Akrabalık İlişkilerimize Dikkat Edelim
- 15 Şubat 2009 Pazar
- Bu yazı 9252 kez okundu
Din, toplum hayatını düzenleyen en önemli kaynaktır. İslam dininde "ahlâki görevler ve haklar, dini emirler ile iç içedir. Hiçbir ahlâki buyruk yoktur ki, aynı zamanda dini ve insanî bir buyruk olmasın." (Ahmed Naim, İslâm Ahlâkının Esasları, sf. 29)
Muhataplarını tevhit inancı etrafında toplayıp bütünleşmeyi ve dayanışmayı hedef alan İslam dini, bu inanç boyutu yanında, amel ve ahlak boyutunu da ihmal etmeyerek önce yakınlardan olmak üzere tüm insanlığa kadar uzanan olumlu ve faydalı ilişkilerle Müslümanlara sorumluluklar yüklemiştir. Bu görevlerin en önemlilerinden biri de akrabalık ilişkisiyle meydana gelen sıla-i rahimdir.
Sıla-i Rahim, akrabalık hak ve hukukunun yerine getirilmesidir. Akrabalara karşı, imkân nispetinde maddi ve manevi anlamda faydalı olmak, onlara ilgi ve alaka göstermek, onlarla irtibatı devamlı hale getirmek gibi anlamlara gelmektedir. (Pakalın M. Zeki, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, III, 205)
Sıla-i rahim, öncelikle aralarında akrabalık ilişkileri olan insanları hedeflerse de; daha sonra bütün insanlığı amaçlar. Zira Müslümanlar arasında bir din kardeşliği mevcut olup bu, dini açıdan genel bir yakınlığı ifade eder. Bu da müslümanlar arasında akrabalık gibi kuvvetli bir bağdır. Bu yönden müslümanlar, hangi ırk ve hangi millete bağlı olurlarsa olsunlar, ortak inançları sebebiyle birbirinin akrabası gibidirler. Birbirlerini daima koruyup yardımcı olurlar. Böylesi bir kardeşlik yüce kitabımızda da yerini alır: "Müminler şübhe yok ki, kardeştirer." (Hucurat, 10)
Aslında akrabalık kan hısımlığıyla meydana geldiği gibi, sıhrî dediğimiz, evlilik sebebiyle ve emişme dediğimiz süt çağında olan çocukların annesi dışında bir başka anneyi de emmesi sebebiyle gerçekleşebilir.
İslam`da akraba hukuku aile temeline dayanır. Karı, koca, anne, baba ve çocuklar ailenin içerisindeki yakınlardır. Amca ve dayı gibi kişiler de aile dışında ki yakınlardır. Aile içerisinde ilişkiler olumlu ise, aile dışındakilerle de ilişkiler olumlu olacak ve bu hava topyekûn bir millete sirayet edecektir. Aile içerisinde ki ilişkiler kopuk olduğu zaman da bu olumsuzluk, tüm ülkeye aksedecektir.
Hz. Peygamber`in en çok üzerinde durduğu konulardan birisi de toplumu, aileleri ve yakınları birbirine kaynaştırmaktır. Sılayı rahmin önemi bunun için öne çıkarılıyor. Zira, toplum birbiriyle kopuk ve ayrı yaşıyor. Baba-oğul, anne-kız arası ilişkiler sıcaklığını kaybetmiş. Akrabalar arası münasebetler tamamen kopma noktasına gelmiş. Bu toplumda nasıl birlik ve beraberlik olacak? Akrabalar arasında sıcak ilişkiler nasıl temin edilecek? Ülfetleri olmayan insanlar, nasıl sağlam ve sağlıklı bir devlet oluşturacak? Kıskançlık ve çekememezlik gibi kötü huylar sebebiyle akrabalar arasındaki ilişkilerin kesilmesi İslami bir ahlakın verilemeyişinden kaynaklanıyor.
Kuran'ın ve Hz. Peygamberin tavsiyelerine kulak verelim:
"… Allah'a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının…" (Nisâ, 4/1),
"Allah, adaleti, ihsanı ve yakınlara yardım etmeyi emreder…" (Nahl, 16/90),
"Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver…" (İsrâ, 17/26) anlamındaki âyetler ve aşağıdaki anlamını sunduğumuz hadisler sılayı rahmin önemini ve bu görevin nasıl yapılacağını ifade etmektedir:
"Akrabalık bağını koparan (cezasını çekmeden) cennete giremez" (Buhârî, Edeb, 11),
"Sizden biriniz fakir olduğu zaman kendinden başlasın. Eğer daha fazla malı varsa ailesine, yine fazlası varsa yakın akrabalarına harcasın."
"Kim rızkının geniş ve ömrünün uzun olmasını isterse akrabalık hukukuna riayet etsin, bağlarını koparmasın."
"Akrabalık hukukuna riayet eden kimse, akrabadan aldığının benzerini ona veren değil; akrabası hukukuna riayet etmediği halde, akrabalık hukukunu gözeten ve akrabalık ilişkilerini devam ettiren kimsedir."
"Mükâfatı en hızlı verilen hayır, iyilik ve sıla-i rahimdir. Cezası en hızlı verilen kötülük de zulüm ve sılayı rahmi terk etmektir" (Ebû Dâvud, Edeb, 51)
"Faziletli işlerin en üstünü senden ziyareti kesen akrabanı ziyaret ederek ilişkiyi sürdürmendir" (Ahmed, III, 438)
Sılayı rahim görevi genelde iki şekilde yapılabilir:
a) Yakınların ziyaret edilmesi, maddî ve manevi yardımların yapılması, sevinçli ve acılı günlerinde yanlarında hazır bulunulması.
b) Onlara fiilî veya sözlü olarak her hangi bir zararın verilmemesi, onların gücendirilmemesi, unutulmaması ve dargın durulmamasıdır.
Dinimiz, toplumun birlik ve beraberliğinin vazgeçilmez şartlarından olan sılayı rahmin terkini büyük günahlardan saymıştır. İslam âlimleri akrabalık bağlarını koparıp, onlara karşı ilgisiz ve alakasız kalmanın haram olduğunu, akrabalık ilişkilerini sürdürmenin ise farz olduğunu ifade etmişlerdir. Böyle iken son otuz yıldır toplumumuzda yapılan gözlemler, akraba münasebetlerinin giderek zayıfladığını ve akrabalar arasındaki yardımlaşmanın eski önemini kaybedip yerini menfaat ilişkilerinin aldığını göstermektedir.
1996 yılında yapılan bir araştırmaya göre beş yüzden fazla aile ile görüşülerek elde edilen sonuçlara göre toplumun yüzde 20’si anne-baba ve kardeşleriyle sadece bayramlarda görüşebilmekte, 100 kişiden biri ise, hiç görüşemediğini ifade etmektedir. Toplumun beşte birinde ise; geleneğimizde çok önemli olan akrabalar arasında toplu görüşme, düğün ve bayramlar dâhil gerçekleşememektedir. Anne-baba ve kardeşler dışında en çok kayın valide-kayın peder ve amca-dayı ile görüşülmektedir. En az görüşülen yakın akrabalar ise, hala-teyze ve çocuklarıdır.
Toplumun % 17’sinde akrabalar arasında kırgınlık veya dargınlık söz konusudur. Dargınlık ifade edenlerin % 10 kadarı kardeşine, % 3O’u amca-dayı-hala-teyze gibi anne-baba kardeşlerine, % 20 kadarı eşinin kardeşlerine dargın olduklarını belirtmektedir. Her durumda % l7’lik bir dargınlık nispeti, önemli bir olumsuzluktur. Bu miktarın sadece rahatça ifade edilebilen dargınlıkları kapsadığı kabul edilirse durumun daha da ciddi olduğu söylenebilir. Ancak bu dargınlıkların % 60’ının bir hiç yüzünden olduğunun ifade edilmesi ise daha vahimdir. (Dr. Said ŞAHİN Akrabalık İlişkilerimiz)
- İSLAM DÜŞMANLIĞI - 15 Ocak 2015 Perşembe
- İSLAM MEDENİYETİN KAYNAĞIDIR - 6 Kasım 2014 Perşembe
- CAMİLERİMİZ - 9 Ekim 2014 Perşembe
- GAZZE BAHTINA MI KÜSSÜN? - 12 Ağustos 2014 Salı
- KUTLU DOĞUM HAFTASI VE SAMİMİYET - 15 Nisan 2014 Salı
- EMEK VE KAZANÇ - 25 Mart 2014 Salı
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.... - 5 Aralık 2013 Perşembe
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.... - 18 Kasım 2013 Pazartesi
- ALLAH - KAİNAT - NSAN - 3 Ekim 2013 Perşembe
- Haccı Yapmak ve Hacı Kalabilmek - 11 Eylül 2013 Çarşamba
- HELAL KAZANÇ MÜSLÜMANA YAKIŞIR - 15 Ağustos 2013 Perşembe
- ORUÇ VE İNSAN İLİŞKİSİ - 11 Temmuz 2013 Perşembe
- BERAT KANDİLİ - 24 Haziran 2013 Pazartesi
- İSLAM İLE ONURLANMAK - 15 Nisan 2013 Pazartesi
- İMAN VE TAKVA - 28 Mart 2013 Perşembe
- KADIN VE ERKEK AYRIMCILIĞI YANLIŞTIR - 8 Mart 2013 Cuma
- GÖNÜL DÜNYAMIZ ÜZERİNE - 14 Şubat 2013 Perşembe
- VAKİT HAKKINI İSTER - 17 Ocak 2013 Perşembe
- HAC YOLUNDAN ESİNTİLER - 20 Aralık 2012 Perşembe
- HACC ÜZERİNE BAZI MÜLAHAZALAR - 11 Ekim 2012 Perşembe
- MÜSLÜMANIN MÜSLÜMANA HAKLARI ÜZERİNE - 20 Eylül 2012 Perşembe
- KARDEŞLİK ÜZERİNE - 28 Ağustos 2012 Salı
- ORUÇTA NİYET - 20 Temmuz 2012 Cuma
- NEFİS TERBİYESİ ÜZERİNE - 28 Haziran 2012 Perşembe
- ÇALIŞMAK ALLAH’IN EMRİDİR - 12 Haziran 2012 Salı
- ÇALIŞMAK ALLAH EMRİDİR. - 12 Haziran 2012 Salı
- KARDEŞLİĞİ ONDAN ÖĞRENDİK - 2 Mayıs 2012 Çarşamba
- ZİNADAN SAKINMAK - 6 Nisan 2012 Cuma
- ŞEHİTLİK VE ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ - 15 Mart 2012 Perşembe
- KURAN VE TOPLUM - 27 Şubat 2012 Pazartesi
- MEVLİT KANDİLİ - 3 Şubat 2012 Cuma
- NEFİS VE NEFSİN MERTEBELERİ - 13 Ocak 2012 Cuma
- Helal Kazanç - 22 Aralık 2011 Perşembe
- EKONOMİ VE İSLAM (2) - 7 Aralık 2011 Çarşamba
- EKONOMİ VE İSLAM - 23 Kasım 2011 Çarşamba
- İslam’da Sağlığı Korumanın Önemi - 3 Kasım 2011 Perşembe
- GÖNÜL DÜNYAMIZ - 17 Ekim 2011 Pazartesi
- İsraf ve Tasarruf Üzerine - 12 Eylül 2011 Pazartesi
- RAMAZAN VE TOPLUM - 10 Ağustos 2011 Çarşamba
- RAZANA GİRERKEN - 28 Temmuz 2011 Perşembe
- DİN VE DÜNYA İŞİNDE MAL VE İLMİN YERİ - 30 Haziran 2011 Perşembe
- ÜÇ AYLAR ÜZERİNE - 6 Haziran 2011 Pazartesi
- ETİK DEĞERLER VE KUL HAKLARI - 20 Mayıs 2011 Cuma
- Peygamberimizin Merhameti Üzerine - 21 Nisan 2011 Perşembe
- İslam’da Kolaylaştırma ilkesi - 25 Mart 2011 Cuma
- İslam’da Kolaylaştırma ilkesi - 25 Mart 2011 Cuma
- Gelir Dağılımında Eşitlik İlkesi: - 17 Şubat 2011 Perşembe
- İNSAN HAKLARI - 21 Ocak 2011 Cuma
- İSLAM’DA YILBAŞI KUTLANIR MI? - 4 Ocak 2011 Salı
- Başkasını Kendine Tercih Etmek - 16 Aralık 2010 Perşembe
- Bayramlarımız - 22 Kasım 2010 Pazartesi
- Bayramlarımız - 22 Kasım 2010 Pazartesi
- İSLAM TASAVVUFU - 10 Kasım 2010 Çarşamba
- DİN TERBİYESİ ÜZERİNE - 25 Ekim 2010 Pazartesi
- Şehitlik ve Gazilik - 17 Eylül 2010 Cuma
- EVLİLİK HAZIRLILIKLARI - 16 Ağustos 2010 Pazartesi
- Hicret (Hz. Peygamberin Medine’ye Göçü) - 22 Temmuz 2010 Perşembe
- Yaz Kuran Kursları Üzerine - 1 Temmuz 2010 Perşembe
- CENNET VE TANIMI ÜZERİNE - 27 Mayıs 2010 Perşembe
- Eskişehir’in Mana Erlerinden: - 27 Nisan 2010 Salı
- Eskişhir’in tarihi - 8 Nisan 2010 Perşembe
- MEHMET AKİF VE İSTİKLAL MARŞI - 16 Mart 2010 Salı
- HURAFELER ÜZERİNE - 22 Şubat 2010 Pazartesi
- UMRE ZİYARETİ - 5 Şubat 2010 Cuma
- DİN VE DÜNYA DENGESİ İÇİN - 15 Ocak 2010 Cuma
- HİCRET VE HÎCRÎ YILBAŞI - 31 Aralık 2009 Perşembe
- KURBAN VE DİNDEKİ YERİ - 7 Aralık 2009 Pazartesi
- HACCI ANLAMAK - 9 Kasım 2009 Pazartesi
- Fütüvvet Ruhu (Müslüman Gençliğin Profili) - 26 Ekim 2009 Pazartesi
- OSMANLI’DA AHİLİK TEŞKİLATI - 8 Ekim 2009 Perşembe
- Ramazan’ın Ardından - 25 Eylül 2009 Cuma
- KADİR GECENİZ KUTLU OLSUN - 15 Eylül 2009 Salı
- ZEKATI ANLAMAK - 7 Eylül 2009 Pazartesi
- RAMAZAN AYININ ÖNEMİ - 24 Ağustos 2009 Pazartesi
- OSMANLININ KURULUŞUNDA KARACAŞEHİR VE EDEBÂLİ - 10 Ağustos 2009 Pazartesi
- Mutluluğa Doğru - 28 Temmuz 2009 Salı
- MİRAC (İLAHİ YOLCULUK) - 18 Temmuz 2009 Cumartesi
- İntihar - 9 Temmuz 2009 Perşembe
- REĞAİP GECESİ - 25 Haziran 2009 Perşembe
- HER CAN KUTSALDIR - 15 Haziran 2009 Pazartesi
- Dini Eğitimin Topluma Etkisi - 31 Mayıs 2009 Pazar
- EĞİTİMDE ÖĞRETMENİN ROLÜ - 5 Mayıs 2009 Salı
- EĞİTİMDE AİLENİN ROLÜ - 21 Nisan 2009 Salı
- Eğitim ve Toplum - 11 Nisan 2009 Cumartesi
- Din ve İnsan - 31 Mart 2009 Salı
- ANADOLUNUN MANEVİ FATİHLERİ (Yunus Emre) - 19 Mart 2009 Perşembe
- PEYGAMBERİMİZİN AİLE HAYATI - 10 Mart 2009 Salı
- İSLAM’DA İNSANIN TANIMI - 1 Mart 2009 Pazar
- Günahlardan arınmalıyız - 22 Şubat 2009 Pazar
- Akrabalık İlişkilerimize Dikkat Edelim - 15 Şubat 2009 Pazar
- İSLAM’DA EMANET BİLİNCİ - 8 Şubat 2009 Pazar
- Yüzlerinde Maske Taşıyanlar - 1 Şubat 2009 Pazar
- EVLİLİK DIŞI İLİŞKİLER - 23 Ocak 2009 Cuma
- Fuhuş ve İslam - 12 Ocak 2009 Pazartesi
- Aileyi ve Toplumu Yıkan Dinamitlerden Fuhuş: - 5 Ocak 2009 Pazartesi
- Kötü Alışkanlıklar Üzerine - 29 Aralık 2008 Pazartesi
- Çocuk Terbiyesinde Şiddet ve Korku - 22 Aralık 2008 Pazartesi
- Çocuk Terbiyesinde Allah Sevgisinin Önemi - 15 Aralık 2008 Pazartesi
- İslam’da Kurbanın Yeri ve Önemi - 6 Aralık 2008 Cumartesi
- Aile İçi Şiddetin Sebepleri ve Şiddeti Kullananlar: - 1 Aralık 2008 Pazartesi
- Toplumdaki Aile İçi Şiddetin Boyutu - 24 Kasım 2008 Pazartesi
- İSLAMDA İBADETİN YERİ VE ÖNEMİ - 14 Kasım 2008 Cuma
- Nefis Ve Onun Terbiyesi Üzerine - 7 Kasım 2008 Cuma
- İsrafa Karşı Tasarruf Bilinci - 4 Kasım 2008 Salı

