24 Mart 2017 Cuma
İHTİYARLIK HASTALIĞI

İHTİYARLIK HASTALIĞI

Nevzat Ağabey Milli Gençlikle...
Nevzat Ağabey Milli Gençlikle...

İHTİYARLIK HASTALIĞI

Nevzat Amca çocuklarla…

Sevgili çocuklar,

Çevrenizde ki büyüklere şöyle bir bakarsanız, onların çeşitli hastalıklar çekmekte olduklarını görürsünüz.

Ya tansiyonu vardır, ya şekeri, ya da midesinde yanmalar…

Tabii başka hastalıklarda olabilir.

Doktora gidilir, hastalıklar anlatılır. Doktor bunları muayene eder ve ilaçlar verir.

Onlar da bu ilaçları düzenli olarak kullanırlar, hastalıkları ya azalır, ya da biter.

Ama bir hastalık vardır ki onu ne doktor ne de ilaç tedavi edebilir(!)

Mevlana Hazretleri Mesnevisinde bu hastalığı yazmış ve bildirmiş.

Siz değerli çocuklarım,

Çocukluk ve gençlik yıllarında kendinizi yıpratmaz, düzenli bir hayat geçirirseniz bu hastalığı fazla bir ağrı ve sızı olmadan geçirebilirsiniz.

Diyor ki Hazreti Mevlana;

DERMAN BULUNAMAYAN DERT

 İhtiyar adamın biri doktora gitti ve ona dertleri anlattı.

''Aman doktor…” dedi.

“Aklım dağınık, düşüncelerim perişan'' diye şikâyette bulundu. Doktor;

''Aklının dağınıklığı, perişanlığın ihtiyarlıktandır'' dedi. Hasta ihtiyar;

''Sırtım da çok şiddetli ağrıyor'' diye sızlandı. Doktor;

''İhtiyarlıktan vücudun zayıflatmış. Onun için ağrıların vardır'' dedi. Hasta ihtiyar;

''Aman doktor…” dedi.

“Ne yersem yiyeyim dokunuyor, hazmetmekte zorlanıyorum'' diye şikâyetine devam etti. Doktor yine;

''Midenin görevini yapmaması da ihtiyarlıktandır'' dedi. Hasta ihtiyar;

''Nefes alırken zorlanıyorum, nefes darlığı çekiyorum'' deyince. Doktor;

''Doğrudur. İnsan ihtiyarlayınca her türlü hastalık başına gelir. Nefesinin darlanması da yaşlılıktandır'' dedi. Yaşlı ihtiyar hasta;

“Her şeyi unutuyorum. Hafızam da beni hep yanıltıyor” deyince; Doktor yine;

Bu saydıkların hep ihtiyarlıktandır” dedi.

HASTALIĞIN ÇARESİ OLMAZ MI

İhtiyar hasta bunun üzerine sinirlenerek doktora söylenmeye başladı:

''Ey ahmak, doktor!” dedi. “Seni boşuna mı okutmuşlar? Bütün söyleyeceğin bu mu? “

Ve yaşlı adam güya doktora nasihatte (öğütte) bulunmaya başladı.

“Sen hiç, derdi veren Allah'ın, dermanı da verdiğini duymadın mı?”

“Senin aklın gibi, doktorluk bilgin de azmış. Bir ihtiyarlık deyip, tutturdun gidiyorsun. Doktor olurken, sen sadece bu sözü mü öğrendin?''

Doktor gülerek cevap verdi:

''Ey yetmiş yaşını aşmış dostum!” dedi.

“Bana başka şeyler de öğrettiler. Ama sen yine de bil ki bu kızgınlığın ve öfken de ihtiyarlıktandır'' dedi.

Mevlâna bu hikâyenin devamında, “İlâhî aşkı elde edenlerin, yaşlılığının başka türlü olduğunu…” beyan ediyor (bildiriyor).

Allah aşkıyla sarhoş olan kişi, görünüşte ihtiyardır. İç dünyasında ise bir çocuk gibi tertemiz manevî yaşayış vardır.

Böyle insanların rızası cenneti, incinmesi cehennemi getirir.



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası