20 Temmuz 2017 Perşembe
Sanki, “yangından mal kaçırılıyor”

Sanki, “yangından mal kaçırılıyor”

Konuk Yazar
Konuk Yazar


"Kentsel dönüşümü"mü,Kraliyete dönüşüm mü?

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 73ncü maddesi değiştirildi.

Maddenin yeni hali, büyükşehir belediyelerine yönelik olarak büyük bir yetkilendirme içeriyor.

Yetkinin kapsadığı alan da imar…

Büyükşehir belediyeleri, yasadan aldıkları yetkiyle 5 ile 500 hektar arasında kalan büyüklükteki alanları “Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı” olarak ilan edilebiliyor…

Ettiğinde ne mi oluyor?

Olan çok şey var.

Kısacası, o alanlarda imarla ilgili tüm iş ve işlemlerde yetkilerin tamamı büyükşehir belediyelerinde toplanıyor…

Büyükşehir belediyesi ne derse o oluyor…

Alt belediyeler tamamen “devre dışı” kalıyor…

Yalnızca büyükşehir belediyesinin vereceği izinle ve onun uygun göreceği düzeyde müdahil olabiliyorlar.

Gayrimenkul sahiplerinin de fazla söz hakkı yok…

Tapulu arazilerinin kaderi, büyükşehir belediyesine teslim oluyor.

Sözü fazla uzatmaya gerek yok…

Büyükşehir belediyelerine verilen, bugüne kadar benzeri görülmeyen bir yetki…

Aslında, karşı çıkılacak bir yanı yok…

Özünde, doğru bir değişiklik.

Yasadaki değişiklik, kentin gelişimi konusunda büyük yararlar sağlayabilir.

Elbette ki, doğru ve yerinde kullanılırsa…

Ne yazık ki, bu konuda Eskişehir açısından ümitli olmak çok zor.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, yasa değişikliğiyle verilen yetki doğrultusunda ilk adımı attı…

11 bölgede, toplam 2 milyon 500 bin metrekare büyüklüğündeki bir alan “Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı” olarak ilan edildi.

İlk adımın kapsamına ve uygulanan yöntemlere bakınca endişelenmemek elde değil…

Özellikle izlenen yöntem son derece düşündürücü…

Büyükşehir Belediye Meclisi olağanüstü olarak toplantıya çağrıldı…

Sabah 11.00’de başlayan toplantıda 11 bölgenin “Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı ilan edilmesi” konusu komisyona havale edildi.

Saat 17.00’de başlayan ikinci bölümde de komisyonun hazırladığı “olumlu” raporlar karara bağlandı.

Komisyonun, o kadar kısa sürede kent açısından yaşamsal önem taşıyan konuları nasıl inceleyip rapora bağladığına akıl erdirmek olanaksız…

Herhalde birileri onlar adına bölgeleri inceleyip görüş oluşturmuştur.

Tam anlamıyla “tak-şek” yöntemi…

Ne araştırma, ne görüş alma, ne de bilgilendirme var…

Sanki, “yangından mal kaçırılıyor”

Zannedersiniz ki, verilen yetki kısa bir zaman dilimini kapsıyor.

Uygulanan yöntemin elle tutulur bir yanı yok.

Bunun yanı sıra “Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı” ilan edilen alanların yasanın amacına uygun olduğunu söylemek de olanaksız…

Geride kalan 10 yıla damgasını vuran yönetim anlayışı bu önemli konuda da kendisini gösterdi…

Kentlerin gelişimini sağlamak amacıyla yapılan yasa değişikliği “ben bilir, ben yaparım” anlayışıyla Eskişehir’de bir krallığın oluşumuna neden oldu…

Bugüne kadar “ben yaparsam olur” anlayışının yasal dayanağı yoktu…

Artık yasal dayanağı da var.

Geçmişe bakarak gelecekte olacakları siz düşünün artık…

 

Vedat Alp
Şehir Gazetesi



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası