29 Mart 2017 Çarşamba
45. ANNE DUASI, CENNETTİR

45. ANNE DUASI, CENNETTİR

Nevzat Laleli
Nevzat Laleli


Nevzat Laleli        nevzatlaleli@gmail.com

Yuvamız yazı serisi

Bir Hadis-i Şerifte Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) “Cennet, anaların ayağı altındadır” buyurmuştur. Anasının hayır duasını alan evlat ebedi âlemde de mutlu olacaktır. Annesinin hayır duasını alamayan evlat ise ne kadar bedbaht (zararda) tır. Hâlbuki şefkat deryası olan annenin rızasını kazanmak evlat için çok kolaydır. Anlatırlar ki;

Eşinin hastalığı bir türlü iyileşmeyen bir evlada doktorları; “ Eşine bir ana ciğeri yedirirsen bu hastalık geçer” demişler.

Adam kendi annesini en yakın bulduğu için, “Annesini kesmiş ve ciğerini çıkartarak eşine götürmeye kalkışmış.

Ciğeri yolda eşine götürürken adamın ayağı sürçmüş ve yere yuvarlanmış. Bu esnada ana ciğerinden bir ses yükselmiş; “- Vay yavrum. Sana bir şey mi oldu?” diye.

CENNET KOMŞULARI

Anne duasının bir evlat için ne kadar önemli olduğunu gösteren aşağıdaki Hazreti Musa kıssası, yaşadığımız asırda anne baba tanımayan, yeri gelince onları azarlayarak kıran ve hatta onları döven evlatları gördükçe; “Anne ve babasına asi olan bu çocuk da bir gün anne veya baba olmayacak mı? O da bir gün bu yaptıkları evlatlarından bulmayacak mı” diye düşünüyorum. Hâlbuki bu dünya o kadar kısa ki,  bu kısa dünyada insanların birbirlerine kötülük yapması yerine iyilik yapması daha akıl kârıdır. Bu hele ebeveyn yani anne ve baba olursa.

Hazreti Musa devrinde, anne duasını alarak Cennet’te peygambere komşu olan bir zatın önemli kıssası şu şekildedir.

HZ. MUSA’NIN TALEBİ

Hazreti Musa, “Ya Rabbi, Cennet'te benim komşum kim olacak, bana bildir de gidip onunla görüşeyim," dedi.

Musa Aleyhisselama vahiy geldi."Falan beldeye git! Orada. Çarşının başında bir kasap dükkânı var. O dükkânın sahibi olan kasabı gör! O veli bir kulumdur. Yalnız bilesin ki, onun çok önemli bir işi vardır. Çağırırsan gelmez. İşte o senin cennetteki komşundur."

Musa Aleyhisselam hemen bildirilen yere gitti. Kasabı buldu ve ona selam vererek: "Ben sana misafir geldim" dedi. Kendinin Hz. Musa olduğunu söylemedi.

Kasap Musa Aleyhisselamı tanımıyordu. Ona "Hoş geldin" deyip bir kenara oturttu. Dükkândaki işi bitince de misafirini alıp evine götürdü. Evinin başköşesine oturtup birçok ikramda bulundu.

Musa Aleyhisselam, ev sahibini dikkatle takip ediyordu. Ev sahibi kasabın ocakta çömlek içinde, et pişirdiğini gördü. Et pişince çömlekteki eti küçük küçük parçalara ayırdı. Bunları bir tabağa koyup, bir kenara bıraktı. Sonra bir et parçası daha çıkartıp, onu da misafiri Musa Aleyhisselam'a ikram ederek dedi ki: "Benim önemli bir işim var. Sen beni bekleme yemeğini ye" dedi ve onun da yanından ayrıldı.

SIR ÇÖZÜLÜYOR

Ev sahibi kasap, önemli bir işim var deyince, Musa Aleyhisselam, önemli işin ne olduğunu merak etti ve gizlice kasabı takip etti. Kasap Musa Aleyhisselam' in yanından ayrıldıktan sonra, yandaki odaya geçti. Duvarda asılı duran büyük bir zembili (file) indirdi. Zembilde çok ihtiyar, mecalsiz bir kadın vardı. Kadına küçük küçük parçaladığı etleri yedirdi. Karnını güzelce doyurduktan sonra, altındaki kirlenmiş bezleri aldı, yerine temizlerini koydu. Sonra kirli bezleri yıkayıp astıktan sonra ellerini yıkayıp Musa Aleyhisselam'ın yanına geldi.

Misafirinin daha yemeğe başlamadığını gören kasap sordu."Aziz misafirim Niçin yemeğe başlamadınız? Yoksa sizi memnun etmeyen bir sebebi mi vardır?" diye sordu.

Musa Aleyhisselam da, "Sen bana zembildeki sırrı söylemedikçe bir lokma bile bir şey yemem" dedi.

Ev sahibi; "Mademki merak ettin anlatayım" dedi.

ANNE DUASI

Ey değerli misafirim. Bu zembildeki benim yaşlı annemdir. Çok yaşlı olduğu için takatten düştü. Evde bakacak başka kimsem de yok. Evleneceğim, fakat hanımım annemi incitir, onu üzer diye evlenemiyorum. İşe gittiğimde herhangi bir hayvanın kendisine zarar vermemesi için de onu gördüğün gibi bir zembile koydum ve tavana astım. Her gün gelip anneme iki öğün yemek yediriyorum. Diğer hizmetlerini de görüp gönül rahatlığıyla tekrar işime gidiyorum. Bunun üzerine Musa Aleyhisselam dedi ki:

Ancak anlamadığım bir şey daha var. Sen annene yemek yedirip su içirdikten sonra, annenin dudaklarının kıpırdadığını gördüm. Sana bir şeyler söyledi, sen de AMIN dedin. Annen sana ne söyledi ki, sen de âmin dedin?

Annem, her hizmet edişimde "Allah seni Cennette Musa Aleyhisselam"a komşu eylesin diye dua eder. Ben hiç ihtimal vermediğim halde, bu güzel duaya âmin derim. Ben kimim ki, O büyük peygamberle komşuluk kim? Onunla komşuluk edebilecek ne amelim var ki, benim.

MÜJDEYE KAVUŞMA

O zamana kadar kim olduğunu saklayan Musa Aleyhisselam, buyurdu ki: "Ey Allahın sevgili kulu, ben Musa'yım. Beni sana Allah-u Teala gönderdi. Annenin rızasını kazandığın için Cennet-i A'layı ve orada bana komşu olmayı kazandın" diyerek ona müjdeyi verdi.

Kasap hemen kalkıp Musa Aleyhisselamın elini öptü ve sevinç içinde birlikte yemeklerini yediler.

Bu kıssada sonra bizim duamız da odu ki; “Allah-u Teala sizleri anne şefkatinden mahrum etmesin. Onun rızasını kazanmanızı ve duasını almanızı nasip etsin. ANNE bedduasından uzak kılsın.



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası