23 Kasım 2017 Perşembe
ahmet hakan nereden bakıyorsun

ahmet hakan nereden bakıyorsun

GÜNDOĞDU YILDIRIM
GÜNDOĞDU YILDIRIM


AHMET HAKAN! NEREDEN BAKIYORSUN?

Köşe yazarlarına hep ön yargılı bakmışımdır. Patronundan bağımsız yazılar yazamayacağını düşünmüşümdür. Böyle düşündüğümden de gündemi takip etme adına, köşe yazarlarının yazılarını nadiren takip etmişimdir.

Köşe yazarlığına başlayınca işim gereği öne çıkmış yazarların köşe yazılarını takip etmeye başladım.

Zamanla nedendir bilinmez iyi bir Ahmet Hakan okuru oldum.

Ciddi bir olay olduğunda hemen ne yazmış diye internetten Hürriyet sayfasına girer önce Ahmet Hakan’ı okurum.

Çoğu zaman takdir ettiğim olmuştur.

Çoğu yazılarını takdir etmeme rağmen yazılarının çok derin olmadığını, sığ olduğunu zaman geçtikçe düşünmeye başladım.

Köşe yazarlarının bir dünya görüşü vardır. Olaylara bakarken bu dünya görüşü ile bakar ve köşe yazılarını bu dünya görüşü temelinde kaleme alırlar.

Okurlar, köşe yazarlarının bu özelliklerini bilirler.

Ahmet Hakan’ın yazılarında net bir bakış açısı yakalamak zordur. Bir yazısında muhalif bir edayla yazarken, başka bir yazısında iktidar edasıyla yazar. Okuyucu, “Bu ne kardeşim böyle!  Bir gün böyle, bir gün şöyle yazıyorsun!  Olur mu böyle!”  der.

Çoğu yazıları okuyucu da, “Çevir kazı yanmasın!” tarzında yazılmış yazılar hissi uyandırır.

Hele çoğu olaylar karşısında “Akil adam” havasına girmesi “Ahmet Hakan nerelerdesin! Kendine gel arık! İn aşağı, ayakların yere bassın” dedirtir okuyucuya.

Haber sunuculuğu yaptığı dönemde biraz parlamıştı ama hepsi o kadar.

“Akil Adamlar” listesine girebilmek öyle kolay olmasa gerek. Hem “Akil Adamlar” listesine girmek için kişinin kendisinin değil toplumun istemesi gerek.

Ahmet Hakan’ın yazılarında kullandığı dil çok güzel. Anlatım çok hoş, cümle kurulumu çok güzel ve  herkes tarafından anlaşılabilir yalınlıkta.

Okuyucuyu kendine çeken bir tarzı var.

Seçtiği konular da çok güzel.

Köşe yazılarında yazarın nereden baktığı da önemli, yazdığı yazının içini doldurabilmesi de.

 Okuyucu yazıdaki yazarın bilgisini, bilgeliğini hissetmelidir.

Doğruyu, güzeli, haklıyı tutmalı onların yanında yer almalıdır yazar.

Nasrettin Hoca misali “Sende haklısın, sende haklısın” gibi bir bakış açısı ile olaylara bakması, bunu genel doğruymuş gibi sunması çok yanlış bir tutumdur. Yazar taraf olmak zorundadır.

Toplumsal bir iş yapmaktadır çünkü.

Yazarın düşünceleri, fikri net olmalıdır ve okuyucu onu öyle bilmeli, öylede tanımalıdır.

O nedenle Yazar olmak ve yazar kalmak öyle kolay olmasa gerek.



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası