25 Kasım 2017 Cumartesi
ZONGULDAK STK ZİYARETLERİ

ZONGULDAK STK ZİYARETLERİ

Nevzat Laleli
Nevzat Laleli


            Cumartesi günü çalışmalarımız, hazırlanan programın üstüne çıktı. AGD’li kızlarla yaptığımız sohbetten sonra aynı binada bulunan MEMUR-SEN Sendikasının Zonguldak şubesinde bizim ziyaretimizi bekleyen arkadaşlarımız olduğu söylendi. Elbette ki onları çiğneyip geçecek değildik. Onları da ziyaret ettik.

            Memur-sen’e girince yetkililer bize hoş geldiniz dediler. Biz de onları selamlayarak bize gösterilen yere oturduk. Bir de ne görelim tanıdık bir simanın fotoğrafı ile karşılaştık. Bu fotoğraf ben MGV Genel Başkanıyken çıkardığımız GENÇLİK ve KIVILCIM dergilerimizin aylık yayın kurulu toplantısında kurul başkanlığımızı yapan ve Memur-sen’in kurucu Genel Başkanı rahmetlik Mehmet Akif İnan idi.

            Kendisine kaç sefer, “Mehmet Akif Bey siz bize lazımsınız. Ne olur sigarayı ya az için veya tamamen bırakın diye rica etmiştik. Ama ona dinletememiştik. Karadenizlinin dediği gibi, Bak şimdi ne oldi?” Bu hatıramı sigara içen kardeşlerime ithaf ediyorum.

          Söz sendikalardan açılmışken bütün sendikacı kardeşlerime bir ikazım var. “Üye sayılarınız hayli fazla ve size o üyelerin maaş kesintilerinden çok para da geliyor. Şimdi bu paraları ne yapacağız diye düşünüyorsunuz. Allah (c.c) sizin emriniz altına milyonlarca insanı bağlamış. Sizin göreviniz sadece onların maaş artırımını savunmak ve sadece taşradan gelen sendika üyelerini yedirip, gezdirmek ve misafir etmek değildir. Bu insanların dünya ve ahiret saadetlerini temin edecek çalışmalar yapmanız da şattır. Ama ne yazık ki sendikalarımızın böyle bir çalışmaları yapmadıklarını üzülerek görüyoruz.

         AGD’Lİ DELİKANLILAR

         AGD Anadolu Gençlik Derneği gençlerini de Cumartesi günü öğleden sonra ziyaret ettik. Pazar günü Konferans öncesi ve sonrası toplu marşlar söylemeyi aklımdan geçirdiğim için Abdurrahim Karakoç’un “Hak yol İslam yazacağız” marşını çokça bastırmış ve Zonguldak’a götürmüştüm.

        Gençlere; beş vakit namazımızda 40 kere okuduğumuz Fatiha suresi içinde “İhdinassıratel müsteğiym – Bizi doğru yola ilet” diyoruz da niçin namaz kıldığımız, oruç tuttuğumuz, zekât verdiğimiz, Haç ve Umreye gittiğimiz için “bizi doğru yoldan ayırma “ demiyoruz. Demek ki ibadetlerimiz yalnız başına sıratı müstegiyde olmamıza yetmiyor. O halde “Sırat-ı müstegiym – İstikamet nedir? Ve ona nasıl girilir?” diye sordum.

Onlara limanda üç gemi misali verdim. Bu gemilerden biri sembol şehirlerden Medine’ye, biri Moskova’ya gittiğinin gemilerine levhasını takmış olduklarını ama çok lüks ve büyük olan üçüncü geminin üzerinde nereye gideceği yazmamaktadır. Bakıyoruz, birinci gemi gibi onunda hoparlörlerinde Kur’an sesi geliyor, gemi içerisinde birinci gemide olduğu gibi sakallı adamlar, başörtülü bayanlar var. Kur’an-ı Kerim okunması bitince bu geminin hoparlörlerinden “Mutluluk Washinton’da veya Brüksel’dedir” diye anons ediliyor.

Biz bu gemilerden birine bineceğiz ve dünya ve ahret saadetine gideceğiz. İrade-i cüz’iyemizi kullanarak Medine binen gemiye binmemiz hem aklın ve naklin işaretine uymak olacaktır. Washingtona veya Brüksel’e giden gemiye binmişsek istediğimiz kadar çok namaz kılalım, istediğimiz kadar oruç tutalım, bu gemi bizi alıp Washington’a veya Bürüksel’e götürecektir” diyerek açıklamada bulunmuştum. İşte istikamet burada karşımıza çıkmaktadır.

Marş kâğıtlarını dağıtarak “Kör dünyanın göbeğine Hak yol İslam yazacağız” marşını hep bir ağızdan söyledik. “Yarın hazır olun Konferansımızın hem başında ve hem de kapanışında bu marşı hep birlikte okuyacağız. Hazır olun” dedim.

SOĞUKSU CAMİSİ

Zonguldak merkezde Soğuksu Camisi olarak söylenen büyücek bir cami var. Yoğun programlarım sebebiyle öğle namazımızı hayli geç kıldık. Namazımız tamamlanınca ikindi namazına 15 dakika kalmış olduğunu gördük. İkindi namazımızı da burada kılalım dedim ve arkadaşlarla camide kaldık. Bu arada ben İmamlığa giderek imamla tanıştım. İkindiyi imamın arkasında kıldım. Tesbihattan sonra İmam bana dönerek; “Cemaate bir şeyler söylemisiniz Hocam” dedi. 80 öncesi Kur’an Kursları Federasyonu Genel Başkanlığı da yapmış olmamdan dolayı cami adabını biliyordum. İmamın yanında ayağa kalktım ve cami cemaatine Nur suresi 32. Ayeti okuyarak açıklamasını yapmaya çalıştım.

Bu surede Allah; “Sizden bekâr olanlarınızı evlendirin…” buyuruyor. Bu ayette Rabbimiz evlenin demiyor da bekârların evlendirilmesini Müslümanların omuzuna bırakıyor. Biz bu ayetin hükmü gereğince 18 seneden beri bekârları evlendiriyoruz, dedim ve çalışmalarımız hakkında bilgi verdim. Nikâh ve zinanın durumunu inceledim ve “Ey Müslümanlar, çevrenizde bekâr insan kalmamalı. Yoksa zina bu gün olduğu gibi etrafımızı sarar ve bu kötülükten bizlerde hesaba çekiliriz” dedim. Lut kavmi örneğini allattım.

BU GÜN SON PROGRAM KİLİMLİ

Bir halk tipi balıkçıda akşam yemeğimiz yedikten sonra Kilimli gittik. Yatsı namazı çıkışı Kilimliye vardık. SP ilçe Başkanı Hüseyin Topal Ahmetoğlu ve arkadaşları bize sıcak bir karşılama yaptılar.

Kilimli’de de ilçe divanı toplantısı yaparak; “Diğer bütün partiler birbirlerinin alternatifledirler. Dertleri “Sen iyi yapamadın, ben iyi yapacağım” dır. Hâlbuki Saadet Partisi alternatifi olmayan tek partidir. Çünkü Saadet Partisi Milli görüşün tek partisidir. Milli ve manevi değerlerimize bağlıdır. Tarihimizle iç içedir. Bozuk ve sömürücü düzen yerine Adil düzeni kuracak tek partidir. Şap da şeker de beyazdır ama şap başka şeker başkadır. Yaklaşan seçimlerde SP tek başına iktidara getirilmelidir ki bu milletin ve düzenin bir sahibi olsun, ezilmekten ve sömürülmekten kurtulalım.” dedim.

 



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası