28 Nisan 2017 Cuma
İslam’a dönen Müslümanlar

İslam’a dönen Müslümanlar

Hüseyin DÜŞ
Hüseyin DÜŞ


  İslam dininin bağlısı ve Hz.Muhammed’in (s.a.v) ümmeti olduğumuzu dilimizle ifade ettiğimiz kadar bu inancı kalbimize nakşedip yaşantımıza da bu inanç doğrultusunda yön verebildiğimiz sürece gerçek bir Müslüman olabiliriz.

“Allah’ın (c.c) dinine sarıl. Allah’ın dininden daha güzel dini olan kimdir.” [Bakara, 138]

  İslam; kainatta olan ve olabilecek her şeyi bilen, insanların durumlarını, muhtaç oldukları her şeyi, insanın fıtratına uygun olan şeyleri, faydalı ve zararlı olanları, mutlu ve mutsuz edecek her şeyi bilen Allah’ın (c.c) nizamıdır. 

  Dinimiz, bizleri ilim ve bilgiyi öğrenmeye ve İslam’ı anlamaya teşvik etmiştir ki, böylece iyi ile kötüyü, hak ile batılı birbirinden ayırabilecek kabiliyete erişebilelim. İçimizden birileri nefsani arzularına yenilmişler ve dünyalık mal, makam ve para hırsına kapılmışlardır.

Allah (c.c), Kur’an da bu gibileri şöyle tarif etmektedir:

   “Ey Muhammed! Heva ve hevesini tanrı edinen, bilgisi olduğu halde Allah’ın şaşırttığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üstüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Allah’ın saptırdığı kimseye O’ndan başka kim doğru yolu gösterecek, düşünmez misiniz?” [Casiye, 23]

 

  Kıymetli Müslümanlar, gözü, kulağı ve kalbi mühürlü insanlar hak ile batılı ayırt edemez hale gelirler. Bunlar bilerek yada bilmeyerek Allah (c.c) ve Rasulüne karşı gelirler. Allah ve Rasulünün koyduğu hükümlerden ayrı hükümler koyarlar.

  Müslüman olduğumuzu iddia eden bizler, Allah ve Rasulünün yasak ettiğini serbestleştiren, O’nların sevmediği ve beğenmediklerini bizlere hoş göstermeye çalışan bir takım grup ve zümrelere karşı Hakk’ı söylemez isek ne Müslümanlığımız kalır nede insanlığımız.

Yüce Allah’ın (c.c) şu ayeti bunun en güzel delilidir:

   “Asra yemin olsun ki, insan mutlaka hüsrandadır. Ancak, iman edenler, Salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadırlar.”  [Asr suresi]   

 

  Yanlış yapılan iş ve icraatlara sessiz kalmak, bunları yapan bizdendir deyip bu kötü ve batıl işleri hoş ve mazur görmek çok büyük bir bedbahtlıktır. Ve şurası kesindir ki; Allah (c.c), bu tutumumuzdan dolayı, sabahlara kadar namaz kılıp secdelere kapansak dahi bunu bizden asla kabul etmeyecek ve ahiret de bu ibadetlerimizi yüzümüze çarpacaktır.

  Örneğin bir Müslüman Allah’ın bizlere kesin olarak yasak ettiği ve uzak durmamızı emrettiği haram ve günahlardan [Zina, Batıla benzemek, Zalimden yana olmak, Eşcinsellik, Zalimlerin askerlerine dua etmek, Domuz ve Faiz] v.b. kötü işlerin yolunu açan ve bunları meşrulaştıran kim olursa olsun kesinlikle bunlardan taraf olamaz. Eğer bunları normal görürse artık o insanın İslam ile bir bağıda olamaz… Şartlar ve imtihanlar bizleri aldatmamalı, inanç ve ahlakımıza uymayan hareketlere sevk etmemelidir…

 

  “Ama yinede nasihat et, çünkü nasihat müminlere fayda verir.” [Zariyat, 55] ayetinin gereği olarak Allah ve Rasulünün hükümlerinin sürmesi uğrunda hakkı ve sabrı tavsiye edip, nasihat etmeye devam etmeliyiz.

  Sevgili ve kıymetli okurlar, hem bu dünyamız hem de ahiret hayatımızda Rabbimizin rızasını kazanmış seçkin kullar olmak niyetinde isek körü körüne tarafgirlikten ve yandaşlıktan artık vazgeçmeliyiz. Irk, düşünce veya inanç olarak bizden olarak adlettiğimiz kişiler yada gruplar, inancımıza ters işler yaparlar ve Allah’ın (c.c), bizlere yasak ettiklerinin önünü açarlarsa bunlara karşı sesimizi yükseltmez isek sonumuz hüsran olacaktır vesselam. 

  Yazımı birkaç ayet mealiyle bitirirken hepinizi yüce Allah’a emanet ederim. Hoşçakalın…

 

“Aralarında Allah’ın indirdiğiyle hükmet, onların keyiflerine uyma! Ve onların, Allah’ın indirdiği şeylerin bir kısmından seni şaşırtmalarından sakın!” [Maide, 49]

 

“Onlar, o müminlerdir ki, kendilerine yeryüzünde iktidar verdiğimiz takdirde (zorbaların yoluna sapmazlar, bilakis) namaz kılarlar, zekatı verirler, iyiliği emreder ve kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar.” [Hacc, 41]   

 



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası