21 Ekim 2017 Cumartesi
ÖLÜME BEŞ ( 5 ) KALA ((MEHTİ SARAÇ ))

ÖLÜME BEŞ ( 5 ) KALA ((MEHTİ SARAÇ ))

Mehti Saraç
Mehti Saraç


ÖLÜME BEŞ ( 5 ) KALA

Saygıdeğer Okurlarım..

Yüce Maneviyatın Dünyadaki emanetçileri olan EY İNSANLAR...

Sevilin, sevin. Hasetlik, kin ve nefretten uzak durun. Her canlıya saygı duyun ve önce kendinize itibar ediniz. Karşınızdaki insanlara değer veriniz. Onu sakın hakir görmeyiniz aksine ona yardım ediniz...

CENABI ALLAH ömür çizgimizi çok karışık bir şekilde dizayn etmiştir. Kimine elli(50), kimine seksen(80) ve kimilerinede yirmi(sene) ömür biçmiştir.

Kimse böbürlenmesin, kibirlenmesin kendi ile övünmesin çünkü kimse ne zaman öleceğini asla kestiremez.

Bir zengin hastayı düşünün.varsayalım ki bu hasta çağımızın amansız hastalığı olan ''Kanser'' illetine tutulmuştur. Bu hasta o Hastane senin o Hastane benim diyerek, ölüm korkusuyla çabalar ama ne çare. Sonu acılı bir ölümdür.

Umutları kesilir, Doktorları son kozlarını ortaya koyar ve bu amansız tümörün vücuda hızlı bir şekilde yayılmasına engel olamazlar. En sonunda da Doktorlarımız bu tür hastalarını umutsuz bir şekilde, rahat döşeğinde, çocukları ve ailesi ile birlikte son günlerini geçirebilmesi için evine gönderirler..

Böyle durumlarda yatağında, umutla sihirli bir el, sihirli bir dokunuş bekler ve bekler hep bekler, aslında farkında olmadan sadece ölüm anını bekler. 

Azraille savaşacağı son direnişini bekler. 

O vahşetli anın ne zaman geleceğini ve bu amansız kabusun bitmesinin son günlerini bekler.. Son kez dünyevi gözleri ile kapısında, penceresinde, bacada yada evinin her köşesinde bir kımıltı, yada olağanüstü bir varlığın ne zaman belireceğini bekler.. Bu amansız korkuyu her saniye ensesinde hisseder ve hep bekler, bekler, bekler.....ALLAH'IM ne kadar zor bir durum. Sen her şeye kadirsin..

Acaba bu tür insanlar o anda neyi düşünürler ki? Tahmin etmek bile ürpertici ve dehşet vericidir..

Oysaki hayatımızın her saniyesindeki gerçek doktorumuz, kapanmayan tek şirketimiz, işçiye hakkını, karıncaya rızkını veren, Doğayı ve semayı terazide tutan, Dünyadaki sistemi sağlayan tek savcı ve hakim olan, yeryüzünün iyilik babası, makamların en büyüğü olan Yüce ALLAH'IN makamına müracaat etmemiz gerekir.

Biz bu makama, hayatımızın her diliminde muhtacız.

 İş işten geçtikten sonra o son korku anlarını,  dehşetli Azraili her noktada gıdım gıdım korkuyla aramaktansa, onu özlemle beklemek en isabetli yol olduğunu kesinlikle unutmayalım.

İşte bu ve buna benzer hastalar gibi, yollar tükenmiş, mesafeler daralmış, korku bedeni sarmış, dünyadaki son 50, 60, 70, 80 senedir yaşadığı dünya hayatında bu son günlerindeki yaşadığı o inanılmaz korkularını geçmiş ömründe belkide hiç yaşayamamıştır.

Amaaa, Dünya zengini ve de şımarık hak hukukun son virüslerinden olan bu ölüm yolcusu adam, ölüm korkusundan son anda ALLAH'A yönelmiş ve ona teslim olmuştur çünkü başka çaresi de yoktur.

Bu zengin şımarık adam son günlerinde her an geçmişine yönelir, hayat çizgisine bir bakar, hayat videosunu tekrar tekrar izler yaptığı tüm kötülüklerle yüzleşir. O anda derin derin düşünür, pişmanlıklarından, boğazında koca bir yumruk ve göğsüne de çok büyük ağrılar kilitlenir.

Bu durumda her şeyi  artık ALLAHINA bırakmıştır, ALLAH'IN affına sığınmıştır. Kalbi yumuşamış, gözleri her an yaş doludur. Eskiden olduğu gibi buzdolabındaki sosis, salam ve sucukları, kasa kasa meyve sularını, odasındaki son sistem LCD Tv'sini ve klimasındaki o müthiş püfür püfür esen serinliği hissedememektedir. Çünkü Dünya malı bu son çırpınışlardan sonra bu insanı maalesef tatmin edemiyordur.

Değerli Dostlarım.

Ölüm anına yakın son bakışlar inanılmaz derecede farklıdır. Katıdır, sararmış tır, solmuştur, endişelidir. Göz bebeği küçülmüş Dünya gözü ile artık hayatı göremez olmuştur. Sadece Endişeli ahiret yolcusunun son bakışlarıdır.

Sağlıklı iken şu anda bile bu yazıyı okuyanlar için bu satırlar çok saçmaymış gibi gelebiliyor çünkü paramız var, doktorlar ayağımıza kadar gelebiliyor, dünya malına meyletmek şu an için geçerliliğini pekala koruyor.

İşte böyle olmaması gerekiyor.

Ey İnsanoğlu..

Sen ne yaparsan yap, sen toprağın eşisin. Toprakla kucaklaşır toprakla yatıp kalkmak zorundasın. Anan; Baban, Mevkii ve şan şöhretin seni kurtaramayacaktır.

Sen Dünyanın padişahı da olsan üzerinde yumruk kadar bir kalp ve seni sen yapan ufacık bir beyin taşıyorsun. Bu ömür rüyası belki bugün belki yarın bitecektir ve sen ne yaparsan yap bugünden itibaren sana mezarında eşlik edecek bir arkadaş bul..Çık dışarı ve sağına soluna bak, başı öne eğik insanları izle ve konuş, sevindir. İyilik et, merhamet et...Yüreğine sevgi adaletinden olan o eşsiz kanı pompala...

Ey İnsanlar..

Hz Mevlana nın  sözü sana rehber olsun.''Ölüm günün, düğün günün olsun''

Ey Türkiye..

ALLAH'TAN başka sığınacağın serin bir gölgen yoktur. Tek kapınız sadece Yüce ALLAH'IN ebedi kapısıdır..


Ey ölüme beş(5) kala ölüm yolcusu..
Sakın üzülme, o yol ALLAHIN yoludur..

O tren sessizdir. Yolcuları garip ve hüzünlüdür.
Ve her yolcusunun arkasında koca bir yükü vardır, o yük dünyadaki azığıdır.

Bu yolculardan kimi güler kimide ağlar..
Kimide endişeli bakışlarla etrafa bakar..
Kimiside son istasyonu dört gözle bekler.

Ey Şeytanın arkadaşları,

Sanmaki o gün hiç gelmeyecek..
Sanmaki Bu günler bitmeyecek..
Sanmaki bu fabrikan iflas etmeyecek..
Mahkemen ya çok çetin olacak yada hiç olmayacak..

Saygı ve Sevgilerimle



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası