleştirdittikleri ortaya çıkarılmalı. Yazık değil mi anasız babasız çocukları kendi öfkenize, hesabınıza alet etmek ve böyle bir eylemde kullanmak!

Burada önemli olan gerçekte ne olduğudur. Gerçekte olanla, sanki olmuş gibi anlatılan ve kamuoyuna aktarılan arasındaki fark, farkına varsanız da varmasınızda birilerine iftira atılması, birilerinin karalanmasıdır. Hakka ve hukuka girilmesidir. Öğretmenlerimizin hepsi bizimdir; topluma ve öğrencilerine örnek olması gereken, onları iyiye ve güzele teşvik etmesi gereken kişilerdir. 

OLAY ABARTILDIĞI, SAPTIRILDIĞI, DALLANDIRILIP BUDAKLANDIRILDIĞI GİBİ DEĞİL

Bakıyoruz hem medyada hem sosyal medyada hem de kurumlar nezdinde Hızırbey İmam Hatip Ortaokulu yönetimi en baştan suçlu, yetim çocucuğun kaydını yapmayan ilan edilmiş. Vurun abalıya misali olay gelişip gidiyor. Ancak olay anlatıldığı, abartıldığı ve saptırıldığı gibi değil. Ortada incir çekirdiğini bile doldurmayacak bir mesele var ve o mesele biraz da ilgili öğretmenimizin aceleciliği nedeniyle öfkeye kapılmasına ve olayı dallandırıp budaklandırmasına neden oluyor. 

Bu yönüyle de yaşanmamış olmasını arzu ettiğimiz bir olay. 

KEŞKE BU KADAR BASİT BİR OLAYI BİRİLERİ SAPTIRARAK BURALARA KADAR GETİRMESELERDİ

Umarız bugüne kadar kazandıkları başarılar ve gerçekleştirdikleri göz kamaştırıcı organizasyonlarla konuşulan Hızırbey İmam Hatip Ortaokulu, bu incir çekirdiğini doldurmayacak ama kamuoyuna çarpıtılarak oldukça farklı yansıtılan olay nedeni ile eğitim ve öğretiminde inkitaya uğrayacak bir tasarrufla karşı karşıya kalmaz. 

Bu arada benzer şekilde, milli eğitim camiasında başarılı birçok okul yönetiminin incir çekirdiğini doldurmayan ama benzer şekilde saptırılarak kamuoyuna aktarılan olaylar nedeni ile mağdur edildiğini hatırlatmak isteriz. 

Siz eğer böylesine içi ve içeriği oldukça farklı ve basit bir olaydan dolayı tüm bunlara sebep olanları değil okul yönetimlerini suçlamaya ve cezalandırmaya kalkışırsanız, eğitimdeki başarıyı spatulayla kazımış olursunuz!

Haber Metin: eskisehirdenhaberler.com



Gönderen: haber

YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
eskişehir güvenlik kamerası

Eskişehir Eğitim Haberleri

Eskişehir Günlük Kiralık Ev

Eskişehir'de bulunan günlük kiralık ev, apart listesi

Eskişehir İkinci El Araç İlanları

İkinci el otomobil, motosiklet, bisiklet, araç ilanları

Eskişehir Emlak Alım Satım Portalı

Ev, işyeri, arazi, tarla alım satım portalı, ücretsiz emlak ilanları

Eskişehir Ücretsiz Seri İlanlar

Eskişehir İş İlanları, Bilgisayar ve Parçaları, Bisiklet/Motosiklet, Bitki-çiçek / Süs-ev Bitkileri, Cep Telefonu, Ders-Eğitim Verenler / Almak İsteyenler, Diğer İlanlar, Ev Arkadaşı, Ev Eşyası, Evcil Hayvanlar, Kitap, Müzik Aletleri, Spor Malzemeleri, İş Arayanlar, İşçi-Eleman Arayanlar