29 Mart 2017 Çarşamba
gideriz tersine

gideriz tersine

GÜNDOĞDU YILDIRIM
GÜNDOĞDU YILDIRIM

gideriz tersine

GİDERİZ TERSİNE

Hafızalarımızdan daha yeni silinmeye yüz tutan bir referandum süreci yaşadık. Hiç gelmeyen, beklenen ve de  özlenen demokrasi gelecek, ülke tam demokrasiye geçecekti. Her alanda ciddi reformlar yapılacaktı. Demokratik olmayan anlayışlar silinecek, gerçek bir demokrasiye kavuşacaktık. Öyle bir hava estirildi ki evet demeyen herkes demokrasi düşmanı sayılmalıydı. Hatta daha da kötüsü Ergenekoncu ilan edilmeliydi.

 Bu estirilen özgürlük rüzgarından sözüm ona bir çok solcu etkilenerek; “yetmez ama evet” dedi. Kenan Evren yargılanacak, 12 Eylülden hesap sorulacak, çekilen acılar biraz olsun dinecekti.

 Referandum süreci geride kaldı.  TBMM de kabul edilen birçok değişiklik hayata geçti. Fakat ne hikmetse değişen çokta bir şey olmadı. Örneğin Kenan Evren ve arkadaşları yargılanmadı. Fikir özgürlüğü hayata geçmedi. “Aynı hamam aynı tas” kısacası değişen bir şey olmadı. 

   “Herkes gider mersine biz gideriz tersine”  sözü misali yaşadıklarımız geçmişi hatırlattı. Daha geçenlerde Maraş’ta, anma yapmak isteyenleri linç etmek isteyenler boy gösterdi. Öğrencilere “orantısız güç” uygulandı. Toplumda şiddet eğilimi hızla yükseldi. En küçük bir kıvılcım büyük olaylara dönüştü. Cinnet ve şiddetin adresi haline geldi her yer.   En sonunda bir çok öldürme olayının faili durumunda cezaevinde tutuklu olan insanlar serbest bırakıldı.

Gerçek demokrasi; dünya standartlarına yakın bir anayasa ve onun hayat bulması ile mümkündür.

Sözüm ona atılan her demokratik adım toplum vicdanını yaralıyor. Toplumda güvensizlik yaratıyor. Her yaratılan güvensizlik ortamı, toplumun kendi adalet anlayışını ve devamında  kendi çözüm yollarını yaratıyor.

Biz güçlü ve köklü bir devlet isek, geçmiş bağlarımız çok güçlü ise, demokrasimizde çok köklü ve güçlü olmalıdır. Toplum adalete ve kurumlarına güven duyabilmelidir. Başka yerlerde adalet arayışına girmemelidir.

Sanayisi, kaynakları ve ekonomisi güçlü bir ülke sorunlarını çözmüş demektir. Demokrasi sacın sadece bir ayağını oluşturur. Ekonomik sıkıntıları olan, sömürü haline gelmiş bir ülke de hiç bir şey çözülemez.  Bırakın demokratik olmayı, insan yaşamının bile garantisi yoktur. Nerede neyin olacağını, hangi olayların patlak vereceğini kimse kestiremez.

21. yüzyılda diğer ülkeler hızla demokratik adımlar atmakta, birçok alanda çok hızla ilerlemekteler. Ekonomik gelişmeler, diğer alanlarda atılacak adımların güvencesi olmakta, refah seviyesi yüksek ülkeler haline gelmektedirler.

Tersine gitmek; zaman kaybı ve geri dönülemez, telafi edilemez yaralar açmak demektir. Bir çok  kişinin adalet beklentisini boşa çıkarmak demektir.

Akan suyun tersine kürek çekmek olumlu bir adımdır. Pozitif bir hamledir. Fakat uygarlığa gidilen yolda tersine bir hamle olumsuzluğu ifade eder. Faşizmi, darbeleri, demokrasinin askıya alınmasını çağrıştırır.

Cennet ülkemizde her şeyin en güzel şekilde yaşanması toplumun en büyük beklentisidir. Geriye gitmek zamanı değildir. Her alanda ciddi adımlar atma zamanıdır. Ülkenin boşa harcayacak  ne zamanı nede sabrı vardır.    



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası