23 Kasım 2017 Perşembe
İnsanların Özgürlüğü ve Yeryüzündeki Fikirlerin Zenginliği

İnsanların Özgürlüğü ve Yeryüzündeki Fikirlerin Zenginliği

Mehmet KIZILKAYA
Mehmet KIZILKAYA


Bir ressamın sadece bir tek renkle resim yapması olsaydı eğer, farklı renklere ihtiyaç hasıl olunmazdı ki…

Öyle ki binlerce çeşit olan farklı renklerle en güzel sonuçların alındığı da büyük bir gerçektir.

Öyleyse unutmamamız gerekir ki, fikirlerin özgürlükleri ve demokrasilerin bütün dönemlerde herkese gerekli ve lazım olan büyük bir gerçektir.

Hepimizin tek bir toplum olduğunu, tek bir düşüncede olduğumuzu, tekli ve tek milliyetçiliğin olduğu bir egemenliği düşünebiliyor musunuz ?

Bu ifadelerin de insanların toplumların üzerine çokta etkili olacak ciddi baskılar kurmakta iken; bunların da bütün toplumda hayata geçtiklerini düşünün...

Toplumlarımızda büyük yaraların meydana geleceği, ciddi bunalımların ortaya çıkacağı ve bunlarla birlikte ciddi problemlerin de doğuracağı kesinlikle bilinmesi gerekir.

Tabi, bu düşünceler vuku bulduğu zaman içerisinde de asla çeşitlilikten farklılıktan söz edilemez.

Farklı fikirlerin, özgürlüklerin, düşüncelerin ya da yöntemlerin yolların bulunması kesinlikle gereklidir.

Özgürlük denen şeyin, bugünlerde ve de yüzyıllardır herkesin hepimizin ve bütün insanlığın dillerinde olmakla beraber sadece dillerin ucunda kalmakla yetinilmektedir.

İnsanoğlunun dil’in de olan özgürlüklerin, fikirlerin, düşüncelerin zihinlerinde yer alınmamasının sebepleri nelerdir acaba?

İnsanlar farklı dil, farklı dil ve de farklı ırklarıyla birlikte bedenen fikren ve de zihnen özgür olmak isterler. İnsanların, toplumların, bireylerin kendi özgür fikirlerini, düşüncelerini kendilerince serbest ve özgür bir şekilde dile getirmekle beraber onların her birini savunmanın tutkunudurlar.

Toplumlar, insanlar ve bireylerin kendilerince kendi ifade özgürlüklerini düşüncelerini özgür bir şekil ve yolla ifade edebildiklerini, dilediklerini söyleyip konuşup, dilediklerini şekilde haykırabilmek gibi yaşayabilecekleri bir ortamı arzulamaktadırlar.

İnsanoğlu yaşamın hangi alanların da olursa olsun, baskıların zulümlerin altına alınıyorsa, fikirlerini düşüncelerini özgür bir şekilde ortaya koyamıyor ise; o insanların o toplumların ne üretkenlikleri olur ne de huzur denen mutluluk olabilir.

Geçmişten gelip 21.yüzyılın içerisinde bulunduğumuz döneme kadar olmakla beraber, insanlarını baskı altında tutan rejimler yüzünden, toplumların insanların ve bireylerin mutsuz olmalarıyla birlikte, bunların üretkenliklerinin neredeyse tamamen yok olmakla ve kaybetmekle karşı karşıya kalındığı da bilinmesi gereklidir.

Bu kadar tehlikeli kocaman zincirleri kıramayan toplumların ve de bireylerin ne yazıktır ki, faydasızlıklara da şiar edinmiş olmakla beraber, bütün düzenlerinin yabancılaşmasına ve meydana gelmesine sebep olduğunu görebilmekteyiz.

İnsanların özgürlükleriyle birlikte yeryüzündeki fikirlerin zenginlikleri ve farklı düşüncelerin sadece kendimize ait fikirlerin olmamakla beraber, insanların bireylerin fikir ve düşüncelerine katılmıyorum ama; fikir ve düşüncelerinizi özgür bir şekilde savunmanızı desteklerim ve de her zaman destekliyorum dememiz çok önemlidir. Başlarının fikirlerini de savunmamız elzemdir.

İnsanoğlunu toplumları bireyleri bitiren gerçeklerin başında kısır döngüler ve de çemberli düşüncelerle fikirler gelmektedir.

Kısır döngü ve dar çemberli düşünce ve fikirlere sahip olanların,en küçük fikir ayrılıkların da dahi birbirlerini boğazlamaktan geri kalmadıklarını görebilmekteyiz.Yüzyıllardır bütün toplumlarda farklı dil din ve ırklarda bu gibi olayların yaşandığını görebilmekteyiz.

Türkiye Cumhuriyeti Ülkesin de bütün toplumların insanların ve bireylerin özgürce yaşayabilmeleri, kendilerini özgürce ifade edebildikleri bir ruhun bir ortamın meydana gelmesi gereklidir. Bu ülkede farklı etnik kökenlerden dillerden dinlerden toplumların insanların bulunması hiç kimseye rahatsızlık verilmemesi gerektiği kanısındayım. Bu ülkenin topraklarında ve sınırları içerisinde yaşayan herkesin özgürce yaşayabilmeleri, hangi dine ve dile mensup olunursa olunsun ibadetlerinin dillerinin fikirlerinin ve düşüncelerinin kendilerini bağladığını ve özgürce yaşamalarını desteklememiz gerektiği de bilinmesi gereklidir.

Hiç kimsenin zorla dilini yasaklayamazsınız, zorla kıyafet giydiremezsiniz, zorla herhangi bir dile ve inanca yönlendiremezsiniz.

İnsanoğlunun inançlarına dillerine dinlerine örf adetlerine kültürlerine saygı göstermeniz gerekir. İnsanların inançları ya da inançsızlıkları hiç kimseyi ilgilendirmemelidir.

Sizlerin doğruyu yanlışı söylersiniz, doğrusu ne ise söylenilir davet edilir. Fakat baskıyla hiç kimseye bir şeyleri kabul ettiremezsiniz.

Farklı özgürlüklerin farklı olayların farklı dillerin farklı siyasetlerin farklı düşüncelerin farklı fikirlerin olması her zaman güzeldir.

Özellikle siyaset alanında farklı görüşlerin olması farklı görüşleri savunmakta olan partilerin ve de siyasetçilerin olması demokrasilerin gerekliliklerinden değil midir? Farklı fikirlerin düşüncelerin ve üretimlerin çeşitlilikleri açılarından bu gerekli değil midir? Partilerin kapatılması, siyasetçilerin siyasetten men edilmesi, düşüncelerine fikirlerini ve dini ve dili görüşlerine ket vurmak da doğru bir davranıştan uzak olduğunu da görmemiz ve bilmemiz gerekmez midir?

Farklı fikirlerin, düşüncelerin, dillerin, dinlerin, kültürlerin olması demek mevcut yapıların kendi eksikliklerini görmesine yardımcı olmak demektir.

Michel Foucault Fransız düşünür, sosyal teorist, tarihçi, edebiyatçı, eleştirmeninin çok güzel bir sözüyle devam etmek istiyorum.

“Bir yerde herkes birbirine benziyorsa, oralarda kimseler yok demektir.”

Fransız düşünürün bu anlamlı ve derin sözü gerçekten de çok doğrudur. Çünkü; birbirlerine benzeyen insanların oluşturdukları toplumların tekli sistemlerin, tek rengin olması, tek imajlarının hakim olduğu kasvetli ve karanlık resimlerin çizildiği bir portredir.

Fikirlerin, düşüncelerin ve farklı görüşlerin özgürlüklerine sınır yoktur. İsteyenler Kürtçe dili, isteyenler Türkçe dili, isteyenler Arapça dili, isteyenler dini Müslümanlık, isteyenler Hıristiyanlık, isteyenler dinsiz olur.

Toplumlara insanlara bireylere dayatmalar yapılarak hangi doğru sonuçlar alınmış ki şimdiye kadar ?

Bizler gibi düşünmeyenlere sizler kötüsünüz, sizler barbarsınız demek normal demokrasilerle hiçbir zaman bağdaşamaz.

Fikirlerini düşüncelerini beğenmediğimiz, tasvip etmediğimiz toplumların insanların ve bireylerin içinde de şefkati, adaleti, merhameti, insanlığı, barışı bilen ve savunmakta asla tereddüt etmeyenler vardır. Herkesi bir kefeye koymak fazlasıyla yanlış olur.

Fikir ve düşünce özgürlüklerinin olmadığı yerlerde ne bilimden ne de başarılardan söz edilebilir. Fikirlere düşüncelere özgürlükler getirilmedi mi bilim olmaz, bilim olmayınca sanat’ta olmaz, sanat olmayınca estetik gelişimi olmaz yok olur.

Fikirlerin düşüncelerin ve özgür ruhların, toplumları insanları ve bireylerin verimliliklerini fazlasıyla artırır.

Türkiye Cumhuriyeti Ülkesinin gelişip daha da demokratikleşmesi, fikirlere ve düşüncelere daha özgür bir yol açması adına öncelikle bu kavramları daha iyi algılayıp, gerçek manada uygulamaya koyulması için ciddi mücadelelerin, adımların atılması gerekliliğinin farkında olunması lazımdır. Yoksa sana özgürlük sizlere özgürlük bana özgürlük diyerek bir yerlere varılması mümkün değildir.

Tek bir renkle bir portre bir resim yapılmış olsaydı, farklı renklere hiçbir zaman ihtiyaç olunmazdı. Öyle ki bin bir çeşit renklerle en güzel sonuçların da alındığı büyük bir gerçektir.

İnsanların fikirlerine, özgürlüklerine ve düşüncelerine saygı gösterildiği bir Türkiye olması temennisi ile…

Esenlikler Dilerim…

 

“Mehmet Kızılkaya”


 E mail :        memoeemuh@gmail.com 

 Facebook :  https://www.facebook.com/memo.muhendis 

Twitter :       https://twitter.com/memocanom

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası