18 Aralık 2017 Pazartesi
Bu nasıl iş böyle!

Bu nasıl iş böyle!

Özgür TIKIZ
Özgür TIKIZ

Bu nasıl iş böyle!

Geçtiğimiz günlerde Eskişehirliler Uluönder Mahallesinde yapılan parkın talan edilip bir çok kamu malına zarar verildiği haberiyle çalkalandı. Neredeyse tüm yerel gazeteler bu habere manşetten yer verdiler.  Tepebaşı belediyesi tarafından yürüyüş yolu olarak düzenlenen alanda yapılan bu talanı haklı gösterebilecek yada savunulabilecek bir yan yoktu elbet.. Hala da yok..

Yani yaşanan bu olay tam anlamıyla kendini bilmez hatta halk düşmanı denebilecek bir anlayışın eseri. Belki birkaç ayyaşın.. Belki kasıtlı yapılmış ortalığı karıştırma planlı bir eylem.. Sonuç halkın parasıyla yapılanlar bir gecede böyle hunharca zarar verilip parçalanıyor..

Hatırlarsınız bir ara da araçlara zarar verenler vardı. Sabah kalktığınızda bir sokaktaki bütün araçların lastiklerinin bıçaklarla kesildiğini görüyordunuz.. Bir ara şehir merkezinde dikilen ağaçları kırmıştı aynı şuursuz mantık..

Hatta hatırlayanlar vardır belki yukarıda bahsettiğimiz yürüyüş yolundaki ağaçları da geçtiğimiz nisan ayı gibi yine kırmışlardı birileri..

En son 75. Yıl parkınınnın alt bölümündeki bu yürüyüş yolu tamamlandı hizmete açıldı. Açılış ardından yaşanan bu  yoldaki kıyım daha öncekilerden de beterdi.. Tüm Eskişehirliler ve elbette bu işin başındaki Tepebaşı Belediye başkanı yaşanan duruma tepki gösterdi.

“Bunu yapanlar insan olamaz” dedi başkan açıklamasında. Şöyle de devam etti: “Büyük emek harcanarak hazırlanan parklarımıza büyük zararlar veriyorlar. Bunları yapanlar cesaretsiz, korkak insanlar. Eskişehirliler bu insanları lanetleyecektir. Sosyal medyada bu saldırılara karşı çok ciddi tepkiler oluştu. Ben de bu saldırganları şiddetle protesto ediyorum. Onlar Eskişehir’e iyi işler yapılmasını istemeyen hainlerdir. Gerekli hukuki süreci başlattık en kısa zamanda bulunacaklarını umuyorum”

Diye haklı tepkisini ifade eden Ahmet Ataç’ın daha geçtiğimiz aylarda Eskişehir de dahil olmak üzere ülke genelinde bir çok maddi zararlara neden olanlara sahip çıktığını da hatırlayınca bu çifte standardın nedenini merak ederek bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Hatırlayacağınız üzere yaşanan olaylarda bir çok zararların yanında, yaşananların etkisi ile ekonomi anlamında ülkemizde sıkıntıların hissedilir şekilde yaşanmasında etkisi olmuştu bu olayların.

Bu olaylar sırasında Tepebaşı Belediye başkanı olarak değil de “Vatandaş Ahmet Olarak” destek verdiğini belirtilen başkan Ataç Tepebaşı Belediyesi yazan poşetlerle kumanya dağıtmayı da ihmal etmemişti.
Önümüzdeki günlerde KENT ve KÜLTÜR SÖYLEŞİLERİ’nde “Türkiye’de Gezi Ruhu” temasının işlenecek olması ise oldukça manidar.

Büyük emekler harcanarak yapılanları yakıp yıkanları bir yandan destekleyip, bir yanda da diğer büyük emek harcanarak yapılanları yakıp yıkanları lanetlemek nasıl bir anlayış oluyor.

Zira şöyle bir somut örnek de var. 5-10 yıl önce değil sadece 2 yıl kadar önce “büyük emekler harcanarak ve şaşalı tanıtımlarla açılan Barlar Sokağını”  baştan yıkıp yeniden yapmak mesela çok farklı bir durum mu?  Velev ki finansmanını bir şekilde belediye kasasından değil de başka yerlerden buldunuz diyelim.. Mantıklı mı? Bu kadar emeği, kaynağı çöpe atmak.. Yine vatandaşlara pek çok sıkıntı yeniden yaşatmak!
Ben bu durumu da  anlamıyorum… Anlayan varsa da beri gelsin..

Benim gözüm de kamu malına zarar veren herkes aynı muameleyi hak ediyor.. Sokakları yakıp, yıkan da, bu yapılan güzelim parka zarar veren de.. Tabii vatandaşın arabasının lastiğini kesip, boyasını kasti olarak çizen de..

Bir yandan bunları yapanlar hainlerdir diyeceksin, diğer yandan başka şeyleri yakıp yıkanlara yine kamunun kaynaklarından destek verip hala üstüne de bilmem ne ruhu diye bu durumu alkışlayacaksın..

İşinize gelince yakıp yıkmak haklı, işinize gelmeyince ise böyle lanetlenesi bir durum nasıl olabiliyor?

Yani aklınızca yakıp yıkmayı, günlerce halkın yolunu çadır kurup kapatmayı haklı görüyorsunuz. Evet iki eylem arasında fark var.. Ancak tek fark var.. Biri tamamen gizlice kimse görmeden yapılmış, diğeri ise yine kalabalıklar ardına gizlenerek yapılmış. Sonuç aynı.. Kamu malına, kamuya zarar vermek..

Biri hak arama maskesine gizlenmiş, diğeri psikolojik sorunlara..

Yukarıdaki fotoğraflar Eskişehir'de yaşananlardan çok kısa bir kesit..

Türkiye geneli yaşananların maddi boyutu hakkında google dan arama yaparak bilgi bulabilirsiniz

Buda Tepebaşı Belediyesinin Kent Kültür Söyleşileri Afişi

 



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası