28 Haziran 2017 Çarşamba
Kendi Kamerası ve Kendi Kalemiyle Büyük Bir Güce Sahip Olan Kişi “Yılmaz Güney”

Kendi Kamerası ve Kendi Kalemiyle Büyük Bir Güce Sahip Olan Kişi “Yılmaz Güney”

Mehmet KIZILKAYA
Mehmet KIZILKAYA

Kendi Kamerası ve Kendi Kalemiyle Büyük Bir Güce Sahip Olan Kişi “Yılmaz Güney”

Tarih sayfalarının derinliklerinden yüreğimize dokunan kişi Yılmaz Güney…

Tarih sayfalarına adını kendi elleriyle, kendi tutsaklıklarıyla, kendi yaptığı filmleriyle, kendi mücadele ve kavgasıyla adeta kazınmış bir isim olarak burjuvaziye karşı verilmiş olan savaşın bir yandan sanat, bir yandan da hayat olmak üzere, teorik bir de pratik olmak üzere bütün cephelerde büyük kazanımları olan büyük bir sanatçı, bir devrimci, bir mücadele adamıydı.

Yılmaz Güney proletaryaya ve de sosyalizme ait bir insandı. (Proletarya: Ücret alan işçidir.)

Tarih sayfalarının derinliklerinden gelen Yılmaz Güney isminin manasının korkusuz, açık ve de azimli olan anlamlar içerdiğini, bunun yanında da soyadının da kendi ismi ile ne kadar bütünleştiğini görebilmekteyiz. Gerçek olan soyadının Pütün olması da şöyle bir anlam içermektedir. Pütün manası da bir dağ yemişinin kırılmaz olduğu, yanı sıra parçalanmaz çekirdeği manasının da çıkarıldığı görülmektedir.

Yılmaz Güney hepimiz, hepiniz, bütün insanlar gibi o da doğdu dünyaya geldi. Lakin dünyaya geldikten sonrasında bir sürü davalar, olaylar, silahlar, çatışmalar, aşklar, çocuklar, halklar, mücadeleler…

Yılmaz Güney hayatta karşısında durduğu bir sınıfın sinemada ki tahakkümüne karşı kendince gerçek sanatsal bir tutum geliştirerek, sanat kuramıyla birlikte devrimci düşünceyi ilk kez böylesine katışıksız harmanlayan bir lider, bir devrimci, bir büyük insan oldu. Devrim sinemasının mucitlerindendir. O dönemlerde her zaman dalga geçildiği, hor görüldüğü, kalıplarına da sığmadığı Yeşilçam'ın yel değirmenlerine karşı da büyük bir kararlılıkla adeta mücadelesini geliştirmişti.

Güney, bugün ve geçmişte Türkiye Cumhuriyeti Ülkesin de devrim denildiği zaman ilk akla gelen isimlerden biri olduğudur ki aynı zaman da sinema denildiği zamanlarda da aklımıza gelen ilk isimlerden bir tanesidir yoldaş Güney. Bu bir tesadüf değildir. Buraya kadar gelebilen bir insanın, bir devrimcinin, bir sanatçının ne kadar disiplinli ve de hedefi doğrultusunda ne kadar iradeli bir şekilde çalışıldığı, mücadele ettiğinin eylem ve üretimlerinin sonuçlarındandır.

Yılmaz güney adeta mücadeleci bir savaşçıydı. Kendi kamerasının ve de kendi kaleminin gücüyle başka hiçbir silahta bulunmayan büyük bir güce sahipti.

O bir mücadele adamıydı.

O bir halktı.

O bir toplumdu.

O bir çocuktu.

O bir devrimciydi.

O bir özgürlük savaşçısıydı.

Onun en büyük silahı kalemi ve kamerasıydı.

Yaşasın Yılmaz Güney…

Ruhunun derinliklerinde güzel bir şekilde uyuman dileğiyle…

Mekanın Cennet Olsun.

 

“Mehmet KIZILKAYA”

 

 



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası