26 Nisan 2017 Çarşamba
İLİM VE İLİM ADAMINA SAYGI (2)

İLİM VE İLİM ADAMINA SAYGI (2)

Nevzat Ağabey Milli Gençlikle...
Nevzat Ağabey Milli Gençlikle...

İLİM VE İLİM ADAMINA SAYGI (2)

Nevzat Amca        nevzatlaleli@gmail.com

Çocuklarımızla birlikte…

Hikâyemiz, sevginin toplumda varlığının hissedildiği, insanların birbirlerine karşı kardeşlik duygularının yoğun olduğu bir dönemde geçmektedir.

Anadolu’nun küçük bir kasabasında yaşayan Mehmet 16 yaşındadır ve devam ettiği mektep (okul) de çok sevdiği hocalarından (öğretmenlerinden) birisi de Hadis dersleri hocası, Rüstem hocadır.

Rüstem hoca, bir gün derste Peygamberimizin;

İlim Müminin yitiğidir. Onu nerede bulursa alır”

“Ya öğretici ol, ya öğrenen. Ya da bunları seven ol. Bir dördüncü olma. Helak (zarara uğrarsın) olursun.”

“Âlimin mürekkebi, şehidin kanından üstündür”

“Âlimin uykusu, cahilin ibadetinden üstündür”

“Ben İlmin şehriysem, Ali’de kapısıdır” gibi ilimle ilgili birçok hadis-i şerif inceler.

Mehmet, bir taraftan derslerine çalışırken diğer taraftan kendi kendine düşünür.

“Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’in ilk ayetini bize “OKU” olarak göndermiş. Bu sebeple bizim her yerde ve her zaman okumamız lazımdır.

Dinimiz ilme, ilim adamına ve ilim öğrenmeye o kadar çok yer vermiş ki,  Müslüman, bu özelliğiyle her sahada ve her zaman diğer milletlerden en önde olacaktır ve ona da o yakışır” der.

Mehmet derslerini aksatmadan takip ederken bir gün hastalığa yakalanır. Bir taraftan zangır zangır titrer, bir taraftan da kusar.

Annesi, ona “limonlu-nane” kaynatır ve içirir. Yatakta üzerini yorganla sıkıca örter ve terlemesini sağlar.

Ancak Mehmet kendini bir türlü toparlayamaz ve yatakta kıvranmaya devam eder.

Mehmet’in iyileşmediğini gören babası ve ağabeyi onu bir arabaya bindirerek hekime (doktora) götürdüler.

Hasta ve yakınları Hekim’in muayenehanesine girince, hekim; “Delikanlı, şu hasta yatağına yat da, seni bir kontrol edelim” der.

HOCANIN EVİNE AYAK UZATMAK

            Mehmet zorlukla, hasta yatağına uzanır. Ancak rahat yatamaz. Ah, of diyerek, hasta yatağında doğrulur ve yatağın ayak tarafına başını, baş tarafına ayağını uzatarak tekrar yatar.

Hekim; Mehmet’e; “Oğlum, yanlış yatmışsın dedi. Bak yatağın baş tarafına başını, ayak tarafına ise ayağını koyacaksın” der.

Mehmet; Ah, of diye sesler çıkartırken; “Evet. Ters yattığımın farkındayım. Ama ben başka türlü yatmamam ki” der.

Bu kere hayret etme sırası Hekim’e gelir. Hekim; “Anlayamadım. Hasta yatağının başı tarafına başını koymak, ayak tarafına ayağını koymak daha akılcı değimlidir?” der.

             Mehmet; “Sormayın Hekim bey, benim hadis dersleri hocamın evi ayağımı uzatmamı istediğiniz taraftadır. Ben Hocamın bulunduğu tarafa ayağımı uzatamam. Eğer uzatırsam, Hocama karşı saygısızlık yapmış olurum” der.

Hekim, Mehmet’in Hocasına verdiği yüksek değerden dolayı memnun olur ve onu

yatakta ters yatmış da olsa muayene etmeye karar verir. Kendisini tebrik eder.

Hekim Mehmet’e muayene ettikten sonra bazı ilaçlar yazar. Bunları düzenli olarak

kullanmasını ister. Ancak hastalığın şifasını Allah’ın (c.c) verebileceğini söyler.

 

 



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası