11 Ağustos 2016 Perşembe
Fuhuş ve İslam

Fuhuş ve İslam

Ali Osman ORUM
Ali Osman ORUM


 

Tüm değerlerin paraya endeks edilerek yıpratılmaya çalışıldığı, daha çok kazanma hırsıyla meşru olmayan yolların meşru gösterildiği hatta 'kutsal aile' ocağının bile gözden çıkarıldığı dünyamızda, sorumsuz bir toplum modeli insanlığı tehdit etmektedir.

Cinsel özgürlük adına fuhşa her türlü imkân sağlanması, gençliğin cinsel ihtiyaçlarını meşru ölçüler dışında üstelik evlilikten kaçarak gidermesi hususunda çok etkili olan bir kısım yazılı ve görüntülü basının, özellikle gençliğin düştüğü bu çıkmazda hayli sorumluluğu olmalıdır.  Fakat bu tehlikenin cesametini ne yazıktır ki, henüz anlayabilmiş değildirler. Ya da bu tehlike onları pek de fazla ilgilendirmemektedir. Şurası bilinmelidir ki, ilahi adalet intikamını çok acı bir şekilde almaktan geri durmayacaktır. Şu beyitin ifadesinde olduğu gibi: “Alma mazlumun âhını, çıkar âheste âheste. 

Bir kadının bir erkeğe ömür boyu "mecbur" olmamasını savunmak yerine, bunun aksine bir kadının birçok erkekle sonu gelmez serüvenler yaşamaya mecbur bırakılmamasını savunmaları daha etik değil midir? Kadın özgürlüğünü, ilişki kurma özgürlüğü sananlar, “Hayvanlar kadar özgür olamıyoruz” diyerek cinsel hayatı, hayvanlarınkine endekslemeyi umarak çığırtkanlık yapmayı hüner sanan beyin özürlüler; toplum adına olabilecek çok büyük felaketlerin gerçek sebepleri olduklarını ve toplumu büyük bir felakete doğru sürüklediklerini umarız çabuk fark ederler. Çünkü Hz. Peygamber (a.s.): "Bir milletin içinde zina (fuhuş) ortaya çıkıp nihayet o millet, bu suçu alenî olarak işlediğinde, mutlaka bulaşıcı (tâun) ve onlardan önce gelip geçmiş milletlerde hiç görülmemiş hastalıklar yayılır." (Ibn Mâce, Fiten, 22) buyurarak, fuhşun sebep olacağı pek çok tehlikelerinden müslümanları sakındırmaktadır.

'Günümüzde fuhşun sebep olduğu AIDS gibi korkunç hastalıklar, İslâm'ın fuhşu önlemek için getirdiği hukukî ve ahlâkî tedbirlerin önemini ortaya koymaktadır. Fuhşun çirkinliği sadece sebep olduğu zührevî hastalıklarla sınırlı değildir. Cinsiyet ahlâkı bakımından fuhuş, rûhî sapıklıklara ve kadın kişiliğinin en önemli unsuru olan iffetin kaybolmasına sebep olmaktadır. İffetin kaybolması kişinin toplum içinde şeref ve itibarını kaybetmesine, daha başka ahlâkî kusurları yapabilecek hâle gelmesine yol açar. Nihayet fuhuş, sevgisiz olarak vücudunu satmaktır. Kişilik şuurunu yıktığı için kişiliğe en ağır hakarettir.' (Nebi Bozkurt, DİA Fuhuş md)

Bütün dinler gayri meşru cinsel ilişkilerin ve zinanın suç olduğunu söylemektedir. Hatta İslâm dini daha da ileri giderek, günah eğilimlerini azaltacak çareleri belirler ve kurallar koyar. Herkesten günaha girmemeye karşı kendisini dirençli kılacak kişisel ahlâkını geliştirmesini beklemek kolaydır. Fakat -insanların büyük çoğunluğunu oluşturan- zayıf iradeli kimseleri peşinen kaybedilmiş bir savaşa sürükleyecek olan fırsatları azaltmak daha akıllıca bir davranış olmaz mı?

Dinler içerisinde gerçekten ayrıcalıklı bir yere sahip olan ‘kalite dini’ İslâmiyet,  fuhşu büyük günahlardan kabul ederek,  fuhşa karşı tavrını koymuştur.  Çünkü İslam, sadece bir din değil, aynı zamanda sosyal bir sistem, bir kültür ve bir medeniyettir. Böyle olunca onun değerleri, idealleri ve hedefleri vardır ki, bunlar hayatın bütün alanlarında insan mükemmelliğinin son aşamalarıdır. İslam sadece ibadet ve iman meseleleriyle ilgilenmez. Aynı zamanda ahlâkî davranışları, sosyal ilişkileri ve iş meselelerini konu edindiği gibi hatta yasama, vergi, aile, toplumun gelişmesi, toplumsal temeller ve uluslararası ilişkilerle de ilgilenir.

İslam’ın amaçlarından biri de nesillerin korunması, sağlıklı bir toplum yapısının oluşturulmasıdır. Fuhuş ve fuhşa götüren tüm davranışlar zinaya yaklaştıran yollar olarak haram kılınmıştır. (İsra, 32), İnsanlara bu yolları açıp teşvik edenleri çeşitli şekillerde cezalandırmayı kendi görevleri arasında saymıştır. İslam bütün müesseselerinde ve düzenlemelerinde akla hitap eder ve insanın tabiî karakteri (fıtratı) ile uygunluk arz eder. Bu durumda insanlar için daima şefkat ve rahmet özellikleri sergileyen İslam'ın insanlara gereksiz yük ve sınırlamalar getirmesi düşünülemez. Bu din, aynı zamanda kolaylık dinidir. Zira dinî meselelerde çok katı olanlar gayeye ulaşamazlar.

Sonuç olarak denilebilir ki, İslâm dini zina ve fuhşu, toplum yapısını ve toplum sağlığını çok olumsuz etkilemesi nedeniyle cezalandırmaktadır. Bugün çoğu ülkede görülen sevişme hürriyeti, o toplumda geç evliliklere, arkadaşlık devresinin uzamasına ve gayri meşru çocuk sayısının artmasına yol açmaktadır. Bu ise aile nizamına karşı girişilmiş şiddetli bir saldırıdır.  Bilindiği gibi aile, toplumun üzerine dayandığı temel esastır. Zinânın normalleştirilmesi fuhşun yayılmasına sebep olur ki bu, önce aile yuvasının yıkılmasına, sonra da toplumun yozlaşıp dağılmasına ve nihayet bir toplumun yok olmasına sebep olur.

                                                                                                    [email protected]



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası