17 Ağustos 2017 Perşembe
İSRAİL NEREYE KOŞUYOR

İSRAİL NEREYE KOŞUYOR

Nevzat Laleli
Nevzat Laleli

İSRAİL NEREYE KOŞUYOR

 

BASIN BİLDİRİSİ                                                        7.11.2014                                        

Nevzat Laleli  HAY-DER Genel Başkanı 

Başlığa verilecek en güzel cevap, “Belalarını bulmaya…” olacaktır. Tarih boyunca kendilerine gelen dinleri yalanladılar, Peygamberlerine zulümler yaptılar ve hatta öldürmeye kalktılar. Son bir anda geliveren bir bela ile “yeşil ekin gibi biçildiler.” Tarihten ibret almayan bu insanları (aslında insan bile değiller) gene aynı akıbet beklemektedir.

            1940’lı yıllarda Filistin’e yerleştirilmeye başlanan Yahudiler, 1948 de İsrail Devletini kurduklarını ilan ettiler. Böylece Siyonizm’in kurucusu Thedor Herzel, 1898 yılında Basel şehrinde topladığı Yahudi kongresinin ilk olarak ortaya koyduğu hedefe ulaşmış ve İsrail Devletini kurmuştu. İkinci hedefleri ise 1998 yılında “Nil ile Fırat” nehirleri arasındaki toprakları İsrail Devletine katarak “Büyük İsrail Devletini” kuracaklardı.

            Bir başka hedefleri ise “Müslümanların ilk kıblesi, Peygamber efendimizin Mirac’a çıktığı yer olan Mescidi Aksa’yı yıkmak ve yerine Süleyman mabedini yaparak, kendi inançlarındaki Mesih’in yeryüzüne inmesini sağlayacaklardı.

            İşte Mescid-i Aksa işgalinin ardında yatan gerçekler bunlardır. Zira Yahudiler kendilerini Yahova’nın (ilahlarının) has kulları saymakta, kendi dışında kalan Hıristiyanları, diğer din mensuplarını ve özelikle de Müslümanları, kendilerine köle saymakta, köleliği kabul etmeyenlere ise ölümü reva görmektedirler.

            Yukarıda saydıkların onların inançlarını teşkil etmektedir. Bildiğiniz gibi inançla şaka olmaz, inançla pazarlık yapılmaz. Yahudiler, Tevrat böyle diyorsa veya Haham böyle diyorsa öyledir. Ben onun münakaşasını yapmam demektedirler.

            1908’de Sultan Abdülhamid’i tahtından deviren ve Osmanlının büyük toprak parçalarını bir çok küçük devlete bölen ve her devletin başına kendi iş birlikçilerinden birini koyan Yahudi, emeline yaklaşmak üzeredir.

            Ancak görüldüğü gibi 1998 yılında kurulması planlanan ve fakat 2015 yılına gelindiği halde ortada henüz Büyük İsrail Devleti görülmemesi, Yahudileri, onun kontrolünde ki ABD’yi, AB Avrupa Birliği ülkelerini, BM Birleşmiş milletleri ve onun kuruluşları NATO, CENTO, IMF, n başındakileri kudurtmaktadır.

            Şüphesiz insanlığın başının belası Yahudilerin, planlarına revizyon (değiştirme) yapmalarına sebep, Türkiye’de iktidarlarda ve Belediyelerde “Milli görüş idarecilerinin” yer almış olmasıdır.

            ERKMEN’İ DÜŞÜREN TBBM KONUŞMASI

               306 Milletvekili ile rekor denecek seviyede üyeye sahip olan ve Başkanlığı’nı AKP Adana Milletvekili Prof. Dr. Vahit Kirişçi’nin yaptığı AKP’den 247 milletvekili, MHP’den 52 milletvekili ve CHP’den 7 milletvekilinin yer aldığı “Türkiye-İsrail Parlamentolar arası Dostluk Grubu” bulunan bir parlamentodan, aşağıdaki gibi bir konuşma beklenebilir mi? 

           Yıl 1980. Adalet Partisi azınlık hükümeti var. İsrail Kudüs’ü başkent ilan etmiş.
Dışişleri Bakanı Hayrettin Erkmen olayla hiç ilgilenmemektedir.

           Milli Selamet Partisi Hayrettin Erkmen hakkında gensoru vermiştir. Gensoru görüşmelerinde MSP adına Recai Kutan konuşmaktadır. Konuşmanın bir anında şu olay cereyan etmiştir. Recai Kutan: 

           -Kudüs 1400 yıllık bir İslâm şehridir. Cenab-ı Hakk'ın Kur'an-ı Azimüşşan da “öyle bir mescidi Aksa ki yalnız kendisi değil civarı bile mübarek "dediği bir beldedir. Kudüs ve Mescidi Aksa'yı ceddimiz kaç asır Haçlılara karşı canlarıyla, kanlarıyla korumuşlardır. İslâm inancında olanlar için dünya yüzünde üç tane büyük mescid vardır. Bunlardan birincisi Mekke'de Harem-i Şerif, ikincisi Medine'de Mescid-i Nebevi, üçüncüsü ise Kudüs'de Mescid- i Akasa'dır. Kalbinde İslâm imanından zerrece eser olanlar, Kudüs'ü ve Mescid-i Aksa yı kurtarmak için gece gündüz çalışmak mecburiyetidedirler.(AP sıralarından gülüşmeler, MSP sıralarından alkışlar.)

           Ahmet Sayın AP(Burdur)-Savaşalım mı yani.

           Kutan (devamla)- Gayet tabii savaş açacağız. İmanı olan herkes savaşmak mecburiyetindedir. Bunu bu kürsüde tescil ediyorum.”

            İsrail’in Mescid-i Aksa’ya ve orada ibadet eden Müslümanlara yaptığı saldırıyı kınıyoruz. İsrail konusunun çözüme kavuşabilmesinin tek yolunun İslam ülkeleri başında bulunan “İşbirlikçiler yerine Milli değerlere sahip yöneticilerin” oturmaları gerektiğine inanıyoruz.



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası