27 Haziran 2017 Salı
İnsanı Yüceliğe Ulaştıran Namaz’dır

İnsanı Yüceliğe Ulaştıran Namaz’dır

Mehmet KIZILKAYA
Mehmet KIZILKAYA

İnsanı Yüceliğe Ulaştıran Namaz’dır

İnsanı yüceleştiren, onu Allah’a yakınlaştıran, kötülüklerden alı koyan, onun bedenini ve de ruhunu tertemiz yapan “Namaz’dır.” 

 

İnsan, bütün fikirleri ve niyetleriyle beraber bütün organlarını da (uzuv) yıkar, abdest suyu ile…

 

Namaz kılan insanın kötülüklerden arınmışlığıyla beraber misk-u amber kokusu ona eşlik eder, en çok da namaza duruşunda ona sonsuz huzur verir.

 

Namaz kılan insan duruşuyla kötülüklerden korunuyor. Namaza duran kişi Cenabı Allah tarafından nuru ile korunmaktadır. Sadece bedeni değil, yüreği, aklı, gözleri ve de gönlü her şeye kapanır, sadece Cenabı Allah'a yönelir. Bakışları, ruhu, bedeni sadece Rabbine ve seccadenin başucuna odaklanır.

 

Gözlerini diğer her şeyden alıp, Yüce Yaradan'ı olan Cenabı Allah’a çevirdiği anın buluşmasındadır. O an ki, insanın üzerine muazzam güzel bir heybet gelir bedenine ve yüreğine. Öyle bir yere dönmüştür ki ruhunu ve bedenini, o taraflarda, bütün insanların en güzeli, en temizi olan Peygamber Efendimiz Resulullah Hz. Muhammed Mustafa’dır.

 

Yıllar öncesinde içilmiş muazzam tadı olan bir fincan kahvenin kokusuna mı benzetsek, yoksa sadece, bir ananın yıllar önce bir kısık kösün üstünde kaynatıp getirdiği bir tas mercimek mi bilmiyorum; lakin her gün, her daim, her saniye, sebat ve sabırla en az beş vakit Müslümanların yani bizlerin kıblesi olan Kabe’ye yöneldiğinde sadakatin ve de vefanın en güzel sembolü durumudur. Bu iki vasfı taşımayı bilen ve de taşımakta sıkıntı yaşamayan insan Cenabı Allah’ın ve de Peygamber Efendimizin o sonsuz nurları ile nurlanırlar.

 

Namaza durmak, namazda hazır bulunmak, Cenabı Allah ile buluşma yeri olan Namazda vaktinde buluşmak ve hazır olmak kadar güzel bir duygu yoktur. O an namaza duran insanın tertemiz, titiz, nurlu ve de güvenilir olduğunun kanıtıdır. İnsanı yüceleştiren namazdır. Allah’a olan borcunu saniye sektirmeden vazifesini yerine getirip, borcunu ödeyen insan yüceliğe adım atan insandır.  Vaktinde seccadesinin başucunda hazır bulunan ve de Allah’ın huzurunda duran insan biraz daha da kıymetlenir, biraz daha yüceleşir. Sözünün eri olan insan, namazını asla aksatmayan insandır. Yüceliği isteyen insanın yücelmesi namaz kılmaktan geçer. Gerçek niyeti Rabbi ile buluşmak olan insanın sevdası da, rızası da, güzellikleri de, yaptıkları da, arzuları da her daim başka renklere bürünür. O renklerle beraber o insan yüceleşir. Ve Cenabı Allah’ın yanında en sevilen insan olur. Yüce Yaradan Allah’u Teala’nın rızasını kazanmak ve Cenabı Allah’ın yanında yüce bir insan olmak umuduyla namaza her niyetlenişinizde, biraz daha olgunluğa erişir ve de biraz daha nurlanırsınız.

 

İnsan namaza yönelişte güzeldir, olgundur, yücedir.

 

Çünkü namazın başında ikrar eder aczini…

 

Cenabı Allah karşısında mağrur bir o kadar koca beden, başını hafif bir şekilde bir sağa bir sola, küçüklüğünü idrak ve itiraf etmekle kalmaz da, hiçliğin içerisinde sanki yok olur gider. Namaz seccadenin başında yok olan insanın, her seccadenin başına gelmesi, Cenabı Allah tarafından yeni bir ruh, yeni bir can ve de yeniden nurlanması demektir. Takdir edilmeyi, yüceltilmeyi her daim seven o fıtrat, namazla güzelliklerin hepsine erişir, asıl takdire şayan olanın, Hak olduğu şuuruna…

 

Namazla yokluğa her erişin de, bir daha yeniden doğan insan. Öyle ya, gürlemekte olan şimşekler gider de yerine, yüreğinin derinliklerde hissedip gözlerinden yaş damlayan mahzun bir bulut gelir… Seccadenin başında namaza durduğu anda sessiz bir şekilde ağlayan insanın gözyaşı damlaları, Ya Rebbıl Alemin ne kadar da güzeldir. Ne kadar da içten bir buluşma ve de yüceleştirme noktasıdır. Hatta, bütün o yiğitliğine rağmen, Cenabı Allah’ın mutlak kudreti karşısında, çaresizlik ve de acz içinde, yüreği parçalanarak hüngür hüngür, bütün organları, bedeni ve de ruhu sarsılarak titreyerek ağladığında ne kadar da güzel…

 

İnsanın en yakışıklısı, en güzeli, en temizi, en ılımlısı, en bakımlısı, en olgunu “Namaza durandır.”

 

İnsanı Allah ile buluşturan namazdır. Allah’a teslimiyet namaz ile olur. Namaz teslimiyettir. Namaz, Cenabı Allah’ın ve de Peygamber Efendimizin nuru ile buluşmaktır. Onların nuru ile nurlanmaktır. Nurları içerisinde yüzmektir. Yüce Rabbimize teslimiyet namaz ile olur. Gizli saklısı kalmaz. Cenabı Allah’ın huzurunda yüzlerimiz kızarız, bedenlerimiz sarsılır, utanır dururuz. İşte o an kızardığımız da, bedenlerimiz korkudan sarsıldı mı bilinmelidir ki pastan, çamurdan, kirden temizlendiğimiz ve de arındığımız zamandır. O zaman namaza duruşumuzun vaktidir.

 

Kimselere dökemediği sırları, dertleri ve de sıkıntıları Rabbine arz ettiği, O’nunla her daim dertleştiği ve derdini o kavi olan omuzlarına yakışır bir şekilde, sebatla taşıdığı zaman da yüceleşir insan.  

 

Zoru gördüğü vakitlerde hiçbir zaman kaçmayan, mahremini hiçbir zaman ortalığa saçmayan insan en yüce insandır. Namaza duran, namazla beraber Allah’a karşı sorumlulukları bilen insan, yüceleşen insandır. Seccadeye başını koyan insan mahremini her daim korumayı bilen insandır. Her zaman da korumalıdır. Şefkatle dolduğu kalpler, her noktada her daim haddini en iyi şekilde bilen, züleyhalar karşısında bile serin ve de iffetli kaldığı vakit adamdır, erkektir ve de en yüce insandır.

 

Çalıştığı yerde masasının çekmecesine konan rüşvete en ufak yan gözle bile bakmadan, her daim Allah yolunda alın teri, bedeninin feri ve teri ile kazandığı; hiç kimseden çalmadığı, kul hakkı yemediği, çalıp çırpmadığı, neslini tek bir haram lokmanın bile zararından korumayı başardığı zaman yücedir insan.

 

Sizlere söylüyorum ey insanoğlu!

 

Unutmayın ki hayat bazen bir hevesten ibarettir. Gelip geçicidir. Canlarınızın, bedenlerinizin, yüreklerinizin çektiği her şeyi güzel, hoş, tatlı ve de sevda sanmayın. Bir insanda en acınası şey nedir bilir misiniz? En acınası şey göbektir. O göbek çoğu zaman oburluktur, tembelliktir ve de hastalık demektir. Her daim az yiyip, çok çalışmalısınız. Her daim az yiyip, hikmet ve azamet yol bulsun size. Namazla cenabı Allah’ın yolunda olmalısınız. Hareket etmeli, çabalamalı, çalışmalısınız.

 

Eğer ki sizler Yüce Allah’a inanmış ve de iman etmişseniz kuralları da uygulamanız gerekir. Hiçbir zaman harama uzanmayacaksın! Öyle ya, bu kural yeri geldi mi senin nefsini zorlayacaktır. Hatta her daim zorlayacaktır.

 

Sen ebedi olmayan bu dünya da rolünü her daim bir mümine yaraşırcasına, en güzel şekilde aşkla ve şevkle oyna.

 

O kadar garip bir dünya da yaşamlarımızı sürdürürüz ki, bazen bizleri sınamak için, en aç zamanlarda önlerimizi koyarlar haram lokmaları…

 

Evet!

 

Dostlar o zaman sizler de farz edin ki, sizlerle bir oyun oynuyorlar. Farz edin ki, samimiyetlerinizi ölçüyorlar. Farz edin ki bir imtihanın içerisindesiniz. Kazanmak için uğraşmaktan hiçbir zaman geri durmayın! Eğer ki sizler, Cenabı Allah’ın rızasına nail olma kaygısından sonsuzluğa kadar uzaksanız, oturur da arsızca tıka basa midenize indirirsiniz. Öyle ya sizler, Rabbinin muhabbetine talip olan biriyseniz, açınızdan mideniz birbirine yapışmış olsa da, açından ölecek olsanız bile, hiçbir zaman yemezsiniz, yiyemezsiniz, uzak durursunuz. Unutulmaması gereken bir şey vardır: Haram ile asla şifa bulunmaz. Haramlardan asla ama asla hayır umulmaz. O sebepledir ki, elinizden ve de dilinizden geçtim, göz bebeğinizin bir ucuyla bile bakmayın, dokunmayın.

 

İnsanı Yüceleştiren, onu Allah ile buluşturan Namazdır. Namaz kılan kişi haramlardan, kötülüklerden, fesatlıktan, fitneden, fahiş şeylerden her daim uzak durandır. Allah’ın nuru ile kötülüklerden korunandır. Allah’ın nuru ona kalkan olandır.

 

Unutmayın dostlar en güzel huzur evinizin içidir. Aklınıza girecek ve de aklınızı alacak olan fitnelerden her daim sizleri Allah’la buluşturacak olan “Namaz’dır.” Gücünüzün yettiği kötü şeylerden her daim “Namaz” ile uzaklaşın. Aldanmayın sizlere şeker gibi tatlı bir o kadar da güzel his veren şeylere. Her daim namaza durun ve Allah’a sığının hata yapmaktan.

 

Unutmayın!

 

Bazen bal kılıklı zehir; bazen de su kılıflı ateştir karşınızda duran şeyler.

 

Sizlere yakışan, sizleri Allah ile buluşturacak olan, sizin duruşlarınıza asillik verecek olan tek şey “Namaz’dır.” Namaza dur! Namaza dur ki; kuvvetini, aşkını Cenabı Hakk’a sunabilesin.

 

Namaz insan bedenini, ruhunu güzelleştirmekle beraber, Cenabı Allah’ın karşısında bedenini rahatlatan, Peygamber Efendimizin yüzünü güldürüp sevindirendir.

 

Ey Dost!

 

Namazın etkisi sizlerin hayatının her alanında yeri vardır. Namaz, sizleri Allah (c.c) ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ile buluşturan, temiz bir kalp ve temiz bir yürek sahibi yapan, sizleri her daim yüceleştiren,  ruhunuzu güzelleştirendir.  Her daim namaza durun. Günde beş vakitle sınırlı bir ritüel sanmayın. İcap edildiği her vakitte, ezanı şerif’i beklemeden de, her daim durun kıyama. Hayatının her alanında Cenabı Allah’ın yolundan gitmek için her an, her noktada kuşanın zırhlarınızı. Hadi şimdi gidin şeytanın kafasına bir taş atın ve tazecik, tertemiz bir abdest alın da, Yüce Allah’ın rızası için bizleri de dualarınızda bulundurmayı unutmayın…

 

Namaz dinin, imanın, temiz ve de güzel olan her şeyin direğidir. Namazlı günlerinizin daim olması dileğiyle…

 

Selametle Kalın!

 

 

“Mehmet KIZILKAYA”

 

 

 

Sosyal Bağlantılar:

İnstagram: https://www.instagram.com/mehmetkizilkaya_/

Facebook: https://www.facebook.com/Mehmet-K%C4%B1z%C4%B1lkaya-614033742076452/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası