24 Nisan 2017 Pazartesi
Seçmen ‘Önce Eskişehir’ derse

Seçmen ‘Önce Eskişehir’ derse

Konuk Yazar
Konuk Yazar


Şehirde olup bitenleri şehrin gazete ve televizyonlarından takip edenler başlıktaki ‘Önce Eskişehir’ sloganını hatırlayacaklardır. Bu slogan Eskişehir Ticaret Odası’na (ETO) ikinci kez başkan adayı olan ve seçilen Harun Karacan’ın son ETO seçimleri öncesinde kullandığı bir slogandı. Oda’ya değil şehre dönük bir anlam içerdiği için yergiler de almıştı bu slogan.

Bu slogan günlerce Eskişehir’de bilboardları, reklam tabelalarını süsledi. Özünde Eskişehir sevdalılarının tepki gösteremeyeceği bir önerme barındırıyor; şahısların, kişilerin menfaatlerine değil şehrin menfaatlerine öncelik verilsin, kişiler değil şehir ön plana çıkarılsın, ortaya çıkan rantı şehirdeki bazı kişiler değil şehir halkının tümü paylaşsın!

OYUN RENGİNİ İDEOLOJİK DÜŞÜNCELER VE KORKULAR BELİRLİYOR
ETO seçimleri öncesinde tartışmaların yaşanmasına vesile olan ‘Önce Eskişehir’ sloganı, yerel seçimlere yaklaştığımız şu günlerde bir başka anlamlı. Zira şehir halkı 36 gün sonra şehirdeki belediye başkanlarını ve meclis üyelerini ya tamamen ya da belli oranlarda değiştirmek üzere sandığa gidecek. Seçmenin sandığa yansıtacağı irade şehrin kaderini, dolayısı ile şehirde yaşayanların ve onların nesillerinin geleceğini de etkileyecek.

Bugünkü ortamda seçmenlerin çok büyük bölümü ideolojik düşünceler ile oy veriyor, oy verdiği kişinin şehre ne kazandırıp ne kaybettirebileceğine ya da mevcut belediye başkanlarından birisi ise şehre daha fazla verebilecek bir şeyi olup olmadığına bakmıyor.

Eskişehir’de üç dönemdir Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Yılmaz Büyükerşen, gerçekten çok büyük hizmetler yaptığı için seçilmiyor; ülkede oluşan ve gittikçe güçlenen AK Parti karşıtlığı kartını iyi oynadığı, şehir halkının önemli bir bölümünü “AK Partili bir belediyenin Eskişehir için tehlike olacağı” iddiasına inandırabildiği için seçim kazanıyor. Eskişehir’de öğrenim gören ve yerel seçimlerde bu şehirde oy kullanan üniversite öğrencilerinin büyük bölümü oyunu Büyükerşen’e veriyor. Mezun olduktan sonra çok büyük bölümü Eskişehir’de yaşamayacak öğrenci seçmenler, Büyükerşen Eskişehirlilere ucuz ve içilebilir şebeke suyu ya da ucuz ve rahat şehir içi ulaşımı sağladığı için vermiyor. O öğrencilerin birçoğu ailelerinden uzakta arzu ettikleri gibi bir hayat yaşabilecekleri bir ortam oluşturduğunu düşündükleri, Eskişehir’de her ne kadar hoşlarına giden şey varsa tüm bunları yapanın Büyükerşen olduğunu sandıkları ya da AK Partili bir belediyenin şehirde buldukları bu farklı yaşam ortamını sonlandıracağı yönündeki propagandalara kandıkları için Büyükerşen’e oy veriyorlar. Eskişehir’de kendisini sol siyasi yelpaze içinde görenlerin hemen tamamı da yıllardan beri oylarını gözleri kapalı Yılmaz Büyükerşen’e verdiler. Onların da tek düşüncesi “AKP kazanmasın da” idi.

Elbette hiç kimse bir başkasını, belediye başkan adaylarından herhangi birine oy verme gerekçesinden dolayı kınayamaz, yeremez. Buna hakkı da olamaz. Ancak seçmenlerin kullandıkları oyların şehirlerin daha iyi bir geleceğe sahip olmak ya da daha başka şehirlerin gerisinde kalmak gibi sonuçlar doğurduğunu da unutmamak gerekiyor.

ESKİŞEHİR’İN ÖNÜ AÇILABİLİR
Peki, Eskişehir’deki yerel seçimleri hizmet üretme potansiyeli daha fazla olan aday mı kazanır yoksa ismi daha ön planda tutulan aday mı? Bir başka deyişle Eskişehir’de yerel seçimleri “Önce Eskişehir” diyenler mi kazanır yoksa “Önce rant” diyenler mi?

Eskişehirli seçmenlerin yerel seçimlerde vereceği oylar bu sorunun cevabını belirleyecek. Eskişehir ya birilerinin daha çok rant elde etmesi için çok daha güzel süslenen ve reklamı yapılan bir şehir olarak kalacak ya da gerçekten belediyecilik hizmetleri almaya başlayan bir şehir olacak. Ne olacağına Eskişehir seçmeni karar verecek. O karara da hepimiz saygı duyacağız.

Eskişehirli seçmenlerin çok büyük bir bölümü yerel seçimlerde kimlere oy vereceklerini kararlaştırmış durumda. Bu kararı alırken oy vermeyi düşündüğü adayın projesi olup olmadığına, ne söyleyip söylemediğine bakıp da karar vermiş değil; kararını çok büyük oranda yukarıda bahsettiğimiz ideolojik nedenlerden dolayı yıllar önce vermiş ve büyük çoğunluğu henüz o kararını değiştirmiş değil. Böyle bir ortamda yerel seçimlerden şehrimiz adına çok sağlıklı bir sonuç alınacağını sanmıyoruz. Eskişehirlilerin büyük bölümü değişim, gelişim ve hizmet istiyor. Ancak bu isteklerini bir türlü oy sandığına yansıtamıyor. Geriye kalan beş haftalık sürede Eskişehirli seçmenin kafasında ‘Önce Eskişehir’ düşüncesi oluşmaya başlarsa oyların rengi de bazı belediye başkanları da değişir; Eskişehir’in de önü açılır!

 

Anketlerde bir gariplik yoksa!
Yerel seçimler yaklaşırken anketler de aldı başını gidiyor. Anketlerde en çok dikkat çeken husus AK Parti’nin yerel seçimler öncesinde oyunu arttırması. Anketlere göre AK Parti’nin yerel seçimlerde alacağı oy % 43-47 bandında. İlk defa “Bugün yerel seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz?” sorusuna verilen cevaplarda ‘AK Parti’ diyenlerin oranı aynı ankette “Bugün bir genel seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz?” sorusu için ‘AK Parti’ cevabını verenlerden fazla.

AK Parti 2004’te % 42.18 oy almıştı. 2009 yerel seçimlerinde AK Parti’nin oyu % 38.8’e düşmüştü. Eğer anketler hakikati yansıtıyorsa AK Parti’nin oylarında önümüzdeki yerel seçimlerde 4-8 puanlık bir artış gerçekleşecek, 2009 yerel seçimlerine göre ve 2004 yerel seçimlerinde alınan oydan fazlası alınacak. Ancak Türkiye genelinde AK Parti’nin yerel seçimde alacağı oy oranı artacak gibi görünmesine rağmen bu durum henüz Eskişehir anketlerine yansıyabilmiş değil. AK Parti, anketlerin öngördüğü atılımı gerçekleştirebilir ve Eskişehir’de oylarını aynı oranda artırabilirse seçimi de kazanır!

Sezai Şen
İki Eylül



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası