EĞİTİME BAKIŞ
- 26 Kasım 2011 Cumartesi
- Bu yazı 5718 kez okundu
EĞİTİME BAKIŞ
Öğretmenin önemi devlet büyükleri tarafından bir kez daha dillendirildi. Televizyon kanallarında günün anlamıyla ilgili haberler, programlar yapıldı.
Her şey öğretmenlik mesleğinin kutsallığı üzerineydi.
Ekonomik, sosyolojik ve de psikolojik yönden kimse ciddi anlamda öğretmenlik mesleğini konuşmadı.
“Anne gibi, baba gibi”,”Öğretmenin kölesi olurum”, “Öğretmenler, yeni nesil sizlerin eseri olacaktır”, “Fedakâr, cefakâr”,”En zor koşullarda emeğini esirgemeyen öğretmenler” gibi sözlerle öğretmenlerin gönülleri alınmaya çalışıldı.
Her zaman dile getirdiğim gibi; önemli işler yapanlar her anlamda değer verilen kişilerdir. Bugün doktorlar, ekonomik ve sosyal doyumun en yükseğini yaşamaktadır. Avukatlar, Mühendisiler de öyledir. Toplumdaki avukatlık algısı bile, avukatlık mesleğine verilen değerin ne kadar yüksek olduğunu gösterir bize.
Avrupa’da öğretmenin aldığı maaş, mesleğin tercih edilme oranı, Eğitim Fakültelerinin kalitesi, öğretmenliğin değerini göstermesi açısından önemlidir. Ülkemizle kıyaslandığında ise öğretmenliğin, Avrupa ülkelerinde ne kadar değerli, ülkemizde ise ne kadar değersiz olduğu görülmektedir.
Ülkenin en ücra köşelerinde, en zor koşullarda görev yapan öğretmenlerin hem ekonomik hem de sosyal anlamda ne kadar gerilerde oldukları görülecektir. Bu zor koşullar nedeniyle, Öğretmenlik mesleğini tercih edenlerin çoğunun, başka bir iş yapamadığından bu mesleği tercih ettikleri anlaşılacaktır.
Şehirlerde ise; çalışma standartlarının çok üstünde çalışmak zorunda kalan, daha çok daha çok başarı isteyen sistemin çarklarında ayakta durmaya çalışan öğretmenler, adeta yarış atına dönmüş durumdadırlar.
Tüm bu zor çalışma koşullarına rağmen alınan ücret ortadır. Hiçbir eğitimciyi memnun etmemektedir. Yüzde doksanı yoksulluk sınırında yaşamaktadır.
Nasıl doktor, avukat ve mühendis için ciddi paralar ödeniyorsa bu ülkede; eğitim için de ciddi kaynaklar ayrılıp, eğitimcilere ciddi paralar ödenmelidir.
Eğitim fakültelerinin, eğitim kalitesi artırılmalıdır.
Liseyi bitirip, üniversiteye girecek öğrencilerin ilk tercihlerine öğretmenlik mesleğini koymaları için meslek cazip hale getirilmelidir.
“Eşit işe, eşit ücret” adı altında yapılan düzenlemede eğitimcilere en küçük bir iyileştirme bile çok görülmüş, adeta üvey evlat muamelesi yapılmıştır.
Hani derler ya halk arasında, “aç ayı oynamaz” diye.
Öğretmenlerden ciddi işler bekleniyorsa ilk önce ekonomisi iyileştirilmelidir. Sosyal hakları en üst sınırlara çıkartılmalıdır.
Örneğin, öğretmenevi imkânlarından, sosyal tesislerden ücretsiz yararlandırılmalıdır. Ek ödemeler tatmin edici düzeyde olmalıdır.
Diğer meslek gurupları kendi kurumlarının tüm olanaklarından en iyi şekilde yararlanırken, öğretmenler; kendi kurumlarının sosyal olanaklarından yararlanamıyor.
Ülkede öğretmenlerin büyük çoğunluğu ikinci bir iş yapıyor.
Düşünün, bir doktorun mesaiden sonra bakkal dükkânı işlettiğini; o doktorun, doktorluğundan şüphe edilir; o doktorun bir tane hastası kalmaz değil mi? Yine bir avukatın, duruşmalardan sonra oto galericilik yaptığını varsayın; sanırım avukatın müvekkilleri hemen o avukattan davalarını geri çeker, o avukatın elinde bir tane davası kalmazdı.
Neden bir öğretmenin taksici, bakkal, manav, emlak, bilgisayar alım satımı, cafe işletmeciliği, araba alım satımı vb işler yapması yadırganmıyor bu ülkede.
Ülke olarak öğretmenliğe verdiğimiz değer ve de toplum olarak öğretmenliğe bakış açımız ortada.
Devletin, öğretmenlere bakışı değişmedikçe, Eğitim Fakültelerinde kalite artmadıkça, öğretmenlik mesleğinin sorunları çözülmedikçe, iyi bir eğitim beklentisi, ülkemiz için hayal olacaktır.
Eğitimi iyi olmayan bir ülkenin hiçbir şeyi iyi olamaz.
Değil mi?
- ÇARESİZLİK - 9 Haziran 2016 Perşembe
- KIRMIZI SAÇLI KADIN - 16 Nisan 2016 Cumartesi
- BİR ADA HİKAYESİ - 10 Mart 2016 Perşembe
- İFTARLIK GAZOZ - 10 Şubat 2016 Çarşamba
- SERENAD - 27 Ocak 2016 Çarşamba
- KAFAMDA BİR TUHAFLIK VAR - 13 Aralık 2015 Pazar
- EN BÜYÜK YATIRIM - 27 Ekim 2015 Salı
- ACIMIZ BÜYÜK - 15 Ekim 2015 Perşembe
- OKU OKU OKU - 5 Ekim 2015 Pazartesi
- BAYRAM - 20 Eylül 2015 Pazar
- DÜNYA VE İNSAN - 13 Eylül 2015 Pazar
- ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKAR - 29 Temmuz 2015 Çarşamba
- RENKLER GÜZELDİR - 10 Temmuz 2015 Cuma
- GİYİM KUŞAM - 27 Haziran 2015 Cumartesi
- HAYATA DAİR - 2 Haziran 2015 Salı
- JAPON MÜHENDİS - 25 Nisan 2015 Cumartesi
- ÖNEMLİ GÜNLERİN ARDINDAN - 22 Mart 2015 Pazar
- EMEK VERMEDEN - 2 Mart 2015 Pazartesi
- VAHŞET VAHŞET VAHŞET - 16 Şubat 2015 Pazartesi
- TÜRK FİLMLERİ - 31 Ocak 2015 Cumartesi
- YENİ YIL - 9 Ocak 2015 Cuma
- EĞİTİME BAKIŞ - 16 Aralık 2014 Salı
- BİR SERZENİŞ - 4 Aralık 2014 Perşembe
- ADALET - 2 Kasım 2014 Pazar
- DİLİM VARMIYOR - 14 Eylül 2014 Pazar
- HUKUK VE VİCDAN - 3 Eylül 2014 Çarşamba
- HAYAT AKARKEN - 10 Ağustos 2014 Pazar
- GÜNDEM - 20 Haziran 2014 Cuma
- UMUT - 11 Nisan 2014 Cuma
- ANLAMIYORUM - 28 Mart 2014 Cuma
- UZAKTAKİ KURT - 25 Şubat 2014 Salı
- ÜLKENİN DURUMU - 16 Ocak 2014 Perşembe
- CUMHURİYETÇİLER VE DEMOKRATLAR - 30 Kasım 2013 Cumartesi
- EĞİTİM - 27 Ekim 2013 Pazar
- ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI - 18 Eylül 2013 Çarşamba
- ESKİYE ÖZLEM - 20 Ağustos 2013 Salı
- NEREDE KALMIŞTIK - 6 Temmuz 2013 Cumartesi
- SIRADANLIK VE GERÇEKLER - 2 Temmuz 2013 Salı
- ÖLÜM - 11 Mayıs 2013 Cumartesi
- 1 MAYIS - 1 Mayıs 2013 Çarşamba
- DÖRT DUVAR ARASI KADIN - 19 Nisan 2013 Cuma
- DOLU DOLU YAŞAMAK - 22 Mart 2013 Cuma
- KADINA DAİR - 8 Mart 2013 Cuma
- MUHTEŞEM YÜZYIL - 22 Şubat 2013 Cuma
- AHMET HAKAN “SANA NE” DİYOR - 11 Ocak 2013 Cuma
- ARABESK - 14 Aralık 2012 Cuma
- BİR ARPA BOYU YOL - 26 Ekim 2012 Cuma
- KAZANMADIKLARIMIZI TÜKETMEK - 13 Ağustos 2012 Pazartesi
- OLMADI OLMAZ DA - 10 Haziran 2012 Pazar
- EĞİTİMİN TEMEL SORUNU - 6 Mayıs 2012 Pazar
- EĞİTİMDE PROJE VE PERFORMANS - 6 Nisan 2012 Cuma
- SUÇLU GEN - 13 Mart 2012 Salı
- BİLGİ SAHİBİ OLMADAN - 21 Şubat 2012 Salı
- NEDEN DEVLET OKULLARI BAŞARILI - 26 Ocak 2012 Perşembe
- NE OLACAK! BU ÇOCUKLAR? - 13 Ocak 2012 Cuma
- YILIN ARDINDAN - 22 Aralık 2011 Perşembe
- FARKINIZ YOK BİRBİRİNİZDEN - 4 Aralık 2011 Pazar
- EĞİTİME BAKIŞ - 26 Kasım 2011 Cumartesi
- DUYAN OLDU MU? - 19 Kasım 2011 Cumartesi
- ahmet hakan nereden bakıyorsun - 4 Kasım 2011 Cuma
- TARAFTAR OLMAK - 21 Ekim 2011 Cuma
- NERDEN NEREYE - 9 Ekim 2011 Pazar
- YAZMAK - 7 Ağustos 2011 Pazar
- UCUBE - 22 Mayıs 2011 Pazar
- ucube - 22 Mayıs 2011 Pazar
- 0-6 YAŞ - 29 Nisan 2011 Cuma
- SAVAŞ!.. - 8 Nisan 2011 Cuma
- ERKEK OLAN - 21 Mart 2011 Pazartesi
- BİLGİNİN AĞIRLIĞI - 8 Mart 2011 Salı
- NELER OLUYOR - 17 Şubat 2011 Perşembe
- gideriz tersine - 27 Ocak 2011 Perşembe
- HER MEVSİM GÜZELDİR - 23 Aralık 2010 Perşembe
- KAFALAR TUTSAK OLMASIN - 5 Aralık 2010 Pazar
- 24 KASIM YAKLAŞIRKEN - 11 Kasım 2010 Perşembe
- NE KADAR ÇOK BİLİYORUZ - 20 Ekim 2010 Çarşamba
- 21 yüz yıla dair - 3 Ekim 2010 Pazar
- KPSS SINAVI - 6 Eylül 2010 Pazartesi
- ZAMANI KULLANMAK - 22 Temmuz 2010 Perşembe
- ortalık toz duman - 8 Haziran 2010 Salı
- BU GÜNLERDE - 14 Mayıs 2010 Cuma
- AŞK - 22 Nisan 2010 Perşembe
- HALKIN GÜNDEMİ - 13 Nisan 2010 Salı
- KENDİNE DEMOKRAT - 4 Nisan 2010 Pazar
- YENİ DEĞERLERİMİZ - 19 Mart 2010 Cuma
- VEDA - 10 Mart 2010 Çarşamba
- CİNNET VE ŞİDDET - 2 Mart 2010 Salı
- okumuyoruz - 17 Şubat 2010 Çarşamba
- Suçlu Kim - 12 Şubat 2010 Cuma
- Tekel İşçileri - 4 Şubat 2010 Perşembe

