23 Mart 2017 Perşembe
MEMURLAR SADAKA MI ALSIN

MEMURLAR SADAKA MI ALSIN

Nevzat Laleli
Nevzat Laleli


 

22.Temmuz.2007 seçimlerinden bir gün sonra bir yazı yazmış ve “HALKIMIZ NEYE KARAR VERDİ” başlığını kullanmış ve sorumun cevabını da yine yazım içerisinde vermiştim. Maaş ve ücretli olarak çalışanlar için; “Memurlar, işçiler, emekliler aldıklar “asgari ücret” veya ona yakın maaş ve ücretleri ile geçinmeyi yeterli bulmuşlar, maaşlarının bir anda en az üç kat artmasını ve refah içerisinde çoluk-çocuk kimseye muhtaç olamadan yaşamayı istememişlerdir” demiştim. Emekliler, dullar ve yetimler gibi açlık sınır altında maaş alanlar için ise; “Emekliler, dullar ve yetimler emeklilik maaşlarının yüzde 300 artarak hayat standartlarının insanca yaşama ortamına gelmesini istememişler, paraya ihtiyacımız olursa cami önlerinde dilenerek ihtiyaçlarını karşılayabiliriz diye düşünmüşlerdir” diye yazmıştım.

İşte aradan çok zaman geçmeden Memur maaş zamları görüşmelerinde hükümet beni mahcup etmedi (keşke mahcup olsaydım) memurlara yüzde 2+2 yani yüzde 4’lük bir zammı getirip önümüze koydu.

         MEMUR SENDİKALARI NE YAPTILAR                

Devlet memurlarına 2008 yılında yapılacak zamlarla ilgili olarak hükümet ile memur sendikaları arasındaki toplu görüşmeler yine gündemdeki yerini aldı. Önceki yıllarda ne seyrettiysek yine aynı şeyleri seyrettik, değişen hiçbir şey olmadı. Hükümet adına yine bir Bakan görüşmelere katıldı, (Ha, tabii değişen bir şey vardı o da görüşmelerin Bakanı değişmişti) memurlar adına da iki tane bol gülücüklü sendika Başkanı. Defalarca otururlar, gizli görüşmeler yaparlar ve bitiminde kameralar karşısına çıkıp birbirlerine espriler yaparak anlaşamadan ayrılırlar. Görüntü ve sonuç birbirine o kadar zıttı ki, bol esprili görüntülere bakınca sanırsınız her konuda uzlaşmışlar. Hâlbuki ortada yine uzlaşmazlık vardır.

 Muhalefette iken her siyasî partinin; “Devlet memuru hak ettiği maaşı ve sosyal hakları alamamaktadır. İşçi memurdan fazla alıyorsa o ülkede sosyal adaletten bahsedilemez, bu uygulamalar geçmiş iktidarların ayıbıdır. Biz iktidara geldiğimizde ‘eşit işe eşit ücret’ uygulamasını başlatacağız” söylediğini biliyoruz. Bunlar ne kadar güzel sözler değil mi? Hepsinin düşündüğü ve kendisine mikrofon uzatıldığında hemen kullandığı haklı sözlerdir bunlar. Ancak bu sözler o iktidar koltuğuna oturuncaya kadardır. Koltuğa oturunca bu sözlerin kullanma süresi dolar ve bu sefer şu sözler söylenmeye başlar: “Efendim devletimizin bütçesi bu kadarına elveriyor. Gönül istemez mi hiç, keşke memurumuza daha fazla zam verebilseydik ama maalesef eldeki imkânlar bu kadar. Hem hükümetimiz memuru hiçbir zaman enflasyonun altında ezdirmemiştir ki”. 

MEMURLAR ARASINDAKİ AYIRIM

Sadece işçilerin memurlardan fazla maaş alması değil problem. İşçilere otobüs kartı, yemek ücreti, ikramiye, giyim yardımı gibi değişik adlar altında bir sürü ödemeler yapılırken, memurların her harcaması kesesinden olmak zorunda. İşçi-memur arasındaki bu uçurumdan ayrı olarak bir de memurlar arasında uçurum var. Meselâ, bir evrak memurunu ele alalım. Şayet bu evrak memuru Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı veya Maliye Bakanlığı personeli ise yaklaşık 1.200 YTL maaş alır. Aynı evrak memuru Tarım ve Köy işleri Bakanlığı veya Çevre ve Orman Bakanlığı personeli ise alacağı maaş 800 YTL civarındadır. İş aynı iştir, evrakın üzerine numaratörü vurup kayıt numarası vereceksiniz ve ilgili birime imza karşılığı teslim edeceksiniz. Bu ülkenin düşmanları bir araya gelip bu memlekette çalışma barışını zedeleyici şeytanlıklar düşünse anca bu kadarını düşünebilirlerdi herhalde.

Memur şayet bu haksızlığa itiraz edip sesini çıkarmaya kalkarsa söylenen söz şu; “Bugün sizin yerinizde olmak isteyen milyonlarca insan var, işinizin ve maaşınızın kıymetini bilin” olmaktadır.

Böyle diyenlere karşı memurlara âcizane tavsiyemiz şu olacaktır; “Memurlar siz de oylarınızın kıymetini bilin. Bu seçimde (2007) memurlar yine çok ucuza gittiler.” Evet, bu adaletsiz ücret dağılımına dayalı sistemi mevcut hükümet kurmadı, doğru. Ama bir başka doğru da şudur ki, bu hükümetin yaklaşık 5 yıllık (2002–07) tek başına iktidarda kaldığı halde bu çarpık sistemi değiştirmek için en ufak bir girişimde bulunmadı. Dolayısıyla “yanlışta ısrar geleneği” bu iktidar zamanında da aynen devam etmiştir.

HÜKÜMETİN ZAM TEKLİFİ

Hükümet, memur sendikaları Konfederasyonlarına “eşit işe eşit ücret” prensibi çerçevesinde, değişik kurumlarda çalışan aynı statüdeki memurlar arasındaki ortalama 360 YTL' lik farkın 3 yılda ödenmesini önerdiklerini bildirdi. Değişik kurumlarda çalışan aynı statüdeki memurlar arasındaki ortalama 450 YTL' lik maaş farkının kapatılması için geçen yıl bazı memurlara 90 YTL denge tazminatı ödediklerini anımsatan hükümet kanadı, kalan 360 YTL' lik farkın 3 yılda ödenmesi konusunda Konfederasyonlara öneride bulunduklarını bildirdi. Hükümet ayrıca yüzde olarak bir zam teklifinde bulunmadıklarını ifade etti.

Cin fikirliliği görüyor musunuz? Konfederasyonların yetkilileri de bu teklif karşısında hiçbir karşı teklif sunamadı şu ana kadar. Böyle komedi mi olur diye anında tepki göstermelerini mi beklediniz? Mümkün mü böyle bir şey? Her seneki gibi hazırlıksız bir şekilde toplu görüşme masalarındaki yerlerini almış bu beyler. Arkalarındaki yarım milyondan fazla kişiden oluşan gücün farkında bile değiller.

Üç Konfederasyondan biri zaten her zamanki gibi toplu görüşmelere katılmama kararını erkenden açıkladı ve sözünde sabit durdu, onlar vurdulu kırdılı eylemler olursa varlar, araştırma gerektiren görüşmelerde yoklar. Yetkili olmakla övünmekten başkaca bir marifeti olmayan diğer memur sendikaları da havanda su düğmüşlerdir.

AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRLARI

Bazı resmi ve yarı resmi kurumlar her ay “açlık sınırı ve fakirlik sınırı” diye bazı veriler hazırlarlar. 4 kişilik bir aileye göre hesaplanır bu verilere göre 2007 yılı tahmini değerlerinde açlık sınırını 222 YTL, yoksulluk sınırını ise 570 YTL olarak belirlenmiş. “Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa!” 

Devletin tüm hizmetlerini yürüten memurun maaşına yapılacak zam’ın 2+2 olduğuna bakarak “eyvah ben ne yaptım, bana yüzde yüz, yüzde iki yüz veya yüzde 300 zam verecek zihniyete niçin destek olmadım” diyerek, yaptığına pişman olan memurlar var mıdır acaba?



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası