KURBAN VE DİNDEKİ YERİ
- 7 Aralık 2009 Pazartesi
- Bu yazı 12487 kez okundu
Kurban: Allah'a yaklaşmak ve ona yakın olmak anlamına gelir. Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla kurban bayramı günlerinde hayvanların uygun olanlarından birinin boğazlanmasıdır. Kurbanın geçerli olabilmesi için kurban bayramının ilk üç günü içinde kesilmesi gerekir.
Kurban, akıllı ve temyiz gücüne sahip kadın-erkek, dinen zengin olan tüm Müslümanlar tarafından kesilir. Ayrıca, bayram günlerinde mukim olma (yani evinde, çoluk çocuğuyla birlikte olmak) şartı da vardır. Yolcu (yani kurban günlerinde en az
Hanefî mezhebine göre, kurban kesmeyi vacip kılan zenginliğin ölçüsü, zekâtta ve fıtır sadakasında aranan zenginlik ölçüsüyle aynı olup kişinin borçları ve aslî ihtiyaçları dışında 20 miskal (85 gr.) altına, ya da buna denk nakit paraya sahip olmasıdır. Yani kurban sebebiyle aile bütçesinde ciddi anlamda bir sıkıntının görülmemesi gerekir.
Kur'an-ı Kerimde yüce Allah şöyle buyurur: "Her ümmet için kurban kesmeyi meşru kıldık ki, Allah'ın rızık olarak verdiği hayvanların üzerine O'nun adını ansınlar…"
"Onların ne etleri, ne de kanları Allah'a ulaşır; sizden O'na sadece takva (gösterişten uzak, samimi olarak yaptığınız ibadetler) ulaşır.." (Hac, 22 / 34-37)
"Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.." (Kevser, 108 / 2)
Bu ayetlerden anlıyoruz ki, kurban; Allah için kesilir. Allah'tan başkası adına kesilen veya Allah'ın ismi anılmadan kesilen hayvanların eti yenilmez. Halk tabiri ile murdar hükmündedir. Kesilen hayvanın "besmele" (Bismillahi Allah'ü ekber) ile kesilmesi Allah'ın bir emridir. (Enâm, 118) Bilerek besmeleyi terkeden kişinin kesdiği, kurban olmadığı gibi, dinen eti de yenilmez.
Allan için kesilip O’na bir çeşit hediye edilen hayvana haklı olarak ayrı bir kutsiyet verilmektedir. Kurban edilecek hayvanın tekbirlerle okşanarak sevgi ile kesim yerine götürülmesi müstesna bir atmosfer meydana getiriyor. Sanki kurban edilen hayvan da genelde sergilediği masumiyeti ve teslimiyeti ile bu manevî havayı hissettiğini çağrıştırıyor. İkinci ayeti kerimeden anlaşılan ise, Allah'a ulaşan etler ve kanlar değil; gönüllerin hakka yönelişidir. Kurban, kulu ile Rabbı arasındaki gerçek bağlantının ifadesidir.
Peygamberimizden nakledilen bir hadis-i şerifte: "Allahü teâlâ sizin şekillerinize ve mallarınıza bakmaz; fakat O, sizin kalplerinize ve amellerinize bakar." Diğer bir hadis-i şerifte: "Muhakkak sadakalarınız, fakirin eline ulaşmadan önce, Allah'ın eline ulaşır.." buyurulur. Kurban kesmenin vücubiyetine dikkat çeken Peygamberimizin: "Hâli vakti yerinde olup da kurban kesmeyen kimse, bizim mescidimize yaklaşmasın." (İbn Mâce, "Edâhî", 2; Müsned, II, 321) buyurur. Yine "Ey insanlar, her sene, her ev halkına kurban kesmek uâciptir" (Tirmizî, "Edâhî", 18; îbn Mâce, "Edâhî", 2) gibi ifadelerle bu gereklilik önemle vurgulanmıştır.
Kurban kesmek, varlıklı Müslüman için, Allah'ın verdiği nimetlere bir şükran ifadesidir. Bunun yanında müslümana sevap kazandıran ve de gelebilecek belâ ve musibetlere karşı manevî bir sigorta hükmündedir.
Allah'ın emirlerinde toplum yararı öne çıkmaktadır. Bu sebeple de kurbanın etinden ve derisinden fakirlerin ve hayır kurumlarının yararlandırılması bizim toplumumuzda dinî ve örfî bir teamül haline gelmiştir.
Kurban Kesiminde Dikkat Edilecek Önemli Hususlar:
Kurban ibadetine karşı gösterilmesi gereken saygının bir gereği olarak özellikle büyük şehirlerde ve kalabalık yerleşim birimlerinde sağlık kuralları ve çevre temizliği açısından son derece önemli olan kurallar vardır. Bu kurallar ihlal edilerek, kurban kesme ve ihtiyaç sahiplerine dağıtma görevini, çevre kirliliği meydana getirerek ve kul haklarını da hiçe sayarak bu ulvî görevin mükâfatını heba etmek hiç doğru bir yol değildir. Demek ki kurban kesilirken önce çevre temizliği ve çevre dengesinin korunması için gerekli tedbirlerin alınması gerekir...
Koyun, keçi, sığır, manda ve deve dışındaki hayvanlar kurban olarak kesilemez. Kurban edilecek hayvanın erkek veya dişi olması da önemli değildir. Koyun ve keçide bir yaş, sığır türünde ise iki yaş şartı vardır. Bu konuda satıcıların sorumluluğu cidden çok büyüktür. Dinin koyduğu kuralları bir takım hilelerle kendi menfaatlerine kurban etmemeleri gerekir.
Kesim sırasında, hayvana acı çektirilmemesi yani hayvanların ehil kişiler tarafından kesilmesi, mümkünse kısa bir süre içinde kesim işinin bitirilmesi gerekmektedir.
Kesim sırasında psikolojik açıdan etkilenmemeleri için çocukların kesim yerinden uzak tutulması da önemlidir.
Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı olması, hem ibadet hem de sağlık bakımından önem taşıyor. Bu nedenle, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, bir veya iki gözü kör, boynuzları kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memesi kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlardan kurban edilemiyor. Ancak, hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, şaşı, topal, hafif hasta, bir kulağı delik veya yırtılmış olması, kurban edilmesine engel teşkil etmez.
Sağlıklı olduklarını belirtmek amacıyla marka takılması için hayvanların kulaklarının delinmesi ise bir kusur olarak görülmemektedir.
Kurban kesmek yerine sadaka veya kurbanının bedelini vermek, kurban ibadetinin yerine geçmez. Bu ibadet için kurban olacak hayvanın usulüne uygun kesilmesi gerekir.
Kurban mutlaka bayramın birinci günü bayram namazı kılındıktan sonra kesilmeye başlanır. İkinci ve üçüncü günü de kesime devam edilir.
İster peşin ister taksitle satın alınsın, hayvan kişinin mülkiyetine geçtiğinden kurban edilmesinde sakınca yoktur. Büyükbaş hayvanlar en çok 7 kişiye kadar ortaklık kabul eder. Ortakların kesim öncesi kim olduklarının bilinmesi gerekir. Bunun anlamı, şayet içlerinde Allah rızası için değil de sadece ete ortak olmak için kesenin olmamasıdır. Olursa diğerlerinin de kurbanı caiz olmaz. Ortakların Müslüman olmaları, kurban ve ibadete niyet etmeleri ve hisselerinin yedide birden az olmaması şarttır. Kurbanın derisi veya bazı parçalarının satıcıda kalması veya kesim ücretine mahsup edilmesi şeklinde yapılan pazarlık da yanlıştır. Bir hayvan eksiksiz, tam olarak alınır ve kurban edilir.
Kurban mal ile yapılan bir ibadet olduğundan vekâlet ile kurban kesimi de caizdir. Vekâlet yoluyla kurban kestiren kişi, ister bulunduğu yerde isterse de başka bir yerdeki kişi veya kuruma vekâlet verebilir. Vekâlet, sözlü veya yazılı olarak ya da telefon, internet, faks ve benzeri iletişim araçlarıyla da verilebilir. Kurbanlarınızın kabulü dileğiyle Allah’a emanet olunuz.
www.aliosmanorum.com
- İSLAM DÜŞMANLIĞI - 15 Ocak 2015 Perşembe
- İSLAM MEDENİYETİN KAYNAĞIDIR - 6 Kasım 2014 Perşembe
- CAMİLERİMİZ - 9 Ekim 2014 Perşembe
- GAZZE BAHTINA MI KÜSSÜN? - 12 Ağustos 2014 Salı
- KUTLU DOĞUM HAFTASI VE SAMİMİYET - 15 Nisan 2014 Salı
- EMEK VE KAZANÇ - 25 Mart 2014 Salı
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.... - 5 Aralık 2013 Perşembe
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.... - 18 Kasım 2013 Pazartesi
- ALLAH - KAİNAT - NSAN - 3 Ekim 2013 Perşembe
- Haccı Yapmak ve Hacı Kalabilmek - 11 Eylül 2013 Çarşamba
- HELAL KAZANÇ MÜSLÜMANA YAKIŞIR - 15 Ağustos 2013 Perşembe
- ORUÇ VE İNSAN İLİŞKİSİ - 11 Temmuz 2013 Perşembe
- BERAT KANDİLİ - 24 Haziran 2013 Pazartesi
- İSLAM İLE ONURLANMAK - 15 Nisan 2013 Pazartesi
- İMAN VE TAKVA - 28 Mart 2013 Perşembe
- KADIN VE ERKEK AYRIMCILIĞI YANLIŞTIR - 8 Mart 2013 Cuma
- GÖNÜL DÜNYAMIZ ÜZERİNE - 14 Şubat 2013 Perşembe
- VAKİT HAKKINI İSTER - 17 Ocak 2013 Perşembe
- HAC YOLUNDAN ESİNTİLER - 20 Aralık 2012 Perşembe
- HACC ÜZERİNE BAZI MÜLAHAZALAR - 11 Ekim 2012 Perşembe
- MÜSLÜMANIN MÜSLÜMANA HAKLARI ÜZERİNE - 20 Eylül 2012 Perşembe
- KARDEŞLİK ÜZERİNE - 28 Ağustos 2012 Salı
- ORUÇTA NİYET - 20 Temmuz 2012 Cuma
- NEFİS TERBİYESİ ÜZERİNE - 28 Haziran 2012 Perşembe
- ÇALIŞMAK ALLAH’IN EMRİDİR - 12 Haziran 2012 Salı
- ÇALIŞMAK ALLAH EMRİDİR. - 12 Haziran 2012 Salı
- KARDEŞLİĞİ ONDAN ÖĞRENDİK - 2 Mayıs 2012 Çarşamba
- ZİNADAN SAKINMAK - 6 Nisan 2012 Cuma
- ŞEHİTLİK VE ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ - 15 Mart 2012 Perşembe
- KURAN VE TOPLUM - 27 Şubat 2012 Pazartesi
- MEVLİT KANDİLİ - 3 Şubat 2012 Cuma
- NEFİS VE NEFSİN MERTEBELERİ - 13 Ocak 2012 Cuma
- Helal Kazanç - 22 Aralık 2011 Perşembe
- EKONOMİ VE İSLAM (2) - 7 Aralık 2011 Çarşamba
- EKONOMİ VE İSLAM - 23 Kasım 2011 Çarşamba
- İslam’da Sağlığı Korumanın Önemi - 3 Kasım 2011 Perşembe
- GÖNÜL DÜNYAMIZ - 17 Ekim 2011 Pazartesi
- İsraf ve Tasarruf Üzerine - 12 Eylül 2011 Pazartesi
- RAMAZAN VE TOPLUM - 10 Ağustos 2011 Çarşamba
- RAZANA GİRERKEN - 28 Temmuz 2011 Perşembe
- DİN VE DÜNYA İŞİNDE MAL VE İLMİN YERİ - 30 Haziran 2011 Perşembe
- ÜÇ AYLAR ÜZERİNE - 6 Haziran 2011 Pazartesi
- ETİK DEĞERLER VE KUL HAKLARI - 20 Mayıs 2011 Cuma
- Peygamberimizin Merhameti Üzerine - 21 Nisan 2011 Perşembe
- İslam’da Kolaylaştırma ilkesi - 25 Mart 2011 Cuma
- İslam’da Kolaylaştırma ilkesi - 25 Mart 2011 Cuma
- Gelir Dağılımında Eşitlik İlkesi: - 17 Şubat 2011 Perşembe
- İNSAN HAKLARI - 21 Ocak 2011 Cuma
- İSLAM’DA YILBAŞI KUTLANIR MI? - 4 Ocak 2011 Salı
- Başkasını Kendine Tercih Etmek - 16 Aralık 2010 Perşembe
- Bayramlarımız - 22 Kasım 2010 Pazartesi
- Bayramlarımız - 22 Kasım 2010 Pazartesi
- İSLAM TASAVVUFU - 10 Kasım 2010 Çarşamba
- DİN TERBİYESİ ÜZERİNE - 25 Ekim 2010 Pazartesi
- Şehitlik ve Gazilik - 17 Eylül 2010 Cuma
- EVLİLİK HAZIRLILIKLARI - 16 Ağustos 2010 Pazartesi
- Hicret (Hz. Peygamberin Medine’ye Göçü) - 22 Temmuz 2010 Perşembe
- Yaz Kuran Kursları Üzerine - 1 Temmuz 2010 Perşembe
- CENNET VE TANIMI ÜZERİNE - 27 Mayıs 2010 Perşembe
- Eskişehir’in Mana Erlerinden: - 27 Nisan 2010 Salı
- Eskişhir’in tarihi - 8 Nisan 2010 Perşembe
- MEHMET AKİF VE İSTİKLAL MARŞI - 16 Mart 2010 Salı
- HURAFELER ÜZERİNE - 22 Şubat 2010 Pazartesi
- UMRE ZİYARETİ - 5 Şubat 2010 Cuma
- DİN VE DÜNYA DENGESİ İÇİN - 15 Ocak 2010 Cuma
- HİCRET VE HÎCRÎ YILBAŞI - 31 Aralık 2009 Perşembe
- KURBAN VE DİNDEKİ YERİ - 7 Aralık 2009 Pazartesi
- HACCI ANLAMAK - 9 Kasım 2009 Pazartesi
- Fütüvvet Ruhu (Müslüman Gençliğin Profili) - 26 Ekim 2009 Pazartesi
- OSMANLI’DA AHİLİK TEŞKİLATI - 8 Ekim 2009 Perşembe
- Ramazan’ın Ardından - 25 Eylül 2009 Cuma
- KADİR GECENİZ KUTLU OLSUN - 15 Eylül 2009 Salı
- ZEKATI ANLAMAK - 7 Eylül 2009 Pazartesi
- RAMAZAN AYININ ÖNEMİ - 24 Ağustos 2009 Pazartesi
- OSMANLININ KURULUŞUNDA KARACAŞEHİR VE EDEBÂLİ - 10 Ağustos 2009 Pazartesi
- Mutluluğa Doğru - 28 Temmuz 2009 Salı
- MİRAC (İLAHİ YOLCULUK) - 18 Temmuz 2009 Cumartesi
- İntihar - 9 Temmuz 2009 Perşembe
- REĞAİP GECESİ - 25 Haziran 2009 Perşembe
- HER CAN KUTSALDIR - 15 Haziran 2009 Pazartesi
- Dini Eğitimin Topluma Etkisi - 31 Mayıs 2009 Pazar
- EĞİTİMDE ÖĞRETMENİN ROLÜ - 5 Mayıs 2009 Salı
- EĞİTİMDE AİLENİN ROLÜ - 21 Nisan 2009 Salı
- Eğitim ve Toplum - 11 Nisan 2009 Cumartesi
- Din ve İnsan - 31 Mart 2009 Salı
- ANADOLUNUN MANEVİ FATİHLERİ (Yunus Emre) - 19 Mart 2009 Perşembe
- PEYGAMBERİMİZİN AİLE HAYATI - 10 Mart 2009 Salı
- İSLAM’DA İNSANIN TANIMI - 1 Mart 2009 Pazar
- Günahlardan arınmalıyız - 22 Şubat 2009 Pazar
- Akrabalık İlişkilerimize Dikkat Edelim - 15 Şubat 2009 Pazar
- İSLAM’DA EMANET BİLİNCİ - 8 Şubat 2009 Pazar
- Yüzlerinde Maske Taşıyanlar - 1 Şubat 2009 Pazar
- EVLİLİK DIŞI İLİŞKİLER - 23 Ocak 2009 Cuma
- Fuhuş ve İslam - 12 Ocak 2009 Pazartesi
- Aileyi ve Toplumu Yıkan Dinamitlerden Fuhuş: - 5 Ocak 2009 Pazartesi
- Kötü Alışkanlıklar Üzerine - 29 Aralık 2008 Pazartesi
- Çocuk Terbiyesinde Şiddet ve Korku - 22 Aralık 2008 Pazartesi
- Çocuk Terbiyesinde Allah Sevgisinin Önemi - 15 Aralık 2008 Pazartesi
- İslam’da Kurbanın Yeri ve Önemi - 6 Aralık 2008 Cumartesi
- Aile İçi Şiddetin Sebepleri ve Şiddeti Kullananlar: - 1 Aralık 2008 Pazartesi
- Toplumdaki Aile İçi Şiddetin Boyutu - 24 Kasım 2008 Pazartesi
- İSLAMDA İBADETİN YERİ VE ÖNEMİ - 14 Kasım 2008 Cuma
- Nefis Ve Onun Terbiyesi Üzerine - 7 Kasım 2008 Cuma
- İsrafa Karşı Tasarruf Bilinci - 4 Kasım 2008 Salı

