19 Ağustos 2017 Cumartesi
IRAK’TA KATLİAM İTİRAFLARI*

IRAK’TA KATLİAM İTİRAFLARI*

Nevzat Laleli
Nevzat Laleli


              Nevzat Laleli nlaleli@mynet.com  www.yuvamiz.net 

          Güncel yazılar serisi                  

          ABD askerlerinin 2003 yılından beri Irak’ta yaptıkları katliam (toplu insan öldürmeleri), Ebu Gurayp ve diğer hapishanelerde yapılan işkenceler,  kadın ve kızlara yapılan tecavüzler, malların tahrip edilmesi ve yağmalanması, ibadethanelere ve özellikle camilere yapılan saldırılar baştan beri bütün dünya’da büyük dalgalanmalar meydana getirmektedir. Kendini insan olarak gören her kes ama dini ne olursa olsun bu vahşi hareketlere karşı çıkmakta ve gücü yettiğince hareketleri boykot etmektedir.

           2008/Haziran ayı başlarında Irak’ta asker olarak bulunan bir askerin pişmanlığını dünya kamuoyu ile paylaşması ve bunu televizyonlar aracılığıyla bütün insanlığa aktarılması karşısında başta BOP (Büyük Ortadoğu Projesine) eş başkanlık yapmaya devam eden Türk hükümeti başta olmak üzere bütün Türk halkının ibretlerine aktarmayı bir görev sayıyorum.

İşte Irak’ta işgalci askerlik yapan birinin CHA tarafından yazıya aktarılan görüntüler ve fotoğraflarla yaptığı korkunç itirafları… Televizyonlarda seyredemeyen veya seyrederken itirafları takip edemeyenlere köşemde sunuyorum.

VİCDAN AZABI DİNER Mİ DERSİNİZ

ABD Ordusu Deniz Kuvvetleri 3. Tabur 'Kilo' bölüğünde makineli tüfek nişancısı olarak görev yaptım. Birçok baskına katıldım.

"Şişman diye öldürdüm”

Görev yaptığım yerde bir genç vardı. Şişmanlığı dikkatimi çekmişti, çok şişmandı. Bu adam masumdu. Adını bilmiyorum. Ona 'şişman adam' adını takmıştım. Bir gün onu evine doğru yürürken gördüm. Onu arkadaşlarının ve babasının gözünün önünde vurdum. 

"Şişman adam yaralandı"

Silahımdan çıkan ilk kurşunlar onu öldürmedi. Boynundan yaralanmıştı. Çığlık atmaya başladı ve gözlerimin içine baktı.

 "Çığlık atınca Bunun olmasına izin veremem dedim ve işini bitirdim"

Yanımda bulunan arkadaşıma döndüm ve ona 'bunun olmasına izin veremem' dedim. Silahımı bir daha ateşledim ve işini bitirdim. Ailesi gelip cesedini aldı. Cesedi yedi kişi ancak taşıyabiliyordu.

ÜSTLERİN CİNAYETLERİ TEBRİKLERİ

"İlk cinayetimi üstlerim tebrik etti"

İlk 'cinayetlerimizden sonra, üstlerimiz bizi tebrik etti. Bölük komutanım beni ve bölükteki diğer arkadaşlarımı şahsen tebrik etti.

"Bıçakla öldürmeye ödül vaat edildi" 

Bu şahıs, bize daha önce 'Kim ilk 'cinayeti'ni bıçakla gerçekleştirirse, Irak'tan dönüşte onu ödüllendireceğim' diyen şahıstı.

"Onaylanmış 3. cinayetim: Bisikletli adam"

Elimde Irak'ta çektiğimiz bazı görüntüler ve fotoğraflar var. Bu resimde gördüğünüz bisiklete binen adam, benim üçüncü 'onaylanmış cinayet' imdi. O gün CBS televizyonundan bir kameraman da yanımızdaydı fakat o diğer mangalarla gitti. Bu yüzden, ben ve diğer iki arkadaşım cinayetleri işledikten sonra öldürdüğümüz kişilerin fotoğraflarını çekiyorduk. Savaş bölgesinde görev aldığımız için heyecanlıydık.

"Gazetecilerden saklıyorduk"

Yanımızda muhabirler olduğunda, hareketlerimiz değişiyordu. Her şeyi kuralına uygun yapıyorduk.

İŞGALCİLERİN İSLAM’A KİNLERİ

"Minareleri vurduk"

Bölüğümüzden bir asker vurulmuştu. Biz de gidip bir caminin minaresini vurduk. Bizim için bu, öfkemizi dışa vurmanın bir yoluydu. Camiye ateş açmanın yasal olup olmadığını bilmiyorduk fakat bütün askerler yapıyordu çünkü öfkeliydiler.

Gece baskınları...

Baskınlar çoğunlukla sabaha karşı saat 3'te yapılıyordu. Kapıları tekmeyle açıyor ve aileleri korkutuyorduk.

"Birini tutuklattım onu oyuncağım yaptım"

Yapılan baskınlardan birinde bir adamı tutuklattım. Benim için oyuncak gibi bir şeydi. Ne zaman öfkelensem, sinirimi ondan alıyor ve boğmaya çalışıyordum.

“Ellerimizle boğuyorduk”

Baskına gittiğimiz evlerde ailenin reisi sorun çıkarırsa, istediğimiz gibi icabına bakıyorduk. Bazen onları ellerimizle boğuyor, bazen de kafalarını duvara vuruyorduk.

SANKİ CİNAYET MAKİNELERİ

"1 milyondan fazla asker gitti böyle milyonlarca hikâye var"

Şimdi burada benimle oturan herkesin buna benzer hikâyeleri var. Şimdiye kadar Irak'a 1 milyondan fazla asker gitti ve geldi. Yani, bunun gibi binlerce hikâye var.

"Bugün burada bunları anlatabildiğim için mutluyum"

Bugün burada bunları anlatabildiğim için mutluyum. Bu mutluluk sadece benim değil, buraya gelip de Irak'ta yaşadıklarımızı, yaptıklarımızı anlatamayacak durumda olan arkadaşlarımın da mutluluğu.

"Pişmanım"

Bunlar benim itiraflarım. Masum insanlara karşı geçmişte duyduğum nefret ve onları maruz bıraktığım yıkım için üzgün olduğumu söylemek istiyorum. Bunları yapan diğer askerler adına da üzgün olduğumu söylemek istiyorum.

"Bunlar orada hala yaşanıyor"

Yaptıklarımız, o zamanlar, bizim için normal görünüyordu. Fakat gerçekte normal şeyler değil. Bunlar hala yaşanıyor. İnsanlar, bu savaşta neler yaşandığını sorgulayana kadar da bunlar devam edecek.

*ÖZGÜR GÖRÜŞLER - http://www.araahurra.com/haberler

 



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası