26 Mart 2017 Pazar
ORGANİK MAYAMIZ “İSLAM !..”

ORGANİK MAYAMIZ “İSLAM !..”

Hüseyin DÜŞ
Hüseyin DÜŞ


Siyonist yahudiler 3. Siyon protokollerinde şuna karar vermişlerdir;

 “Onları (yahudi olmayanları, bilhassa Müslümanları) kumar, eğlence, taraflık ve seks gibi şeylerle meşgul edeceğiz. Genelevler, çıplaklar kampını her tarafa yayacağız. Gazete ilanlarıyla insanları spor, sanat, güzellik yarışmaları gibi çeşitli müsabakalara katılmaya çağıracağız. Bu meseleler insanları bizimle aralarında sorun çıkartacak meselelerden uzaklaştıracaktır.”

 

Gerek müzik gerekse televizyon camiasından sözde sanatçı ve starların aracılığıyla öncelikle gençlerimiz olmak üzere insanlarımızın, rabbine itaatkar birer kul olma sorumluluğundan uzaklaştırılıp, vazifelerini unutturarak dışarıdan yönlendirmelerle, amaçsız, şuursuz kitleler haline getirmek istedikleri apaçık bir gerçek olarak gözlerimizin önünde durmaktadır.

Bu yapılırken bazı gizli şer örgütlerin özellikle bu işe yoğunlaştıkları ve dünyevi menfaatlerle yani şöhret yapma vaatleriyle birtakım kişileri bilinçli olarak destekleyip kullandıkları da düşünülmelidir.

Milletimizi sinsice narkozlamalarının kökeninde yatan en önemli amaç ise aziz milletimizin bir zamanlar adalet ve ahlak temelleri üzerine bina ederek oluşturduğu 6 asırlık Cihan Devleti olma vasfının ebediyen nihayet bulmasıdır. Yani bu milletin kendi öz mayasıyla olan irtibatını kesmek istemektedirler.

Ama bu maya o kadar sağlam ki; 1402’de Timur’un orduları karşısında hezimete uğrayan Yıldırım Bayezid ve Osmanlı Devleti dağılma aşamasına kadar gelmişken tebasının ve kökünün mayası sayesinde 15-20 senede toparlanmıştı. Bitti denen Osmanlı 1453’te İstanbul’u fethedebilmişti.

 

O maya öyle sağlamdı ki; 7 düvel bütün teknolojik silahlarıyla üstümüze kan kusarken Çanakkale’yi Geçilmez kılmıştı. Yine en son 1974’te bazı sünepeler Kıbrıslı soydaşlarımızın 10 yıllardır uğradığı soykırımdan kurtulmasının çözümü için Avrupalar da fır dönerken Türkiye de milli duruş sahibi bir Başbakan yardımcısının emriyle gerçekleşen Kıbrıs Zaferinin özüdür bu maya.

Peki bu milleti cihan hakimiyetine kadar yükselten ve şereflendiren maya ne idi? Sadece kendi milleti ve kendi sınırları içinde değil diğer azınlıklar ve devletler içinde adaleti ve hakkı üstün tutmayı gaye edindiren bu maya ne idi?

Bu bir sır mı dersiniz?.. Hayır!..

Bu maya sadece ve sadece, İslam Ahlakıdır.

Amansızca yapılan haçlı saldırılarında bile; aman dileyen, silahsız, yaralı düşman askerlerine insafla davranmış, tedavisini gerçekleştirmiş necip bir millet olma şuurunu aşılayan mayadır bu ahlak.

Şimdi bu mayanın yerine gençlerimizin tazecik beyinlerini köksüz ve ithal mayalarla farklı bir kıvama getirmek istemektedirler.

Bunu başarmak bazı iç ve dış düşmanlarımız için mutlaka ulaşılması gereken bir gayedir. Çünkü bu şer odakları şunu çok iyi biliyorlar ki eğer bu millet kendi özüne döner ve kendi mayasıyla tekrar mayalanırsa başta İslam beldeleri (Irak, Filistin, Çeçenistan vs.) olmak üzere dünyanın hiçbir yerinde sürdüre geldikleri zulümlerine ve sömürülerine devam edemeyeceklerdir.  

 

O güzel günlerin özlemini içimizde hep yaşatacağız, ama bunların olması yolunda da gayret gösterenlerin, çabalayanlardan başında olacağız.

Söz buraya gelmişken şunu ifade edelim. Her türlü gıdanın genlerini karıştırıp bozan İsrail manevi mayamızın genleriyle de uğraşmaktadır. Kurtuluş savaşında son teknoloji silahlarına rağmen hezimete uğrayan Batılılar ve Siyonist Yahudiler, zamanın İngiliz deniz bakanı ve sonradan İngiltere başbakanı olan Churchill’in ağzıyla şu ifadeleri kullanmışlar ve bundan sonra izleyecekleri kahpe stratejilerini belirlemişlerdi.

Yahudi efendileri uğruna Osmanlı’ya karşı Çanakkale’de savaşan Churchill’in ifadeleri şöyleydi;

 “Ey halkım!.. Müslüman Türk Milleti, İslam denizinin içinde yüzen balık gibidir. Biz bu balığı elimizle yakalamaya çalıştık. Ancak ahmak balık avcısının durumuna düştük. Bu yenilgiden ders alacağız. Bundan sonra yapacağımız şey, Müslüman Türk’ün iman ve İslam denizini kurutmak. Onları Kuran’dan ve İslam’dan ayırmak. Tarihlerine sövdürmek, ahlaklarını bozmak, namus duygularını zayıflatarak yıkmak.

Kısacası, adı Müslüman veya Türk, ama kafası, aklı, ruhu ve yaşayışı İngiliz olan sürüler haline getirmek olacaktır. Bu Kuran’ı Müslümanların elinden almadığımız müddetçe İngiliz İmparatorluğuna rahat yoktur.”

 

Bunca ifadelere rağmen hala AB’nin kapısına kul olmak için uğraş veren zavallılara ne demeli acaba. Ecdadımız boşuna söylememiş “Gevurdan Dost, Domuzdan Post olmaz” diye…

 

Kalın sağlıcakla, kıymetli dostlarım…



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası