20 Temmuz 2017 Perşembe
Bir yaşam (!) uğruna yok edilen yaşamlar...

Bir yaşam (!) uğruna yok edilen yaşamlar...

Konuk Yazar
Konuk Yazar


“Barlar Sokağı”nda kullanılan bir slogan var.

“Sokakta yaşam var” deniliyor.

Oldukça güzel bir slogan.

Peki, kullanıldığı sokakta karşılığı var mı?

Bu sorunun yanıtı “yaşam” olarak tanımlanana bağlı…

Eğer “yaşam” olarak tanımlanan yalnızca “yan yana dizilmiş barlarda sokağa taşılarak içki içilmesi” ise soruya “evet” yanıtı verilebilir.

Gerçekten, içkili yerlere hiçbir yerde görülmeyen özel ayrıcalıklar sağlanarak böylesi bir “yaşam” için gerekli olan koşullar önemli ölçüde oluşturulmuş durumda…

Doğrudur “Barlar Sokağı”nda böylesi bir “yaşam” var. Ama, onun dışında bir yaşamın varlığından söz etmek kesinlikle olanaksız.

Sokakta, gerek karanlığında parıltılı ışıklarla, “şen şakrak kahkahalar” ile gizlenen bir tablo var.

Gündüz, gün ışığıyla birlikte gözler önüne seriliyor.

“Akşamdan kalma” olmayan her insan görebilir.

Ne yazık ki, “iç açıcı bir tablo” değil.

Sokakta çok sayıda boş iş yeri var.

Camlarında “kiralık” yada “satılık” duyurusu asılı…

Büyük bölümü dolu iken boşalmış durumda.

Nedeni de belli…

Sokakta, içkili yer işletmeciliği dışında bir ticari yaşam sürdürmek olanaksız…

Ne bakkallık yapılabilir ne de manavlık…

Sokak, barlara göre düzenlenince diğer sektörlerde faaliyet gösteren iş yerlerinin kapısına kilit vuruldu.

Az sayıda da olsa hala direnenler var.

Ama direnişleri uzun sürmez…

Bazıları kendiliğinden kapanır, bazıları da “barlar açısından sıkıntı yarattıkları için” zorlamayla kapattırılır…

Sözü fazla uzatmaya gerek yok.

Gün ışığıyla ortaya çıkan tablo çok net…

Sokakta “yan yana dizili barlarda sokağa taşılarak içki içmek” olarak tanımlanan bir “yaşam” uğruna yok edilmiş bir “ticari yaşam” var.

Bu, zeminde oluşan tablo…

Sokakta, gözler yukarıya çevrildiğinden karşılaşılan tablo daha da iç karartıcı…

İlk göze çarpanlar “kiralık” ve “satılık” duyuruları oluyor…

Camlarında perde asılı konut sayısı “yok” denilecek kadar az…

Büyük bölümünün camlarında “kiralık” yada “satılık” duyurusu asılı…

Peki ne oldu bu konutlarda yaşayan insanlara?

“Barlar Sokağı” öyle kıyıda, kenarda bir sokak değil…

Kentin merkezi bir bölgesinde yer alıyor…

Cengiz Topel Caddesi ve İsmet İnönü (Doktorlar) Caddesi gibi iki önemli caddenin arasında kalıyor…

“Kent yaşamı” için sağladığı büyük avantajlar var.

Doğalında kimse bu avantajları bırakmaz…

Ama, insanlar bu avantajlara rağmen tapulu dairelerini boşaltıp gittiler…

Yaşadıkları Vural Sokak “Barlar Sokağı” haline dönüştürülünce, ev sahipliğini bırakıp kiracı konumuna düştüler.

Kendi evleri bomboş dururken, başkalarının evlerinde kiracı olarak yaşıyorlar.

Uzun sözün kısası;

Sokakta “yan yana dizilmiş barlarda sokağa taşılarak içki içmek olarak tanımlanan bir “yaşam” uğruna tam anlamıyla “zindana çevrilen” hatta yok edilen bir “kent yaşamı” da var…

“Barlar Sokağı”nda yaratılan bir yaşam (!)

Ve bu yaşam (!) uğruna yok edilen yaşamlar…

Tamam, herkesin “yaşam”dan anladığı farklı olabilir…

“Yan yana dizilmiş barlarda sokağa taşarak kafa çekmek” kimileri için gerçekten “güzel bir yaşam” da olabilir…

Ama, hiç kimse kendisi için “güzel” olan bir yaşama kavuşmak uğruna başka yaşamları yok edemez…

Ne yazık ki, Eskişehir yok edildi…

Üstelik de, vatandaşlara “güzel bir yaşam sunmak” ile yükümlü olan belediyeler tarafından yok edildi…

 

Vedat Alp
Şehir Gazetesi



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası