20 Ağustos 2017 Pazar
eskişehir öğrenci apartlar yurtlar barınma yurt apart

MUMCU’DAN KAZIM KURT’A MEKTUP: “BİR DAHA VURULDUM!”

MUMCU’DAN KAZIM KURT’A MEKTUP: “BİR DAHA VURULDUM!”
  • 24 Temmuz 2017 Pazartesi
  • 1351 kez okundu

Anı Parkta yapılan kokteyli nikah töreninin yankıları sürüyor. Bu kez İstikbal Gazetesi yazarlarından Mustafa TOPKAYA anlamlı bir yazı kaleme alarak Ben Uğur Mumcu diye başladı yazısını

UĞUR MUMCU’DAN KAZIM KURT’A MEKTUP: “BİR DAHA VURULDUM!”

Merhaba...
Ben, Uğur Mumcu.
    
Ankara'da karlı sokaktaki evimin önünde duran aracıma yerleştirilen bombanın infilak etmesi sonucu hayatımı kaybettim. Kimlerin bunu yaptığını biliyorum -Herkes gibi- ama söylesem de sesim buradan duyulmaz. Türkiye'nin karanlık dünyası ile ilgili araştırmalar yaptım. İsrail-PKK-MOSSAD arasındaki bağlantıyı konu alan bir yazıyı da katledilmeden bir süre önce yazmıştım. Tesadüf mü bilemem. 24 yıl geçti üzerinden. Katillerim bulunamadı. Kırgınlığım had safhada. Bu saatten sonra katillerim bulunsa bile 20 yıllık zamanaşımı dolduğu için ceza da almayacaklar.
     Katillerim bulunamadı ama o günden bu yana Türkiye'nin aydınları, düşünürleri, meslektaşlarım, siyasiler, belediye başkanları ve duyarlı yurttaşlarım tarafından ölüm yıldönümümde hep anıldım. Gözyaşlarıyla anlatıldı hayatım. Beyin fırtınasıyla niye katledildiğimi çözmeye çalıştı ilgili birimler. Belki de çözülmemesi için deliller karartıldı kim bilir?! Ama hiç unutulmadım ne mutlu bana.
     Eskişehir Odunpazarı Belediyesi, Çağdaş Gazeteciler Derneğinin çabalarıyla Eskişehir’e getirilen, Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in de gözü gibi baktığı katledildiğim aracımı alarak, adımı taşıyan bir anıt park ile müze yaptı. Katledildiğim araç, cam bir vitrinde sergileniyor.
    
Nihayetinde belediye, O dönem yazdığım gazete kupürlerini büyükçe bir baskı yaparak vatandaşlarımızın ziyaretine açtı. Her yıl 24 Ocak'ta tören düzenleyerek katledilişim ile ilgili birçok konuşma yapılıyor. Ne mutlu bana. Beni unutmayan, karanlık Türkiye'nin aydınlığı olan, fikirlerimle geleceğe ışık tutmak için emek veren kardeşlerim var. Hayal ettiğim aydınlık günleri göremeden aranızdan acı bir şekilde ayrıldım. Adımı taşıyan müzenin varlığı ile de rahat rahat uyuyordum yattığım yerde. Unutulmayacaktım, fikirlerim unutulmayacaktı!
     Sonra bir haber geldi. 20 Temmuz günü. Anıt parkta nikah kıyıldığını, bu nikahı da, adıma anıt park yaptıran Kazım Kurt' un bizzat kendisinin kıydığını söylediler. İnanamadım önce. Acemi bir belediye bürokratının yapmış olabileceğini düşündüm. Sonra fotoğrafların olduğunu da söylediler. Gerçekten Kazım Kurt anıt parkta nikah kıymış. Eğlence parkı olmuş orası. Belki nikah salonları, kültür merkezleri tadilattadır dedim teselli etmeye çalıştım kendimi.    Sonra nikah salonları ve kültür merkezlerinin de faal olduğunu öğrendim. Hiçbir önemi yok muydu anıtın. Elbette hayat devam ediyor. İnsanlar mutlu olmalılar. Nikah da olacak düğün de. Ama mezarlıkta düğün yapıldığına hiç şahit oldunuz mu?
     Gemide! nişan yapılır, eğlence tertip edilir. Belediye bürokratıysanız torpil de olur birazcık. Şelale parkta olabilir kimsenin sesi çıkmaz. Bir toplumun yas günü başka bir toplumun eğlencesine katılabilirsiniz. Bu da yazılır çizilir unutulur gider belki. Ama katledilmiş bir aydın için hazırladığınız anıt parkta nikah kıymak ne demektir. Kaidemin hemen önünde gelin çiçeği atmak, kahkahalarla yerlere yatmak, bunu sürekli tekrarlamak ne demektir? Bunun mantıklı bir izahı olabilir mi?
    
24 Ocak'ta nasıl anma yapacaksınız? Konuşma esnasında ne diyeceksiniz vatandaşa. Hiç mi aklınıza gelmeyecek o parkta kıydığınız nikah! Hadi diyelim ki aklınıza gelmeyecek. Peki, nikahı kıyarken hiç mi gözünüze çarpmadı paramparça olan araç. Hiç mi vicdanınız sızlamadı. Biz ne yapıyoruz demediniz mi? Söylenecek belki çok şey var ama söylemeye değmez. Zaten ne söylersek söyleyelim zihniyet değişmediği sürece boş. Samimi duygularla yapılan anıt parkın büyüsü ve bu yönde sergilemiş olduğunuz duruş, kıydığınız nikahtan sonra yerle bir oldu. Bu benim kanaatim tabiki. Sizin muhakkak bir açıklamanız vardır her zaman olduğu gibi.
     Bence artık o parkın adını Uğur Mumcu Nikah Parkı olarak değiştirin. Daha samimi bir yaklaşım olur.
    
Son söz olarak şunu da söylemeliyim ki: “bir daha vuruldum ey halkım, bir daha…”



Gönderen: eskisehirgundem

YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
eskişehir güvenlik kamerası

Eskişehir Magazin Haberleri