28 Nisan 2017 Cuma
15. HİSSİ KARAR VE FLÖRT

15. HİSSİ KARAR VE FLÖRT

Nevzat Laleli
Nevzat Laleli


            Nevzat Laleli    nlaleli@mynet.com    

            Yuvamız yazı serisi: 15                                                                                          

                    Evlenmelerde aklı öne çıkaran ve evlenme kararını verirken aklın tespitlerine göre karar verenlerin yanı sıra bilhassa gençlerimiz, evleneceği eşini bizzat görmek, tanımak ve ona göre karar vermek istemektedirler. Buna flört denmektedir. Flört esnasında karşılıklı hisler uyanmakta, adına sevgi veya aşk denilen bu hisler altında evlenmeye karar verilmektedir. Kuralı bir kere daha tekrar etmek gerekirse, akılla verilen kararlarda yanılma payı çok düşük, hislerin tesiri altında verilen kararlarda yanılma payı çok yüksektir.

            FLÖRT

Flört sözlükte; “kadınla erkeğin arkadaşlık etmeleri” ansiklopedilerde ise; “birbirini sevdiğini zanneden bir kadınla bir erkeğin birbirinden neşe ve heyecan alıp alamadıklarını denemek için yapılan bir anlaşmadır” diye tarif edilmektedir. Kimilerince nikâhsız beraberlik adı da verilen flörtte eşler, güya evlilik öncesi birbirlerini tanımak maksadıyla her yönden birbirlerini denemektedirler. Ve bu, tabii bu işin nerede başlayacağı ve nerede son bulacağı da belli olmayan bir maceradır.

Flört, gençler arasında alabildiğince yaygınlaşmakta, flörtün etmenizin sebebi nedir diye sorulan gençler; “arkadaşlık, evlilik öncesi tanışma yâda gönül eğlendirme…” diye cevaplar vermektedirler. Flört edecek kızın karşısına şu dört tip erkekten biri çıkmaktadır.    

Delikanlı samimidir. Flört ettiği kızla evlenmeyi istemektedir.

            İkincisi delikanlı samimidir ama bilhassa ekonomik bağımsızlığı olmadığından ailesine bağlıdır. Aileler genellikle oğullarına kendi düşündükleri kızı almak istediklerinden delikanlının beğendiği kızı istemez, karşı çıkarlar. Çoğunlulukla flört evlilikle bitmez.

           Üçüncüsü, delikanlı, flörtü gönül eğlendirmek, hoşça zaman kazanmak için yapmaktadır. Bu iş erkek için bir gönül eğlendirme olayıdır, yaşanmıştır ve bitmiştir. Hayatını çapkınlıklar üzerine kurmuş bir genç bundan sonra bir başka kızla aynı macerayı yaşabilmek için yeni planlar kurulmakta yeni eşler (kurbanlar) aramaktadır.

Dördüncüsü, delikanlı kötü niyetlidir. Kendisine dürüst duygularla bağlanan genç kızı kötü yollara düşürmek istemektedir. Flörtün sonunda genç kız kendini bir daha çıkamayacağı bir bataklığın içinde bulur. Hatta öyle yakışıklı ve eğitilerek hazırlanmış gençler ortalarda dolaşmaktadırlar ki bunlar saf ve güzel kızları ağlarına düşürerek onların sırtından elde edecekleri paraları düşünmekte, tuzağa düşen kızlar ise gözlerini kadın tüccarlarının açarlar.

            Birinci değerlendirmemize giren erkek ile kız beğenilmek istediklerinden, flört döneminde birbirlerine hoşa giden yönlerini göstermeye, zayıf ve kusurlu taraflarını göstermemeye çalışırlar. Genç delikanlı kültürlü, güçlü ve kuvvetli, zengindir. Genç kız güzel yüzlü ve vücutlu, alımlı, becerikli ve cana yakındır. Buluştuklarında romantik ortamları, kimsenin rahatsız etmeyeceği yalnız mekânları seçerler. Yenilip içilir, gezilir oynaşılır, öpüşüp koklaşılır. Bu dönemde şehevi istekler, cinsel dürtüler o kadar azmıştır ki, hemen evlenmek istenir. Bu amaca ulaşabilmek için birbirlerine bağlılık sözleri verilir.

           MUTLULUK NEREDE

Flörtle, birbirlerini beğenerek ve severek evlenenlerin, evliliklerini bir ömür boyu sürdürmeleri de pek mümkün değildir. Evlendikten ve “cicim ayları” geçtikten sonra taraflar gözlerinde büyüttükleri eşlerinin normal bir insan olduğunu görmeye başlamışlardır. Bundan sonrası kurulan yuvanın çatırdaması ve hatta yıkılması sürecidir. Flört devresinde görülen sevgi ve sadakat gösterişleri bu dönemde görülmez. Eşlerden her biri olağan yaşayışlarına döndüklerinden flört devresinin güzel dönemine bir daha rastlanmaz.

Boşanma öncesi, taraflar birbirlerini itham etmekte ve çocukları da olmasına rağmen boşanmaya karar verebilmektedirler. Ortada boşanmış bir erkek ve boşanmış bir kadın vardır. Bir de suçsuz, günahsız çocuklar. Erkek için boşanmışlığın fazla bir önemi olmamakta kendisi boşanmış olduğu halde bekâr bir kızla tekrar evlenebilmektedir. Fakat kadın için boşanmışlık (anne şefkatiyle çocuklarını da yanına almışsa) çok büyük manalar ifade etmekte, boşanmış kadın ikinci sınıf bir vatandaş durumuna düşmekte, büyük bir sıkıntının içerisine düşmektedir.

Flörte, duygusal yaklaşan büyük bir ümitle ve dört elle sarılan kız için durum çok acıklıdır. Birkaç komplimana, birkaç güzel söze ve birkaç küçük hediyeye kanan ve yaratılış itibariyle ancak bir erkeğe bağlanabilen kadın, “seni çok seviyorum.” dediği hayatının erkeğini kaybetmiştir. Ve en kötüsü flört tuzağına düşen birçok genç kız yapayalnız ortada kalmış, bağını kopardığı gençle yaşamış olduğu çeşitli maceralar nedeniyle ruhunun safiyetini de kaybolmuştur. Daha sonra başka bir gençle evlense bile ruhunun temizliğini ona veremeyecektir. Eğer cinsel dürtülerinin pençesine düşmüş ve cinsel ilişkiye (ki çoğu zaman erkek yaldızlı sözlerle kızı avuttuğu için bu kaçınılmazdır) bekâretini de kaybetmiştir.

En asri ve en serseri bir genç erkek evlenmek istediğinde, hiçbir erkekle konuşmamış, halk tabiriyle “erkek eli değmemiş kız”la evlenmeye can atmaktadır. 

            FLÖRTTE KIZLARI ZARARI

Dr. Cemal Zeki Önal, flörtçü kızların ortak akıbetlerini şöyle tasvir etmektedir. “Aşkla şakalaşan kızlar, bıçakla oynayan çocuklara benzerler ve ekseriye yaralanırlar. Bu yaralar çok defa pek acı kanar. Kız, kızlığını ve ulu benliğini kaybeder, gebe kalır, pis hastalıklar kapar, türlü felaketlere uğrar. Flörtte erkeğin maskesi ekseriyetle kızın başına bu felaketler geldikten sonra düşer. Bu tehlikeli oyunda erkeğin dostluğu buraya kadardır ve kıza verdiği musibetle onu yüzüstü bırakır, kaçar. Kız için perişanlık buradadır. Sevildiğine inanırken aldanmak ve böyle bir musibetle yalnız başına kalmak. Bu zevk cellâdının adı ekseriya; “arkadaş, sevgili veya nişanlıdır.” Kız çok defa seve seve bu cellâdın koluna girer, onunla el ele, baş başa verir.

           Bir kötü macera sonucu kötü yollara düşen birçok kadının ağzında; “erkek milletine güvenilmez” diye bir cümle vardır..

Ziya Paşa, temsilci olarak gittiği Fransa’da gazeteciler ve diplomatlar ona bir takım sorular sormuşlar ve cevap vermesini istemişlerdir. Bu sorulardan birisinde; “Siz Müslümanlar, kadınları örtmek, yanında kocası veya mahremi olmadan yolculuk yapmasını engellemek, yabancı erkeklerle bir arada bulunma hürriyetini alıp hayat haklarını sınırlandırmış ve onları esaret altında tutmuş olmuyor musunuz?” Ziya paşa; “Hayır. Olmuyoruz” deyince de; “O halde niçin böyle davranıyorsunuz?” sorusuna; Evvela dinimizin emri olduğu ve çocuklarımızın babası belli olması için” diye cevap vermiştir.

             Gelecek yazı: DÜNÜRBAŞILIK KUTSALDIR   



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası