29 Nisan 2017 Cumartesi
37. AİLENİN KORUNMASI

37. AİLENİN KORUNMASI

Nevzat Laleli
Nevzat Laleli


Nevzat Laleli 

www.yuvamiz.net     nlaleli@mynet.com

Yuvamız yazı serisi

Yuvasının korunması ve ömür boyu devam etmesi eşlerin birbirlerine güvenmeleri, kadının kocasından, kocanın karısından hiçbir konuda şüpheye düşmemesiyledir. Aile, dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı da muhkem (korunmuş) olmasıdır.

         Eşlerin birbirlerine güvenmeleri, her ikisinin de birbirlerinin haklarına hürmet etmeleri ve kendilerini üçüncü şahıslardan sakınmalarıdır. Kocanın karısından ve hareketlerinden veya karının kocasından ve hareketlerinden kuşkulanması evdeki huzur ve mutluluğu alıp götürmeye yetmektedir. Ailenin ve mutluluğun sigortası her iki tarafında hak ve sorumluluklarını iyi bilmeleri ve uygulamaları ile mümkündür.

         KOCANIN KORUNMASI

Evin geçimini sağlamak üzerine görev olan, bunun için evin dışında çeşitli temaslar kuran, çalışan kocanın korunması çalıştığı, gezdiği, ziyarete gittiği bütün yer ve mekanlarda yabancı kadınlardan uzak durması, onlarla ciddiyet sınırını aşan davranışlarda bulunmamasıdır.

Güzel bir kadın ve bir açık giyinmiş bir kadın çevresindeki erkeklerin dikkatini çekmekte ve erkeklerin kendisine meyletmesine sebep olmaktadır. Evin reisi olan koca, kendine hâkim olmalı ve eşine sadakatin sınırlarını geçmemelidir.

Bu sınırları ben koyuyorum demek yetmez, bu davranışı sergilediğinizi eşinizin de bilmesi ve buna bütün inanması gerekir. Onun da yolu, gözlerinizi, kulaklarınızı, ellerinizi, ayaklarınızı ve diğer uzuvlarınızı yabancı kadınlara karşı kapatmış olduğunuza eşinizin inanmasıdır. Bu, yaratıcımızın koyduğu; “...zinaya yaklaşmayınız...(zina etmeyiniz değil) ayetinin bir gereği olmakta ve bu davranışınız eşinizin size karşı duyduğu güveni pekiştirirken aynı zamanda büyük ecir ve sevap almanıza da sebep olmaktadır.

           Bu günlerde bir televizyon kanalında genişçe bir seyirci kitlesi bulan bir dizide olduğu gibi, “ben erkeğim, her işimde serbestim. Hatta bir takım kötü yerlere gider ve kötü kadınlarla düşüp kalkabilirim. Ama benim eşime bu tür davranışlar kesinlikle yasaktır, eğer o böyle bir şey yapmaya yeltenirse onu öldürürüm” anlayışına hiçbir kitapta yer bulmak mümkün değildir. Sen başkalarının kadınlarına nasıl bakıyorsan, başkaları da senin hanımına öyle bakacaklardır. Bu kapı açılmıssa mutlaka birileri de sana senin yaptığını yapacaklardır.

           Erkek olsun kadın olsun hiçbir kimsenin yuvasına ve eşine ihanet etmeye hakkı yoktur. Çünkü bunlar evlenirken birbirlerine sadık olacaklarına dair söz vermiş ve nikahlanmışlardır.

         KARININ KORUNMASI

Yaratımızın çekici olarak yarattığı kadın, yuvasının korunmasını ve mutluluğunun bozulmasını istemiyorsa o da kocası gibi kendini yabancı erkeklerden ve onların kem gözlerinden koruması gerekir. “Biz arkadaşız veya arkadaşımın kocasıdır” gibi düşünceler, gelmesi mukadder kötülüklere davetiye çıkarmaktır. “Efendim, biz yıllardır bu türlü davranışlardan rahatsız olmuyoruz. Biz kadın erkek karışık oyun partileri tertipler, danslar ederiz” gibi sözler söyleyenler bu gün olmazsa yarın pişman olabilirler.

Peygamberimiz bir hadis-i şerifinde; “Bir zamanda gelecek kadınlar giyinik olacak, çıplak olacaklardır. Başlarını devenin hörgücü gibi yapacaklardır. Bunlar Cennet’in kokusunu bile duyamayacaklardır” buyurmaktadır. Giyinik oldukları halde ya ince elbise giyinerek vücut hatları belli olacak veya açık saçık giyinecekler, çıplak gibi olacaklardır.

ÖRTÜNMEK KORUNMAKTIR

Nur suresi 31. ayette; “ Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Kendiliğinden görünenler dışında ziynetlerini açmasınlar ve başörtülerini yakalarının üzerine vursunlar, ziynetlerini açmasınlar” buyurması boşuna değildir.

          Kadınların, yabancı erkekler tarafından tanınması ve onlara göz konması hatta taciz ve tecavüze uğramaları zamanımızda çokça rastlanan olaylardandır. Günlük gazetelere ve televizyon haberlerinde sayısız örnekler vardır. Rabbimiz bizleri korumak için Ahzap suresi 59. ayetinde; “Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına hep söyle. Örtüleriyle üzerlerini sıkı örtsünler. Bu, onların tanınmalarına, tanınıp da eza edilmemelerine en elverişli olanıdır. Bununla beraber Allah çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir” buyurmuştur.

Bu ayette dikkat edilirse hanımların örtünmeleri, onlarının tanınıp eziyet görmemelerini sağlamakta, böylece de aile yuvasının devam etmesine imkan sağlamaktadır.

         Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.v) yanında gözleri görmeyen Ummi Maktum hazretleriyle birlikte hanei saadetlerine (evine) gelir. Eve girdiklerinde Hz. Aişe’nin ve diğer hanımların kapanmalarını ister. Hz. Aişe validemiz; “Ya Rasullah. Yanınızdaki Ummi Maktum hazretleri âmâdır. Gözleri görmüyor” dediğinde, peygamberimiz; “ Ya Aişe, o görmüyorsa, siz de mi görmüyorsunuz?” buyurarak hanımların örtünmelerini ister.

         YUVASINI KORUYANLAR

Bir ayette, “Müslüman erkek ve kadınlar, mü’min erkek ve kadınlar, itaatkâr erkek ve kadınlar, doğru erkek ve kadınlar, sabreden erkek ve kadınlar, huşu duyan erkek ve kadınlar, sadaka veren erkek ve kadınlar, oruç tutan erkek ve kadınlar, ırzlarını koruyan erkek ve kadınlar, Allah’ı çok anan erkek ve kadınlar yok mu, işte Allah bunlara bir mağfiret (bağışlanma) ve bir büyük mükâfat hazırlamıştır.” Buyurarak yuvanın korunmasında nasıl hareket etmemiz gerektiği anlatılıyor.



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası