22 Ekim 2017 Pazar
Seni çok seviyorum Eskişehir

Seni çok seviyorum Eskişehir

Konuk Yazar
Konuk Yazar

Seni çok seviyorum Eskişehir

Eskişehir Seni Sevmiyorum, Çünkü …..

Kendini bir Avrupa şehri sanıyorsun. Sen bir Avrupa şehri değilsin.  Sen bir Anadolu şehrisin. Bu gerçeği kabul etmelisin.

Avrupa şehri “gibi” de değilsin. Şu halinle göze hoş gelen bir karikatürsün. Çocuklar için tasarlanmış yarım yamalak bir Disneyland’sın.

Bunları bir şaka olsun, gönüller şenlensin diye yapıyorum diyebilirsin! Ama sen, Eskişehir, bu işi ciddiye alıyorsun!

Avrupa ve şehirleri konusunda sağlam bir fikrin yok Eskişehir. Sen hiç Venedik’e özenen bir Amsterdam, Paris’e öykünen Budapeşte, Londra’ya heveslenen Zürih, Viyana’ya aşık Prag gördün mü? Bu şehirleri “şehir” yapan unsurun herşeyden önce sağlam kişilikleri olduğunu farketmedin mi?

Yoksa bir kişiliğinin olmadığını mı düşünüyorsun? Karaktersizliği biz sana yakıştıramayız Eskişehir.

Örtülmüş karakterini ortaya çıkarmak için çaba göstermelisin. Çalışmalısın, kolaya kaçmamalısın. Çarşılarına, sokaklarına keşfedici gözlerle bakmalısın. En azından eski resimlerine dönüp dönüp bir daha bakmalısın. İlhamını dışarda değil, kendi içinde aramalısın. Alzhemier’a yakalanmış bir hasta gibi davranmamalısın.

Biraz seçici olmalısın. Evini plastik çiçeklerle, süslü biblolarla ve daha bir sürü ıvır zıvırla dolduran zevksiz, görgüsüz, gülünç insanlar gibi davranmamalısın. Bu şehirde çoluk çocuğun yaşadığını unutmamalısın. Anatomisi bozuk heykellerin çocukların zihninde “sanat eseri” olarak yer etme riskini hesaba katmalısın.

Hayal gücünün ne kadar zayıf olduğunun farkında mısın Eskişehir? Senin “hayal” dediğin şeyler çocukluk fantezileri olmasın?

Yeşilçam filmlerinin uyduruk dekorları gibisin Eskişehir.

Mimari kaliten neden böylesine düşük düzeyde Eskişehir? Fransız balkonlu ve çatı katlı apartmanlardan başka bir çözüm gelmiyor mu aklına? Bunların kent kimliğine verdiği kalıcı zararlar seni hiç endişelendirmiyor mu? 50’li, 60’lı yıllarda yapılmış apartmanları arar hale geldiğimizi görmüyor musun?

Mimar Kemaleddin gibi bir deha lûtfetmiş, taş gibi bir eser vermiş sana. Neden halâ farkında değilsin apaçık hazinelerinin?

Gerçekleri görmek yerine, çocukça bir özgüvenle ve herkesin sana hayran olduğu zannıyla avutuyorsun kendini.

Ne kadar umursamazsın Eskişehir! Tam kalbine Dünyanın en saçma köprüsü yapılıyor ve sen buna “dur” diyemiyorsun. İnsanı dehşete düşürecek kadar cüretkârsın! Bu pervasızlığın, bu duyarsızlığın gelecek kuşaklar tarafından nasıl yargılanacağı konusunda hiç mi endişe taşımıyorsun?

Hesap kitap da bilmiyorsun. Bu saçma köprüye harcanacak milyonlarca liranın kuruşu kuruşuna senin cebinden ödeneceğini, ekmek parandan, su parandan, ödediğin vergilerden kesileceğini idrak edemiyorsun. Neden kaynaklarını israf ediyorsun Eskişehir?

Sende kendi özünü, esasını kavrama isteği, öğrenme arzusu göremiyorum Eskişehir. Neden bu kadar meraksızsın?

Sen k i Nasreddin Hoca’nın çocuğusun! Bir şeylerin ters gittiğini  artık anlamalısın.

 



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası