23 Mart 2017 Perşembe
"Sarısungur’dan bana ne" demek o kadar kolay değil...

"Sarısungur’dan bana ne" demek o kadar kolay değil...

Konuk Yazar
Konuk Yazar


Büyükşehir Belediyesi’nin başında bulunan “zat-ı muhterem” sonunda konuştu.

Daha doğrusu da konuşmak zorunda kaldı.

Büyükşehir Belediye Meclisi’nde kendisine soruldu…

“Sarısungur’da gölet manzaralı arsa alanlar arasında belediye bürokratları da var. Kamuoyu bu konuda ne düşündüğümüzü merak ediyor. Ne söyleyeceksiniz?”

“Zat-ı muhterem” anlaşılan böylesi bir soru beklemiyordu…

Şaşırdı, rahatsız oldu

Bunu açıkça ortaya da koydu.

Ama, soruyu yanıtsız bırakamadı.

Soruya yanıt vererek olayla ilgili düşüncelerini açıkladı.

Söyledikleri oldukça ilginç…

“Beni ne ilgilendirir kardeşim. Benimle ne alakası var. Orada bürokrat arsa almış, başka bir şey almış. Benimle, Büyükşehir Belediyesi ile bu konunun ne alakası var”

“Burada zoraki gündem yaratılmak isteniyor. Köy arazilerinin satılması ile ilgili ne bir yetkimiz var ne görevimiz. Bu iş Özel İdare’ye ilgilendirir. Baş sorumlu onlardır. Kime niye, nasıl satılmış bizi ilgilendirmez. Burada konu Büyükşehir Belediyesi’ne yansıtılmak isteniyor.

 Kim izin vermiş, nasıl olmuş, kimmiş bu alanlar? Belediyeden 3-5 bürokrat almış. Oysa araştırdım buradan 135 kişi arsa almış. Belediyeden 4 bürokrat aldı diye feryat kopartılıyor. Ben personele soru bile sormadım. Bunu kendi elemanlarımıza sormadım”

Ve benzeri türden sözler…

Kısacası “Sarısungur’dan bana ne” diyor…

Bu arada Sarısungu’da “Köy Fakiri” konumuna girerek “gölet nazır villa arsası” alan “yakın efradı” savunmaktan da geri durmuyor…

Açıkça söylemese de “ne var bunda” demeye getiriyor.

“Zat-ı muhterem”in söylediklerinde gerçekten “doğru” olanlar var.

“Köy Yerleşme Alanı” uygulaması “A”dan “Z”ye kadar Valiliğin yetki alanında bulunan bir uygulama…

Sarısungur’da da komisyonun oluşturulmasından arazinin belirlenmesine, kroki ve planların hazırlanmasından “temlik cetveli”nin onaylanmasına kadar tüm işlemler Eskişehir Valiliği’nin yetki ve sorumluluğu altında gerçekleştirildi.

Hoş dönemin Valisi Kadir Çalışıcı “Haberim yok, Sarısungur’u bilmem bile” diyor… Ama, o derse desin yasa ve yönetmeliklerle belirlenen süreç onun sorumluluğunu ortaya koyuyor.

Herneyse…

“Köy Yerleşim Alanı” uygulamasının Büyükşehir Belediyesi’ni ilgilendiren bir yanı yok.

Büyükşehir Belediyesi’nin başında bulunan “zat-ı muhterem” çıkıp “Bana ne” diyebilir…

Ama, Sarısungur’daki olay çok farklı…

“Zat-ı muhterem”i doğrudan ve dolaylı olarak ilgilendiren yanları var.

“Neler var”mı?

Sıralayalım…

-          Sarısungur’da “gölete nazır villa arsası” uğruna gerçekleştirilen “çirkin organizasyon” iki etaptan oluşuyor.

Birincisi “genel etap”

Yaklaşık 100 parseli kapsıyor…

İkincisi ise her şeyiyle “özel bir etap”

Arsalar “özel olarak” yaratılıyor… Paylaşımı da “özel kişiler” arasında yapılıyor…

“Özel olarak” yaratılan parsellerin sayısı 33…

Belediyeciler de bu parselleri alan “özel kişiler” arasında yer alıyor.

Öyle “3-4 bürokrat” da değiller…

İsimlerini sütunlarımızda bir kez daha anımsattık…

Sarısungur’da “özel olarak” yaratılan 33 parseli alanlardan 10’unun, Büyükşehir Belediyesi ile doğrudan veya dolaylı olarak ilişkisi var.

Bu, öyle “tesadüf olmuş”a benzemiyor.

Ayrıca, sayı çok önemli de değil…

Gerçekten “3-4 bürokrat” da olabilirdi.

Önemli olan sayı değil, yaptıkları iş…

Büyükşehir Belediyesi’yle doğrudan veya dolaylı olarak ilişki içerisinde olan o kişiler, Sarısungur’a gidip bir “Garip köylü”den fazla ya da arsa alıp aralarında paylaşmadılar.

Devletin “Köy Fakirleri” için sağladığı olanaktan yararlandılar.

Günlerdir yazıyoruz… Başka gazeteci ve yazarlar da yazıyor.

Sarısungur’da “gölete nazır kamu arazilerinin paylaşımı”na yönelik olarak gerçekleştirilen bir “çirkin organizasyon” var.

Hem “büyük ayıp” hem de “suç” içeriyor.

Büyükşehir Belediyesi’yle doğrudan ve dolaylı olarak ilişki içerisinde bulunan bürokrat ve yöneticiler işte böyle bir organizasyonun içinde yer alıyor…

Büyükşehir Belediyesi’nin üst düzey bürokratları ve Büyükşehir Belediyesi’ne ait şirketlerin üst düzey yöneticileri “Büyük ayıp ve suç” içeren bir organizasyonun içinde yer alırken, Büyükşehir Belediyesi’nin başında bulunan kişi kalkıp “Bundan bana ne” diyemez…

Ona “çok şey”dir…

Tamam…

Eskişehir Valiliği ve Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmalar sürüyor… Aynı şekilde İl Genel Meclisi de olayı araştırıyor…

“Resmen ilgilenmesi” gerekenler ciddi biçimde ilgileniyor.

Onların ilgilenmesi, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın “ilgisiz kalmasını” gerektirmez…

Büyükşehir Belediye Başkanı’nda ciddi bir biçimde ilgilenmesi gerekir.

“Zat-ı muhterem” ilgilenmiyor… Açıkça “Bana ne, beni ne ilgilendirir” diyor…

İşin düşündürücü yanı “büyük ayıp ve suç” içeren “çirkin organizasyon”u onaylıyormuş gibi bir tavır sergiliyor.

Olacak şey değil…

-          Sarısungur’daki “gölete nazır villa arsaları”nın 10 yıl süreyle satışı yasak.

Buna karşılık emlakçılar aracılığıyla satılıyorlar.

350 TL karşılığında alınan 500 metrekare arsa için istenilen bedel 35 Bin TL… Eski para birimiyle de 35 Milyar Türk Lirası…

Arsalar pazarlanırken “alt yapısı olduğu” özellikle vurgulanıyor.

*Sarısungur’daki “gölete nazır villa arsaları”nın alt yapısı Büyükşehir Belediyesi ESKİ Genel Müdürlüğü  tarafından yapıldı mı?

Yapıldıysa neden?

Eskişehir merkezinde hala alt yapısı olmayan mahalleler dururken Sarısungur’daki “gölet manzaralı villa arsaları” nın alt yapıya kavuşturulmasının nedeni nedir?

Ve benzeri sorular…

Böylesi sorular orta yerde dururken, Büyükşehir Belediyesi’nin başında bulunan kişi kalkıp “Sarısunsur’dan bana ne” diyebilir mi?

Elbette ki hayır…

-Sarısungur’da “gölete nazır kamu arazilerinin paylaşımı” na yönelik olarak gerçekleştirilen bir “çirkin organizasyon” var.

Bu, belgelerle ortaya konuşmuş somut gerçek.

Tam anlamıyla “suçüstü”  durumu söz konusu.

Sarısungur”daki olaylar yalnızca bununla sınırlı değil…

Onların yanı sıra bir de henüz belgelendirilmeyen “Garip olaylar zinciri” var.

“Karavan organizasyonları”ndan köy muhtarının da katıldığı yurtdışı organizasyonlarına, salon inşaatından gizli ortaklıklara kadar neler neler…

“Köy efsanesi” haline gelmiş durumdalar…

Böylesine “Garip olaylar zinciri” kulaktan kulağa yayılırken Büyükşehir Belediye Başkanı kalkıp da “Sarısungur’dan bana ne” diyemez.

Sarısungur’da onu doğrudan ve dolaylı olarak ilgilendiren çok şey var.

KİM KİMİ YIPRATIYOR?

Sarısungur’da gerçekleştirilen “çirkin organizasyon” rahatsızlık yaratan bir olay…

“Zat-ı muhterem”i de rahatsız ediyor.

Ne var ki, onu rahatsız eden olayın çirkinliği değil.

Olayın üzerine gidilmesinden, Sarısungur’da “Köy Fakiri” konusuna giren “yakın atrafın” dillendirilmesinden rahatsız oluyor.

Ayrıca bir “hüsnü kuruntu” içerisinde.

Yapılanları kendisine  yönelik “yıpratma çabası” olarak nitelendiriyor.

Yanılıyor…

Küsmenin “zat-ı muhterem”i hedef aldığı falan yok.

Ondan beklenilen belli

Gerekeni yapması bekleniyor.

Buna karşılık sergilediği tavır da ortada…

“Gölet manzaralı  villa arsası almak” için Sarısungur’da “Köy Fakiri” konumuna giren bürokrat ve yöneticilerini savunuyor.

Yaptıklarını “ayıplama” gereği bile duymuyor…  Sanki “olayı onaylıyor”muş  gibi bir tavır sergiliyor.

Kısacası gereğini yapıyor.

Ortada “zat-ı muhterem” adına bir yıpranma” varsa bunun sorumlusu  başkaları değildir… Sergilediği tavırla “yıpranma”yı kendisi yaratıyor…

Vedat Alp
Şehir Gazetesi



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası