24 Nisan 2017 Pazartesi
Sarısungur’da "İkinci perde"

Sarısungur’da "İkinci perde"

Konuk Yazar
Konuk Yazar


Gazeteniz ŞEHİR tarafından ortaya çıkartılan ve Eskişehir gündemine damgasını vuran bir olay var.

Eskişehir’e “bir adımlık” mesafede bulunan Sarısungur Köyü’nde ki “gölet manzaralı kamu arazileri” önce “Köy Yerleşme Alanı Uygulama Yönetmeliği” doğrultusunda parsellendi, sonra da “gölete nazır villa arsası” olarak paylaştırıldı.

Günlerdir yazıyoruz…

Yapılan işin yasa ve yönetmeliklere uygun bir yanı yok…

Aynı şekilde vicdani ve ahlaki kurallara uygun bir yanı da bulunmuyor.

Kısacası, yapılan iş “hem ayıp hem de suç” oluşturuyor.

Ortada “çirkin bir tablo” var.

Durduk yere ve kendiliğinden oluşmuş değil…

“Münferit olayların tesadüfen denk düşmeleri sonucu oluştuğu” da söylenemez…

Sarısungur’da ki “çirkin tablo” nun bir “organizasyon ürünü” olduğu belli…

Tüm veriler birlikte değerlendirildiğinde “çirkin bir organizasyon”un varlığından söz etmek yanlış olmaz…

Tam aksine “doğru bir tespit” olur.

Sarısıngur’da gerçekleştirilen “çirkin organizasyon” günlerdir Eskişehir gündeminde yer alıyor…

Gözler önüne serilen “çirkin bir tablo” var.

“Gölete nazır villa arsası” uğruna “Köy Fakiri” konumuna bürünen makam-mevki ve para sahibi insanlar, farklı bir tanımlamayla da “Değerli şahsiyetler” yer alıyor.

Hepsi “tanınan, bilinen” isimler…

Bilerek veya bilmeyerek yaptıkları iş, kesinlikle “yapılacak bir iş” değil.

Kendilerine nasıl yakıştırdıklarını bilemiyoruz.

Ama, yaptıkları iş sahip oldukları konumlara kesinlikle hiç yakışmıyor…

Her neyse…

Sözü daha fazla uzatmaya gerek yok.

Uzun sözün kısası; ortada net olarak görülen “çirkin bir tablo” var…

Ne yazık ki, Sarısungur’da ki “çirkinlik” yalnızca bu tablo ile sınırlı değil…

Dahası da var…

Bugüne kadar ortaya konulanlar “çirkin tablo”nun yalnızca bir bölümü…

Net olarak görüldü…

Artık diğer bölümlere, bir başka deyişle de “çirkin tablo”nun bütününe bakmak gerekiyor.

Sarısıngur’da “Köy Yerleşme Alanı Uygulama Yönetmeliği” uygulanarak “gölet manzaralı kamu arazileri” üzerinde yaklaşık 100 parsel oluşturuldu…

Bugüne kadar 31 parseli öne çıktı…

Öne çıkma nedenleri de belli…

Parselleri alanların özellikleri…

Sarısungur’la uzaktan yakından ilgileri yok… Aynı şekilde “Köy Fakiri” tanımlamasına uyacak halde de değiller…

Onun için onlar tarafından paylaşılan parseller öne çıktı.

Bu, geriye kalan yaklaşık 70 parselin “yasa ve yönetmeliklere uygun olarak dağıtıldığı” anlamına gelmiyor.

O parsellerin dağıtımında da dikkat çekici yanlar var.

“Köy Fakiri” statüsüyle arsa verilenlerin soyadlarına bakıldığında üç büyük grup göze çarpıyor…

Arsa alanlardan 25’i “Ünlü” soyadını taşıyor… Onların yanı sıra bir de kızlık soyadı “Ünlü” olanlar var.

Toplandıklarında sayı 30’a yaklaşıyor…

Sarısungur Köyü muhtarının soyadı da “Ünlü.”

Birlikte bir değerlendirme yapıldığında “Yaklaşık 40 parsel köy muhtarının birinci ve ikinci derece akrabalarına dağıtıldı” demek yanlış olmaz…

Arsa dağıtanlar arasında dikkat çeken bir başka soyadı da “Uz”

Yaklaşık 15 kişi bu soyadını taşıyor.

Onların yanı sıra evlenmeden önceki soyadı “Uz” olan bayanlar da var.

Muhtarlık azalarından birisinin soyadı da yine “Uz”

Verilere bakıldığında yaklaşık 15 parsel için “Muhtarlık azasının birinci ve ikinci derecede akrabalarına dağıtıldı” denilebilir…

Köylerde yaşayan insanların büyük bölümünün birbirlerine akraba olmaları “olağan dışı” bir olay değil…

Aynı soyadını taşıyan insanların çok olması bir ölçüde doğal karşılanabilir…

Önemli olan “hak sahibi” olup olmamaları…

Peki, Sarısungur’da “gölete nazır arsa” verilen ve aynı soyadını taşıyan insanlar hak sahibi mi?

Bir başka anlatımla da köy muhtarı ile muhtarlık azasının birinci ve ikinci derece akrabalarına arsa dağıtılması yasa ve yönetmeliklere uygun mu?

Keşke “uygun” olsa…

Ne yazık ki, değil…

Tamam, hemen hepsinin “ile kökü” Sarısıngur’a dayanıyor…

“Nerelisin” sorusuna “Sarısungurluyum” yanıtı verebilirler.

Kısacası, onlar hakkında “Köyle uzaktan yakından ilgileri yok” denilemez.

Ama, arsalar konusunda “hak sahişbi” olmaları için “Sarısungurlu olmak” tek başına yetmez.

Yasa ve yönetmelik hükümleri çok açık.

“Hak sahibi” olabilmeleri için “Sarısungur’da oturuyor” olmaları gerek… Hem de “en az 5 yıllık “bir süredir…

Aralarında bu hükme uyanlar elbette ki var.

Ama uymayanlar daha fazla…

Sarısungur’da oturmuyorlar… Evleri de işyerleri de Eskişehir’de…

Sarısungur’a belki “bayramdan bayrama gidiyor” olabilir…

Bunun için “Köy Yerleşme Alanı Uygulama Yönetmeliği” kapsamında “hak sahibi” olamazlar.

Doğal olarak kendilerine “gölete nazır villa arsası” verilmesi yasa ve yönetmeliklere aykırıdır.

Bugünlük sözü fazla uzatmaya gerek yok…

Uzun sözün kısası Sarısungur’da ki “gölet manzaralı araziler’in parsellenip dağıtılmasında yasa ve yönetmeliklere uygun örnek bulmak çok zor…

Parsellerin bir başka deyişle de “gölete nazır villa arsaları” nın büyük bölümü yasa ve yönetmeliklere aykırı olarak dağıtılmış durumda.

Bugüne kadar yalnızca “Birinci perde” üzerinde duruldu.

Artık İkinci perde” de açıldı…

Bu perdeyle ilgili olarak da söylenecek çok şey var.

Sarıungur’da gerçekleştirilen çirkin bir organizasyon” var.

Bu, artık tartışma götürmez bir gerçek…

“İkinci perde” açılınca görüldü ki, kapsamı öyle 30-35 parsel ile sınırlı değil…

Sanki “gölet manzaralı kamu arazileri”ne yönelik olarak yapılanların tamamını kapsıyor gibi.

Onun için yapılması gereken de belli.

“Köy Yerleşme Alanı Uygulama Yönetmeliği” kapsamına yapılan ne kadar arsa dağıtımı varsa hepsini “A’dan Z’ye” incelemek.

Umarız ki yapılır…

Vedat Alp
Şehir Gazetesi



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası