10 Ağustos 2016 Çarşamba
CANAVAR NASIL YETİŞİR

CANAVAR NASIL YETİŞİR

Nevzat Ağabey Milli Gençlikle...
Nevzat Ağabey Milli Gençlikle...

CANAVAR NASIL YETİŞİR

Nevzat Laleli      [email protected]         www.yuvamiz.net

Nereye gidiyoruz yazı serisi                                                                                                                 

Gazete ve televizyonlarımız her gün birçok polisiye suç haberleri vermektedirler. Zannedersiniz, Irak ve Afganistan’da olduğu gibi ülkemiz de işgal altına girmiş veya sanki Filistin’deyiz de Yahudiler bize de kan kusturuyorlar. Allah’a çok şükür vatanımız henüz bir düşman işgaline uğramış değildir.

Peki, ülkemizdeki insanlar birbirlerine, niçin düşmanca tavırlarla yaklaşmakta, birbirlerini vurup öldürmektedirler. İnsanlarımız niçin, birbirlerine düşman askerinin bile yapmadığı tecavüz ve taarruzları yapmaktadır? İnsanımızın kalbine bu düşmanca fikirler nereden gelmiştir ve onu insanlarımızın kalbine kimler, nasıl yerleştirmişlerdir?

 CİNAYETLER, TECAVÜZLER

Hatırlarsınız, bundan birkaç yıl önce bir bayramı arifesi, Yalova’dan başlayan bir dizi cinayet haberleri, ardı ardına gelmeye başlamıştı.

Sakarya, Ankara- Gölbaşı, Mersin daha sonra Pozantı ve Ankara-Kızılcahamam’da seri katiller, her uğradıkları yerde mağazalarda veya benzinlikte çalışan masum insanların kafalarına sıktıkları silahlarla onları öldürdüler. 2–3 gün içinde 7 maktul ve iki yaralama olayı gerçekleştirdiler. Bu arada iki otomobil çalındı, bunlardan biri ateşe verilerek yakıldı. Gazeteler bu haberlerini verirken “seri cinayetler” adını verdiler.

Yakalandıktan sonra katillere; “Bu adamları niçin öldürdünüz?” soran gazeteciler, “Zevk için (!)” diyebilen vicdansızlarla karşılaştılar. Katil gençlerden birinin babasıyla yapılan röportajda, acılı baba; “oğlumu idam edin” diye feryat ediyordu.

Aynı hafta içerisinde bir başka kanımızı donduran haber, gazeteler tarafından verilmekteydi. İzmir’de annenin çalıştığı evde, 17 aylık bir kız çocuğuna 3 zorba (verecek isim bulamıyorum) tarafından defalarca tecavüz ediliyor. Polis mütecavizleri ve anneyi tutukluyor, bebeği de çocuk yuvasına veriyor. Bebek ölümden kurtulmuştu ama yoğun bakımda günlerce kalma pahasına…

Kanınız henüz donmamışsa bir haber daha vereyim, aynı hafta içerisinden. Bir genç kız, evde birlikte yaşadığı öz annesini öldürüyor. Sonra sırtlanların ve çakalların bile yapamayacağı bir olaya imza atıyor. Annesinin cenazesi henüz evdeyken aynı evde kendisi gibi arkadaşlarına parti veriyor. Vur patlasın çal oynasın eğleniyorlar.

Bu ve benzeri haberler o kadar çok ki bunları, polisin suç ve suçlular hakkında tuttuğu ve her gün daha çok artmakta olan istatistikî bilgilerinden öğreniyoruz.

İNSANLARI SUÇA İTEN SEBEPLER

Yukarıda belirtilen veya diğer suçlular olsun, bunların temel özellikleri nelerdir” diye sorsak ne görürüz?

Bu katillerin en önemli özellikleri, kalplerine sevgi yerine kin ve düşmanlığın yerleştirilmiş olmasıdır. Yıllarca çevresinde itilip kakılmış olmak, kendilerine insanca değerler vermemek ve “insan insanın kurdudur” felsefesini kafalarına ve kalplerine işlemiş olmaktır.

Diğer önemli bir husus bu adamların çevrelerinde gazeteler, televizyonlar ve diğer medya kuruluşlarının “reyting yapıyor” diye sundukları polisiye filimler, mafya dizileri gelmektedir. Bu filimler, “adam öldürmeyi, cinayet işlemeyi bir kahramanlık olarak…” takdim etmekte, bunlar haklı haksız birçok insanı öldürerek seyirciye kendilerini alkışlatılmaktadırlar. Ve ne hikmetse yapılan katliama dur diyecek birileri, mesela polis hiç görünmemektedir.

Bunlar; sürekli içki ve uyuşturucu kullanan insanlardır. Nitekim 17 aylık kız çocuğunun tecavüze uğradığı evi önü televizyonda ki haberde ekrana getiren bir televizyon kanalı, evin önünde ki çöplükte boşaltılmış birçok içki ve bira şişelerini göstermiş ve “işte insanı suç işlemeye iten nedenlerden…” diye takdim etmişti.

Canilerin diğer bir özelliği genç ve güçlü olmalarıdır. Bunlar vurur kırar ve hayatlarını istedikleri gibi yaşamayan kuvvetli insanlardır. Çünkü bunlar güçlü olanca her istediklerini yapmaya haklarının olduğuna inanmakta ve gücü bir hak sebebi saymaktadırlar.

Bir başka ve önemli temel özellikleri de; bunların kalplerinde Allah korkusunun bulunmamasıdır. Bunlar, başkalarının haklarına tecavüz ederken, yaptıklarının bütün ayrıntıları ile kaydedildiğini ve bir gün mutlaka hesabının sorulacağına inansalardı bu zulümleri yapabilirler miydi?

ŞUÇLU, AYAĞA KALK

Buradan, kolaylıkla şu genellemeyi yapabiliriz.

Allah’ı tanımayan, ondan ve onun bir gün kendilerini hesaba çekeceğinden korkmayan, içki ve uyuşturucu kullanan, gücü - kuvveti yerinde olan her insan toplumumuzda potansiyel suçlu konumundadır. Bugün bu yapıda olanların her hangi bir suç işlememeleri, yarın uygun bir ortam bulduklarında suç işlemeyeceklerine delil teşkil etmemektedir.

Bu canavarları kimler yetiştiriyor? Yedi yaşından itibaren okullarına alıp da onları 8 sene “kesintisiz eğittik” zannedenler veya 4+4+4 eğitim modeli ile gençliği yetiştireceklerini zannedenler, Milli Eğitim’in, bu canavarların yetişmesinde katkısı yok mudur?



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası