20 Ekim 2017 Cuma
Canlı Müslüman İstiyoruz!..

Canlı Müslüman İstiyoruz!..

Hüseyin DÜŞ
Hüseyin DÜŞ


   Son devrin yetiştirdiği en önemli ilim ve devlet adamı merhum hocamızın bir sözü vardı. “Biz Canlı Müslüman istiyoruz” derdi…

   Allah, Allah!.. Biz öldükte haberimiz mi yok diyeceksiniz belki birçoğunuz? Hemen izah edeyim o zaman.

   Biliyorsunuz avcılar avladıkları kuşların içlerini boşaltır, kurutur ve içine saman doldururlar, sonrada evlerinde bir köşeye asarlar. Yani süstür, görüntüden ibarettir. Baksanız canlı gibidir, güzel görünürler. Kanadı vardır, gagası da vardır. Ama öt desen ötmez, uç desen uçamaz.

İşte derdi, merhum hocam!.. Biz bu saman dolu kuşu değil, canlı kuşu istiyoruz!..

Müslüman’a içi saman dolu kuş değil, canlı kuş olmak yaraşır derdi hep.

   Bu misali biraz daha öteye taşıyacak olursak. Kuşun içini saman değil altın, elmas gibi değerli taşlarla doldursanız da yine bir şey fark etmeyecektir. Artık o kuşun ne kendine nede diğer kuşlara bir faydası olmayacaktır.

   İşte birtakım çevrelerce, başta Türkiye olmak üzere İslam coğrafyasında Müslümanların içleri, özleri boşaltılmak isteniyor. Yaklaşık iki asırdır yürütüle gelen bu sinsice oyun son 10-15 senedir iyice hız kazandı. Günümüz Müslümanları da kuş misali içindeki yaşam cevheri sökülüp atılmış, inancının özü, nüvesi silinmiş, lıght, ılımlı, Protestan insan yığınları haline getirildi.

   İlk olarak Asr-ı Saadette sonra Selçuklu ve Osmanlıda canlı kuş misali Canlı Müslüman’ın, imkansız gibi görünen işleri Allah’ın izniyle nasıl başardığını ibretle takip etmişizdir. İnanç ve itikadını bozmadan, tavize yer vermeden “Emri bil maruf, nehyi anil münker” i aksatmadan ve Cihadı hayatının her aşamasına nakşeden bir İslam toplumu olduğumuz zaman canlı kuş misali Canlı Müslümanlar oluruz. Böyle olursak hem kendimize hem de diğer Müslümanlara hatta diğer insanlara faydamız dokunur. Bundan daha önemlisi ise Allah’a layıkıyla abd olmak ve O’nun rızasını kazanmak olacaktır.

 

   Tekrar edecek olursak, Canlı Müslüman; Cihadı unutmaz, iyinin ve hakkın hakimiyeti için çabalar, taviz vermez, dinin emirlerine teferruat demez, Allah’ın bildirdiği hükümlerden başkası ile hükmetmez. Zina’ya, Faiz’e, Domuz’a hoş bakmaz!..

  

   Peki Saman Müslüman ne yapar!.. Cihat hiç gündeminde yoktur. Yılan bana dokunmasında oohhh der!.. Müslümanlar her gün katledilirken değil, bir iki yahudi veya hristiyan öldürülürse gözyaşı döker. Faize, Zinaya, Başörtüsüne teferruat olarak bakar. Hele hele, hürmetine bütün bu kainat var edilen Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’e inanmayanları, Cennetin kokusunu bile duyamayacak olan kafirleri Cennete sokmaya çalışır.

   Hristiyan Avrupa toplanmış, kendi arasında bir birlik kurmuş. Kuralını da koymuşlar, "Aramıza Ancak Hristiyanlar Katılabilir" diye!.. Bunda var mı bir yanlış?.. Yok!.. Ne Çağdışılıkla, Ne Yobazlıkla suçlayamazsın... Haklılar!.. Merhum hocamda "Bu Bir Hıristiyan Kulübü" demiyor muydu?.. İşte bu AB denen hristiyan kulübüne girmek için her şeyi feda eden, her türlü tavizi veren Saman Müslümanların sayısı maalesef her geçen gün artıyor.

   Bugünlerimizi ve bugünün Müslümanlarını tarif eden bir Hadis-i Şerif ile bitirmek istiyorum.

 

“Bir zaman gelecek ümmetimden gruplar türeyecektir. Bunlar zina etmeyi, ipekli elbiseler giymeyi, şarabı, müzikle eğlenmeyi normal sayacaklardır.”    

 

   Kalın sağlıcakla, kıymetli Canlı Müslümanlar…



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası