24 Nisan 2017 Pazartesi
GURUR VEREN ŞEHİR?

GURUR VEREN ŞEHİR?

Konuk Yazar
Konuk Yazar

GURUR VEREN ŞEHİR?

Elime geçen kitapçığın başlığı bu…

İlk sayfasının başlığında Büyükerşen kendisini anlatıyor.
Baştan sonra resimlerle dolu.
Resimler tramvay, porsuk, cam, kent belleği, balmumu ve heykeller müzesi, şehri aşk otobüsü, betonarme Odunpazarı Evleri                      haller gençli merkezi, eski silo, masal dünyası, kent park, heykeller, korsan gemisi, sazova parkı içindeki Sabancı’ların katkıları ile yapılan bilim deney merkezi.
Birde mektup göndermiş
Sevgili hemşehrim, aziz kardeşim; diye başlıyor.
Büyükerşen’in samimiyet testi, ilginç cümlelere de rastladım.
Diyor ki; daha sonra, bu şehri “eskilikten” kurtarmak için sizler beni büyükşehir belediye başkanlığına getirdiniz.
Bak sen bak bak bak!
Devam ediyor; Eskişehir bir taşra kenti olarak kendisiyle gurur duyulacak bir şehir değildi. Yazın tozu, kışın çamuru, koku yayan porsuk çayı ile anılıyordu.
Vay anasına vay vay vay!
Biz her zaman gurur duyuyorduk.
Türkiye gündeminde yer almayan, çocuklarımızın bile buradan kurtularak başka kentlerde yaşamayı arzu ettikleri bir şehir idi.                                   Sizler ise göğsünüzü gere gere Eskişehir’den söz edemiyordunuz.
Geçmişteki Eskişehir’in kötü hatıralarını silmek için sizde benimle el ele verdiniz.Diğer bir deyişle, yeni projelerimizle sadece şehir merkeziyle değil, Eskişehir’in il olarak bütünüyle gurur duyar hale geleceğiz.
Olmaz bu kadar peh peh peh!
Mektup devam ediyor…
Adeta “şehir meclisi” gibi birlik beraberlik dayanışma içinde el ele tüm işlerin üstesinden geleceğimize inancım tamdır.
Ne Meclisi yahu listeni sen yapmadın mı?
Sizi sevgi, saygı ve muhabbetle kucaklıyorum diye sona eriyor.
Kiziroğlu Mustafa bey  peh peh pes doğrusu!
***
Düşünüyorum.
Yıllardan beri Büyükerşen hakkında yazılar yazdım. Elimi vicdanıma koydum. Arşivimi tekrar gözden geçirdim. Sonuç. Yazılarım bu gün içinde geçerli…
Her kes öğrendi, “kendini beğenmiş” palavracının teki. Beni yerden yere vuranlar bana diyorlar ki, sen haklıymışsın! Yıllar sonra ne kadar haklı olduğumu en sadık, Büyükerşen taraftarları söyler oldular…
***
Gerçekleri söylemeye cesareti yok…
Sürekli, Eskişehir’in geçmişini kötülüyor. Zamanın ruhu yok mu? Boyacı küpümü bu işler daldır çıkar olsun? Mukayeseleri baştan sona yanlış.
Kendisi, 1999’dan beri belediye başkanı. Bunu unutmuş gözüküyor.
Tam 15 yıl.
Kimseye nasip olmayan bir başkanlık dönemi…
O olmasaydı Anadolu üniversitesi olmayacak mıydı? Açık öğretimi o mu buldu? Yüzlerce soru. Diğer hizmet eden öğretim üyelerine ve rektörlere haksızlık yapılmış olmuyor mu?
Sakın yapmayın bunu sayın Büyükerşen!
Açık öğretimin en önemli “dama taşlarından” biri, Tahir ÖZGÜL ,bize geçmişte sistemi nasıl kurguladıklarını anlatmıştı!
***
Sezai Aksoy, Selami Vardar, Aydın ARAT, Orhan Soydaş.
Sizden önce hizmet etmiş belediye başkanları. Hepsini topla 15 yıl ediyor. Ne sizin sahip olduğunuz  mali olanakları vardı, ne de yasal yetkileri. Yokluklarla mücadele ederek geçen kısacık yıllar. Eskişehir’in en göbeği fosseptik kokuyordu. Alt yapıyı başlattılar dünyanın en meşakkatli işi.  Süse, püse benzemiyor. Kolay mı bu işler.
Yerin altına giriyorsunuz. Rahmetli Selami Vardar’ın Sultandere toplu konut projesi, devam ettiren Aydın Arat…
İnkâr mı ediyorsunuz? Pis su arıtma tesislerinin yapımını inkâr mı ediyorsunuz? Atık su ve kanalizasyon tesislerini ediyorsunuz? Şehirlerarası terminal tesislerini inkâr mı ediyorsunuz? Yeni hal ve soğuk hava tesislerini inkâr mı ediyorsunuz?. Kuzey-batı-güney çevre yollarını inkâr mı ediyorsunuz? Halk Ekmek fabrikalarını inkâr mı ediyorsunuz? ASRİ mezarlığını da mı inkâr ediyorsunuz? Hasan Polatkan bulvarını inkâr mı ediyorsunuz? Batı kent imarlı bölgeyi de mi inkâr ediyorsunuz? Gökmeydan da, Uluönder’de, Tunalı da, Kumlubel de ve diğer semtlerde yapılan parkları inkâr mı ediyorsunuz. ODTÜ ince yapılan HRS (tramvay)proje çalışmalarını inkâr mı ediyorsunuz?
İnkâr mı ediyorsunuz?
Şehir kömür, is kokuyordu, doğal gaz getirildi ne çabuk unutuldu.
Bunu da mı İnkâr mı ediyorsunuz? Kalabak suyu damacana dolum tesislerini de mi inkâr ediyorsunuz? ESKİ’nin kuruluşunu da ve genişlemesini de mi inkâr ediyorsunuz? EKS sisteminin kurulması  ve yapımını da mı inkar ediyorsunuz? Kurtuluş kapalı pazarını da mı inkar ediyorsunuz? Yunus emre kapalı çarşısını da mı inkâr ediyorsunuz? Taşbaşı projelerini yapılması ve çukurçarşı balık pazarı düzenlemelerini de yok mu varsayıyorsunuz. İstiklal mahallesi, Cumhuriyet kapalı otopark yapımlarını da mı inkâr ediyorsunuz?. Bademlik tesislerinin yapımı ile ilgili olarak programa alındığını da mı yok varsayıyorsunuz?
Geçmişte de Eskişehir bir taşra kenti olarak kendisiyle gurur duyulacak bir şehirdi. Yazın tozu, kışın çamuru, koku yayan porsuk çayı ile anılıyordu.  Evet, bu günde tozu var, toprağı var, çamuru var, moloz dökülen yerleri var. Bunlar yok diyebilir misiniz?
Sıhhiye kavşak düzenlemesini de mi inkâr ediyorsunuz? Baksanın arkasından geçen yolları da mı inkâr ediyorsunuz? Önemli olan Eskişehir’in geçmişini ve belediye başkanlarının yaptıklarını kötülemek değil, yapılabilen hizmetlere teşekkür etmesini bilmektir. Büyükerşen’den başka.  Hiç kimse geçmişini bu kadar aşağılamamıştı, bu ayıp da ona yeter. Bu gün merkez de hala sorunların birikmişliği var. Çevre yollarına baktığınız zaman sağlı sollu mezbelelikler hala göze çarpmaktadır.
Güvenlikten geçtikten sonra halkın belediye kapısı olan büyükşehir belediyesin turnike ile zor girilen, halkın kapısında, sorunları bu ikiyüzlü anlayışla çözemezsiniz.                                                Şehir meclisi numaralarını hiç kimse de yutmuyor artık. Gözlerinin bağı çözüldü.Halkımız gerçekleri görmeye başladı.
***
Halkı sürekli “küçük gören”  kapılarını halka kapayan bir zihniyet şimdilerde el ele olalım diye mektup yazıyor. Aman Hocam, canım hocam sakın geçmişi inkâr etmeyin…
Büyükerşen “AGB” araştırma şirketine anket yaptırıyor.  Yani Adil Gür’ün şirketine…
Şirket elemanları sokak sokak dolaşıyor. Sorular bir araştırmadan öte provoke edilmiş tuzaklarla dolu. Araçlarda Büyükerşen’in resimleri giydirilmiş. Bu durum pek de yasal bir durum değil.  Onlara rast geldim, dolaşıyorlar.  Birde ESPARK’ın önündeki ekrandan sürekli Büyükerşen’in propaganda amaçlı fragman dönüyor.
Bu durum haksız bir seçim rekabetini oluşturduğundan hukuki değil.
İkaz edeyim bilinsin dedim.
Artık, Eskişehirli bu numaraları yutmuyor. Eskişehir’in ne geçmişine laf söylerim, ne de söylettiririm arkadaş. Eskişehir namuslu, dürüst, ahlaklı, yolsuzluk yapmayan, yaptırmayan, çalmayan, çaldırmayan, hukuksuzluk yapmayan, adaletsizliğe göz yummayan, imar rantından köşeyi dönmeyeceklerin hakkı ve adaleti savunanların, ellerinde yükselecektir.
Bu böyle biline
sakarya gazetesi
Zafer Çatel



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası