23 Temmuz 2017 Pazar
24 KASIM YAKLAŞIRKEN

24 KASIM YAKLAŞIRKEN

GÜNDOĞDU YILDIRIM
GÜNDOĞDU YILDIRIM

24 KASIM YAKLAŞIRKEN

24 KASIM YAKLAŞIRKEN

 

Kutlanan günlerin önemini şimdiye kadar hiç anlayamadım, anlamak içinde bir çabam olmadı. Çabam olmadı çünkü bir günde hiçbir şeyin öneminin anlaşılamayacağını veya anlatılamayacağını düşünüyorum. Mesela, “Anneler günün” bir günde kutlanmasının ne mantığı olabilir ki? Anne sevgisini anlatmak için illa bir güne mi ihtiyaç vardır. Dert günün anlamı ise, konunun her gün işlenmesi, bir politika haline getirilmesi gerekir. Kanser haftası, Orman haftası vb. haftalar içinde öyle…

 

Sadece günlerde anıp geçmek, işi günlere indirgemek ne kadar sakat bir mantık değil mi? “Sevgililer Günü” çiçek aldığın birisini ertesi gün dövmek, hor görmek, ikinci sınıf vatandaş gibi davranmak falan. Bu mudur değer vermek, saygı duymak?

 

Birde o gün akşama kadar anlatılan bir şey ertesi gün yokmuş gibi davranılır ya, hiç anlam veremem bu işe. Kutsal gün ve aylarda herkes çok duyarlı, insani bir davranış hali ve psikolojisi içindeyken diğer zamanlarda o davranıştan eser kalmamıştır. Kimse kimseyi tanımaz.

 

Bir şey değerli ise her zaman değer verilmelidir. Yoksa günlere karşı olduğumdan  değil. Keşke her şeye değer verilse üstüne birde kutlama olsa. Değerli şeylerin çokta kutlaması olmaz, o zaten değerlidir. Mesela, “zenginler günü” var mıdır? 

 

Neyse biz asıl konuya gelelim.

 

 “24 Kasım Öğretmenler Günü” her yerde törenlerle kutlanacak. Mesleğin önemi büyükler tarafından dile getirilecek. O gün medya tüm gün ekranlarda öğretmenlik mesleğinin kutsallığı konusunu işleyecek. Emekli olmuş öğretmenler gösterilecek, devlet büyüklerinin günle ilgili konuşmaları verilecek ve böylelikle gün bitecek.

 

Her günün sahipleri gibi öğretmenlerde bu günlerde hem anılmaktan hem de sıkıntılarının gündeme taşınmasından memnun olacak, hükümetten umutla maddi ve manevi desteğin gelmesini dört gözle bekleyecek. 

 

“Öğretmenlik kutsal bir meslektir” hangi meslek kutsal değildir ki? Kim yaptığı işi küçümser, önemsiz görür? Doktor, insan canı ile uğraşır, mühendis proje üretir…

 

Her meslek önemli ve değerlidir ama bazı meslekler stratejik öneme sahiptir. O nedenle diğerlerine göre daha bir önem arz eden meslekler vardır. Öğretmenlik işte o önemli mesleklerin de en önemlisidir. Çünkü ülkedeki herkes öğretmenin elinden geçer.

 

Bu kadar önemli bir meslek dalının durumu içler acısıdır. Düşünün aldığı maaş hep en alt gelir guruplarının kıstası ola gelmiştir. “Bir şey olamadıysan polis ya da öğretmen ol bari” mantığı bunun en iyi göstergesidir.

 

Üniversitede tıp fakültesinin puanı yüksektir. Neden? Çünkü doktorluk para ve kariyer getiren bir meslektir. Kimse iş olsun diye doktorluğu tercih etmez. Diğer mesleklerin seçimi de böyledir. Hani bir Vali annesinin bir sözü vardır ya, “oğlum biraz daha okusaydın da ormancı olsaydın” diye.

 

24 Kasımda temennilerden çok somut adımlar atılmalıdır. Sadece öğretmenler gününde değil her zaman hatırlanmalıdır.  Öğretmenlik, bir güne indirgenecek bir meslek dalı değildir. Ülkenin en stratejik önemine sahip olan öğretmenlik her zaman ciddiye alınmalıdır.

 

Öğretmenliğin yıllardır unutulmuş olması yetmezmiş gibi, uzman, sözleşmeli, ücretli, usta, vekil öğretmenlik gibi uygulamaların devam ettirilmesi mesleğin değerini iyice düşürmekte, sorunları daha da büyütmektedir.

 

Öğretmenin diksiyonu iyi değilse, çocuk sevgisi yoksa, mesleğini severek yapmıyorsa, mesleki donanımı yoksa öğretmenliğinin önüne yazdığınız (uzman öğretmen) kelimesinin hiçbir anlamı yoktur.

 

Kutsallık tek başına bir anlam ifade etmez. Her anlamda iyileştirilmiş bir öğretmenlik mesleği o zaman kutsallaşır. Yoksa” ver gazı” mantığı ile işler yürümez.

 

Öğretmenlik, önemli bir meslektir. Umarım biran önce birileri bunu anlar ve gereken değeri verir.

 

Tüm öğretmenlerin öğretmenler günü kutlu olsun.

 



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası