28 Nisan 2017 Cuma
#konuşuptaRiskeGirmeyin

#konuşuptaRiskeGirmeyin

Özgür TIKIZ
Özgür TIKIZ

#konuşuptaRiskeGirmeyin

Tepebaşı belediyesinin en çok eleştirilen konularından birisi, bir çoğunuzun da malumu olduğu gibi yapılan işler sonucunda kalıcı eserler ortaya konmuyor olması. Elbette, bunun yanında belediyecilik olarak ortaya konması beklenen bir çok hizmetin "SÖZLER VERİLMİŞ" olmasına rağmen, yerine getirilmediği ve belediyenin de efor, enerji ve maddi kaynaklarını bir çok farklı alanlarda kullandığı görülüyor.

Malumunuz, bir çok bölgede yol yapımı için bekliyor vatandaşlar, çöplüğe dönmüş alanların ıslahı ve hizmetin gelmesini bekliyor vatandaşlar.. Ama bakıyorsunuz, başkan artık nasıl bir direktif yada yönlendirme alıyorsa bir çok alakalı alakasız yerlerde ortaya çıkıyor..

Bir bakıyorsunuz Silivride poz veriyor başkan, bir bakıyorsunuz işçi eylemlerinde, bir bakıyorsunuz hekim önlüğü giymiş, bir bakıyorsunuz eğitimci olmuş öğrencilerin arasında, bir bakıyorsunuz bir sergiye ev sahipliği yapıp dine ve dindarlara hakaret edenlere ev sahipliği yapıyor. Bir bakıyorsunuz kültür sanat adına barlar sokaklarını, alkol firmalarının sponsorluğuyla hayata geçiriyor. Bir bakıyorsunuz toprakla boğuşan sanatçı oluyor..  bir bakıyorsunuz müftülükle ortak güzel Kuran-ı Kerim okuma etkinliği yapıyor. Ama bakıyorsunuz ki kazın ayağı hiç de öyle değil.

Hatırlayacağınız gibi, başkan Ataç bir dönem DSP Tepebaşı Belediye başkanı olmuş ancak vatandaş memnun olmadğı için kendisine ikinci bir şans verilmemişti. Ancak bir dönem aradan sonra Yılmaz Büyükerşen'in desteği ile tekrar başkan olma şansını yakaladı. Ancak ilk dönem yaptığı başkanlık sonunda vatandaşdan aldığı uyarıyı çok da kayda almadığını gösterircesine, büyüklerinin yolundan gidiyor. Hizmet bekleyen bir çok konu varken, O, vatandaşın bir çoğunu ilgilendirmeyen işlerle uğraşıyor.

İyide sayın başkan kapıda alcaklı varken bu camdan sadaka dağıtma merakı nereden geliyor?

Başkanın yukarıda saydığım, girdiği bir çok kılıf içerisinde aslında bir çok tezatları da var. Tek tek hepsini saymayacağım. Çünkü bu yazıyı yazmamın nedeni aslında bunlar değil.. Ancak kısaca bazı şeylerin de tekrar altını çizmek gerekiyor diye düşünüyorum.

Zira karşımızda, benim bile birebir şahit olduğum arkadaşların işlerine son veren bir işçi dostu başkan var.

Aslında başkanın temel fonksiyonu, Yılmaz Büyükerşen'in vatandaşa bakan mağrur tarafı nedeniyle oluşan açığı kapatmak. Zira başkan, Yılmaz hocanın yapmayacağı, yapmaya kanımca tenezzül etmeyeceği bir çok işi yapıyor. 7'den 70'e gelir durumu, eğitim durumu, kültürü, ne olursa olsun herkesle barışık ve herkesin yanına gidiyor, samimi şekilde de ilgileniyor.

Mesela Büyükerşen'in hiddetle eleştirdiği Büyükşehir Yasası aslında Ahmet Ataç'ı çok da zora sokmuyor. Zira Yılmaz Hoca yıllarca gitmediği bir çok yere bu yasanın getirdiği zorunluluk nedeniyle gidiyor. Gittiği yerde de adeta "Beni buraya gelmek zorunda bıraktılar" dercesine yasayı da eleştirmekten geri durmuyor.

Yıllardır gidip görmedikleri yerleri görmek zorunda kalıyorlar. Sıkmaya imtina ettikleri elleri tek tek sıkıyorlar. Tiyatro ekibini oyunlar oynasınlar diye, yeni seçim alanlarına gönderiyorlar!... Seçimler öncesi kendileri oynayacakları oyundan önce belkide yeni seçmeni oyunlara alıştırıyorlar... İlçelerden yıllardır akıllarının bir ucunda olmayan çocukları getirip parkları gezdiriyorlar. Zira bu seçimde bir köşe yazarı abimizin dediği gibi Eskişehir'de çocukların üzerine oynanıyor büyük ölçüde. Büyükşehir Yasası nedeniyle ise yeni seçmene ulaşmak zorunda. Bu zorunluluk nedeniyle de "Yasayı" hiddetle eleştirmekten de geri durmuyor.

Ancak Ahmet Ataç'ın bu konuda bir sıkıntısı yok. Zira o halkın arasında. Halka tarz olarak da, hiç bir zaman uzak olmadı, tepeden hiç bakmadı.

Neyse konuyu yine ister istemez biraz dağıttık. Asıl bu yazıyı kaleme almamızın nedenine gelelim.

Yukardaki resimde de gördüğünüz gibi, konu aslında belli.

Bu fotoğraftaki kardeşimiz Sosyal Medya üzerinden yaptığı bir paylaşım nedeniyle ceza aldı. Konuyu bilmeyenler için kısaca özetleyelim:

Büyükerşen'in karikatürünü Facebook'ta yayınladı, 11 ay hapis cezası aldı

Eskişehir'de, Erdem Büyük isimli üniversite öğrencisi, Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'in karikatürünü paylaşım sitesinde yayınlayınca hapis cezasına çarptırıldı.

 Mahkeme, iktisat öğrencisi Erdem Büyük'ün, Büyükerşen'in belediyecilik çalışmalarını Facebook'ta yayınlayarak yazılı ve görsel ileti yoluyla hakaret etmekten 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. Ceza, Büyük'ün öğrenci olması, sabıkasının olmaması nedeniyle 5 yıl süreyle ertelendi. Büyük, 5 yıl içinde her hangi bir suç işlerse bu cezayı da çekecek.

Olayın en komik yanı, bir zamanlar kendiside karikatür çizen, Büyükşehir Belediyesinin imkanlarını Karikatür Sergileri için özellikle Aydın Doğan Vakfının sergileri için sunmakta adeta yarışan, Karikatür Müzesinin kurulmasına katkısı olan birinin bu şekilde tepki vermesi. Ki geçtiğimiz aylarda yine bir karikatür sergisi açılışında sayın başkan "Türkiyede artık karikatür çizmekte suç" oldu gibi bir açıklama yapmıştı. Oysa Erdem Büyük isimli öğrenci bir çizer bile değilken, paylaştığı bir karikatür nedeni ile ciddi bir araştırma sonucunda (internette izi aranarak) bulunmuş ve mahkemeye verilmişti.
İşte hocanın sözlerinden bir örnek:
"Malzeme çok, tahammül yok
İlk karikatürünü 12 yaşında çizdiğini belirten Büyükerşen, ‘’ O dönemler çok mizah dergisi vardı. Tekrar karikatür çizmeye başlayacağım. İlk sergimi 14 yaşımda açmıştım. İlk disiplin cezamı da lise yıllarında müdürün karikatürünü çizerken almıştım’’ diye konuştu.
Siyasetçilerinde bu konuda çok malzeme verdiğini dile getiren Büyükerşen, ‘’ Siyasetçiler çok malzeme veriyor ama tahammülleri yok. Üzülmek lazım onlar için. Turgut Özal bu konuda çok tahammül gösterirdi. Şimdilerde bu tahammülü göremiyoruz’’ ifadelerini kullandı. " Yılmaz Büyükerşen'in İstikbal Gazetesindeki çıkan bir açıklaması


Şimdi böyle olunca ister istemez insan merak ediyor. Karikatür yada bir çok konu, özgürlüğün bir gereği ve ileri demokrasilerin olmazsa olmazları ise SİZİN YAPTIĞINIZIN açıklaması ne olabilir. Yani sizi eleştirmediği sürece, karikatür özgür müdür, sizi eleştirmediği sürece insanlar özgürce konuşabilir mi? Yani Özgürlüğün sınırı sizleri eleştirmek midir? Özgürlük buraya kadar mı sizin için?
 
Şuan bu konuyu böylesine uzun uzadıya yazmanın nedeni ise Tepebaşı belediyesi tarafından gönderilen bir basın bülteni 19 Mayıs etkinlikleri çerçevesinde yapılacak bir etkinlikten bahseden basın bülteninin giriş cümlesi. Cümle ise  oldukça manidar.
"SOSYAL MEDYADA KONUŞAN GENÇLİK 19 MAYIS’I KUTLUYOR"
 
Organizasyonun konsepti #GençliğeKonuşmakYakışır şeklinde özetleniyor aslında. Basın bülteni yanında gönderilen görsellerde de bunu açıkca görebilirsiniz. (yazının en altında mevcut)
Ancak olayın tehlikeli tarafı, kazara Sosyal Medyada sayın başkanları eleştirdiğinizde başınıza gelebilecekler. Zira yukarıda verdiğim örnekte de bir üniversite öğrencisi sosyal medya üzerinde bir paylaşımda bulunmuş ve bu paylaşım "Karikatürü Mizah" olarak kabul etmeyenleri rahatsız etmiş ve Gençliğe Paylaşmak Yakışmaz diye düşünmüşler.
Şimdi sayın başkanın yani Ahmet Ataç'ın beklediği gibi #GençliğeKonuşmakYakışır diye düşünüp kazara onların hoşlarına gitmeyecek şeyler yazarsanız durum ne olacak. Sonunuz Erdem Büyük gibi mi olacak?
 
Bence siz en iyisi riske girmeyin derim.. Başkanın bu etkinliğine katılıp kazara hoşlarına gitmeyen bir şey yazarsanız sizde internet üzerinden araştırlıp kullandığınız bilgisayara kadar tespit edilerek mahkemeye verilebilirsiniz?
 
Hatta bizler bile bunları yazıyoruz diye aynı şeylerle karşı karşıya kalabiliriz. Zira bizim de buralarda yaptığımız şey sizlerle düşüncelerimizi paylaşmak.. Büyük olasılıkla bizim yazdıklarımızdan da pek hoşnut değiller?

Zaman zaman çeşitli vesilelerle bizlere de direkt olarak sus diyemeselerde "ABA ALTINDAN SOPA GÖSTERMEYİ" de ihmal etmiyorlar...

Her ne kadar dediğim gibi bizim yazdıklarımız hoşuna gitmeyenler bizlere çeşitli kulplar bulsalarda biz bildiğimiz, şahit olduğumuz konuları yazmaya ve paylaşmaya devam edeceğiz. Yazdıklarımız hoşlarına gitmeyenlerde her zaman yaptıkları gibi yan yatıp çamura battı diyecekler..

Ama siz siz olan riske girmeyin. Erdem kardeşemizle aynı şeyleri yaşamayın. Bence siz en iyisi Ahmet Ataç'ı değil beni dinleyin #konuşuptaRiskeGirmeyin
 
 
Merak Edenler İçin Erdem Büyük Olayının Geniş Özeti
 
Büyükerşen'in karikatürünü Facebook'ta yayınladı, 11 ay hapis cezası aldı
Eskişehir'de, Erdem Büyük isimli üniversite öğrencisi, Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'in karikatürünü paylaşım sitesinde yayınlayınca hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, iktisat öğrencisi Erdem Büyük'ün, Büyükerşen'in belediyecilik çalışmalarını Facebook'ta yayınlayarak yazılı ve görsel ileti yoluyla hakaret etmekten 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. Ceza, Büyük'ün öğrenci olması, sabıkasının olmaması nedeniyle 5 yıl süreyle ertelendi. Büyük, 5 yıl içinde her hangi bir suç işlerse bu cezayı da çekecek.

Osmangazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat bölümü öğrencisi Erdem Büyük(22), 2009 Mart seçimlerinden sonra bir sitede, DSP'li Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen'in yer aldığı bir karikatür buldu. Büyükerşen'in nasıl bir belediyecilik anlayışıyla hareket ettiğini anlatan, kente yerleştirilen heykellerin yer aldığı eleştirel karikatürü siteden alan Büyük, daha sonra bunu Facebook'ta arkadaşları arasında paylaşmaya başladı. Ancak bir kaç gün sonra Büyük, ilginç bir durumla karşılaştı. Polisler, karikatürün yayınlanmasının ardından yapılan şikâyet üzerine Büyük'ü bilgisayarının IP numarasından tespit ederek evinde gözaltına aldı. Emniyette ifadesi alınan Büyük hakkında, daha sonra Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen tarafından dava açıldı.

Eskişehir 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nde yaklaşık bir yıl süren dava hapis cezasıyla sonuçlandı. Mahkeme heyeti, Büyükerşen'in belediyecilik çalışmalarını Facebook paylaşım sitesinde yayınlayarak yazılı ve görsel ileti yoluyla hakaret ettiği gerekçesiyle üniversiteli Büyük'ün 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. Ardından Büyük'ün üst mahkemeye yaptığı itiraz da reddedildi. Ancak Büyük'ün cezası, öğrenci olması, sabıkasının olmaması nedeniyle 5 yıl süreyle ertelendi. Büyük, 5 yıl içinde her hangi bir suç işlemesi halinde söz konusu cezayı da çekecek.

ARKADAŞLARI FACEBOOK'TA TEPKİ SAYFASI AÇTI

Büyük'e verilen ceza okul arkadaşları ile akademisyenlerin tepkisini çekti. Bir grup üniversiteli ve akademisyen, Büyük'e destek vermek için Facebook'ta bir tepki sayfası açarak dava'ya neden olan söz konusu karikatürü o sayfada sergilemeye başladı. Amacının kimseyi incitmek, kırmak olmadığını belirten Büyük, verilen hapis cezasının kendisini çok üzdüğünü söyledi. Karikatürün bir abartma sanatı olduğunu anlatan Büyük, "Söz konusu karikatürde kötü, kırıcı bir durum yok. Karikatür hoşumu gitti. Beğendiğim karikatürü siteden alıp arkadaşlarımla paylaştım. Kötü bir niyetim yoktu." dedi.

Yaşadıklarını çok şaşırdığını anlatan Büyük, "Aldığım ceza karşısında hem üzüldüm hem de şaşırdım. Oysa topluma mal olmuş insanların eleştirel karikatürleri çizilebilir. Bunun örnekleri çoktur. Burada küfür ve edepsizlik yok." ifadesini kullandı. Üst mahkemeye yaptığı itirazın a reddedildiğini vurgulayan Büyük, konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) götüreceğini dile getirerek, "Bu konuda çalışma içerisindeyim. Amacım adaletin yerini bulmasını sağlamak." dedi.

BÜYÜKERŞEN'İN KENDİSİ DE GAZETECİ VE KARİKATÜRİST

Büyük'ün avukatı Vahap Ata ise Büyükerşen'in eski bir gazeteci ve karikatürist olduğunu vurgulayarak, "Her fırsatta bu özelliklerini sayıp gurur duyarak anlatan Büyükerşen'in şimdi hakkında yayınlanan bir karikatür için şikayetçi olması çok tuhaf." diye konuştu.


Erdem Büyükle ilgili haber kaynağı: vilayet26.com
 
 
 
 
 Bu da Tepebaşı Belediyesi'nin Basın Bültenindeki Görseli
 



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası