18 Aralık 2017 Pazartesi
SÖZÜMÜZ YUNUS, ÖZÜMÜZ YUNUS OLMALI…

SÖZÜMÜZ YUNUS, ÖZÜMÜZ YUNUS OLMALI…

Hüseyin GÜVEN
Hüseyin GÜVEN

SÖZÜMÜZ YUNUS, ÖZÜMÜZ YUNUS OLMALI…
SÖZÜMÜZ YUNUS, ÖZÜMÜZ YUNUS OLMALI… Hüseyin Güven huseyinguven1907@gmail.com Yunus diyarında hayata gözlerimizi açtığımızdan mıdır bilinmez, çocukluğumuzdan bu yana 6 Mayıs farklıdır nezdimizde… Malıç diliyle ‘Yunusemreler günü’ diye bildik… Her yıl 6 Mayıs’ı iple çekerdik… O gün ziyaretine gider, kabri başında dualar ederdik… Samimiydik… O gün bugündür hep sevmiş, felsefesini benimsemişizdir… Anmaktan ziyade anlamaya ve dahi anlatmayı şiar edinmiştik kendimize… Geleceğimiz /oğlumuza adını verdik, Yunusemre’miz dedik… Can içre can ağabeyim doğmuş yine o gün, Ağabeyin ‘Hıdrellez’de doğdu der gül kokulu anam… İşte o güzel gün yine geldi çattı… Sevene, sevdirene şükürler olsun… *** TC Eskişehir Valiliği ‘Bu yıl 02 – 10 Mayıs tarihleri arasında ilimizde gerçekleştirilecek Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası etkinliklerine herkesi el vermeye, gönül vermeye, tanış olmaya davet ediyor…’ Kâğıt üzerinde dolu dolu olmuş… Emeği geçenlere şimdiden teşekkür ediyorum… Hani o ilahi aşk ile söyleyen, ‘Yaradılanı Sev Yaradandan Ötürü’ diyen, gönlü zengin bir insan Yunusemre için düzenleniyor bu etkinlikler… Büyük Türk düşünürü, tasavvuf ve halk şairi Yunus’umuz 6 Mayıs 2017 Cumartesi günü, Mihalıççık İlçesi’nin Yunusemre Mahallesi'nde, kabri başında anılacak… İğne atsanız yere düşmez o gün… Peki ya diğer günler? Bugüne deyin etkinlikleri takip etmeye çalıştım, maalesef ilgi, katılım çok az… Hatta haberlere konu olacak kadar vahim boyutlarda… Bu durum bizi üzmeli… Şapkamızı önümüze alıp düşündürmeli derin derin… Ne oldu bize demeli içimizdeki biz… Güvence derki; Dünyada kaç ülkenin Yunusu var bizim gibi? Peki ya Türkiye’de kaç yerde makamı vardır Yunus’un? Öyle bir Yunus ki kıymetini bilemediğimiz bu gönül insanı… ‘Adam, adam gölgesinde yetişir’ Bu gönül adamının gölgesinden istifade etmeli bu topraklar… Yöremi Eskişehir’de Yunus hoşgörüsü bulunmaz nimet, bilinmeli… Yunusu bir kaç gönle düşürebiliriz, bunun derdine düşmeliyiz /düştük inşallah… Ve dahi… O gün oraya giden protokol, ekâbir takımı ve dahi tüm beşerler bir an Yunusemre’nin kendilerini karşılayacağını düşünerek gitmeli… Maalesef hak etmiyoruz Yunusumuzu… Anlayamıyoruz… Anlayamadan, anmaya gidiyoruz içimiz boş vaziyette… Ve dolduramadan heybemizi geri dönüyoruz izimizin üstüne… Birde protokol aymazlığı var ki ha getire… 3 yıl evvel Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın sözleri hala kulaklarımda… Benzeri sözleri sarf etmiş tertip komitesine halk nerede diye sormuştu. İnanın protokol bantlarını en az yüz metre ötesindeydi halk… Bakınca içiniz acır… Peki, neden düzelmiyor bu eğrilik… Hani demiş ya ‘Cümleler doğrudur sen doğru isen, Doğruluk bulunmaz sen eğri isen.' Daha ne desin o zat… Bizler yıllardır gündeme getiriyoruz bu acı durumu... O gönül insanının bunları isteyeceğini hiç sanmıyorum… Anlayamadığımızın en somut örneklerinden… Maalesef orada ve dahi bu tarz gönül makamlarında bile halen protokol kamburuna kurban gidiyoruz… Varsa yoksa o gün gelecek devlet erkânına odaklanıyoruz… Balkon konuşmaları yapılır gibi yüksek platformlar üzerinden halka sesleniyor sözüm ona muktedirler… Bu değil ki Yunus’u anmak, O gönül insanı Yunusemre, birilerinin hala kendisini anlamadığını, anlatılamadığını görse idi ne düşünürdü dersiniz? 2017 yılında dahi kabri başına gelenlerin büyük bir bölümünün anlamadan, anmaya geldiği hissetse nice olur halımız? Trenler /otobüsler bile parayla götürüyor o topraklara… Ve dahi… Yunus’u anlayan zaten koşarak gider o topraklara… Feyz almadan da dönmez… Yıllardır atamız Yunusemre’yi, analım, anlayalım, tanıtalım ki, bizler için,‘Yunusemre’nin Tabdukemre’ye götürdüğü odun kadar düz ve sağlamdır’ desinler… Derdine düşelim demiştik… Yunus’u anmaya sözlerini yaymaya evet! Ama anlayarak, anlatarak, yaşayarak her birimiz Yunus dilli, gönüllü olmayı dilemiş idik… İşte Yunus gönüllü bir dostumuz, büyüğümüz var Eskişehir’de… Hemen dizimizin dibinde… Ömrümüzün bazı dilimlerinde ÇAY’ı ve muhabbeti nasip olur şükür… O Yunus gönüllü insan Eskişehir (eski) şimdilerin Aydın Vali yardımcısı Ömer Faruk Günay’dır… Yıllar önce kaleme aldığım yunus yazılarından bir tanesinde aramış, davet etmiş defalarca ÇAY eşliğinde uzun uzun muhabbet etmiştik… Öyle bir gönül ki kafesine sığmaz… Geçen gün ileti göndermiş yine sağ olsun… Merhaba Hüseyin, kulakların çınlıyor mu bilmem... Diyerek başlamış sözlerine. Ve tane tane devam etmiş… Hiç unutmadım misafir yöneticiler değil biz sahip çıkalım Yunusumuza, sözlerini… Demiş ve dahi dolu dolu devam etmiş… Allah cc razı olsun Sayın valim… Hiç unutur muyum? Rabbim sayılarınızı çoğaltsın. Sizin gibi gönüllere ihtiyacı var ülkemin… *** Eskişehir Vali Yardımcısı Ömer Faruk Günay bakın ne diyor Yunusemremiz için; ‘Anlayalım anlatalım’ Yunus Emre'yi unutturmamak, kalplerde hissettirmek ve yeni jenerasyonun hafızasına işlemek hepimizin üstüne düşen bir görevdir. -Yunusemre'nin sahiplenilmesi gerektiğini, bu hususta basın mensuplarına da önemli görevler düştüğünü ifade ediyor… -Eskişehir belediyelerinin ve üniversitelerin işbirliğince düzenlenecek olan "Yunus Emre Haftası" etkinliklerinin doğru mesajları vermesi halinde toplum üzerinde pozitif etkileşimler oluşturacağını dile getiriyor. -Valiliğin topluma değer katan bütün projelere açık olduğunu söylüyor… -Benim için bir Yunusemre gecesinde binlerce kişinin içerisinden 2 kişinin etkilenerek yaşam biçimini değiştirmesi önem arz ediyor. -İnsanlara sevmeyi, kardeşliği, hoşgörüyü anlatan Yunusemre'yi en iyi şekilde duyurmamız gerekiyor. -Bu sadece Eskişehir ili sınırları içerisinde kalmamalı. Tüm dünyanın kardeş olabilmesi adına önemli mesajlar veren Yunus'u anlatmak ve anlamak gerekiyor. Diyor koca gönüllü insan Ömer Faruk Günay… *** Demiştik yineleyelim… Yunus’umuzu tanıtma görevini sadece yöneticilerimizin sırtına yük etmek bizlerin eksikliği… O yükü hafifletmek ve dahi anlamak ve anlatmaya alışmak boynumuzun borcu olmalı… Bizler Yunus’umuzu, inanın gerektiği kadar tanıtamıyoruz. Eskişehirli olarak değerlerimize sahip olma adına görev ve sorumluluklarımız olmalı. Sözümüz Yunus, özümüz Yunus olmalı… Atamız Yunusemre’yi, analım, anlayalım, tanıtalım ki, bizler için, ‘Yunusemre’nin Tabdukemre’ye götürdüğü odun kadar düz ve sağlamdır’ desinler… Yunus’u anmaya sözlerini yaymaya evet! Ama anlayarak, anlatarak, yaşayarak her birimiz Yunus dilli gönüllü olarak… Ve dahi ezcümle; Doğru, dürüst ve dümdüz adam olmayı öğrenelim… Öyle bir olalım ki, bakan bizde Yunusu görsün… Eskişehir denilince akla nelerin gelmesini istiyorsak o uğurda çalışmalıyız. ‘Bırakalım benliği, anlayalım atamız Yunus’u, biz olalım biz’ Ves’selam…



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası