DİN VE DÜNYA İŞİNDE MAL VE İLMİN YERİ
- 30 Haziran 2011 Perşembe
- Bu yazı 5785 kez okundu
Şu dört şey din âlimlerince önemli görülmüştür:
Zenginler mallarıyla cimrilik etmemeli;
Fakirler ahiretlerini dünyalık karşılığında satmamalı;
Âlimler doğru bildiklerinin aksine amel etmemeli;
Cahiller bilmedikleri şey hakkında bilirmiş gibi yapıp kibirlenmemelidir.
Yaşadığımız hayat içerisinde zenginlerin ve ilim adamlarının fonksiyonu hiç tartışılmaz. Olumlu ve faydalı tüm işlerin temelinde bu iki grubun payı hayli fazladır. Bir de bunların zıtları diyeceğimiz fakirler ve ilimden mahrum bırakılmış kesim vardır. Bunların durumları diğer kesim kadar çok önemli değilse de bu kesimin toplum içinde yaptıkları olumsuz ve cahilane hareketler toplumu oldukça etkileyebilir. Büyük cinayetler büyük cahiller tarafından işlenmiştir. (Voltaire) sözü de bunu gösterir. Cehalete karşı mücadele işte bunun için çok önemlidir.
Cahil: Halk arasında yol yordam, ilim irfan bilmeyen bilgisiz ve tecrübesiz kimsedir. Bilinçsizlik anlamına gelen cehalet de ilmin karşısında olmaktır.
Bilmek anlamına gelen ilim ise, her şeyin en iyisi, en hayırlısı olan bir özelliktir. Cehalet de onun zıddını ifade eder ki o da her şeyin en fenasıdır. İlim sahibi faziletli, yüce kişi sayılırken; cahil insanlar da toplum nezdinde daima aşağılanan kişiler olarak bilinirler.
Kur'an-ı Kerîmde inkârcılar "...Cehalet içerisinde kalmış (bilgisizliğe saplanıp kalan) gafiller..." (Zariyat, 51/11) olarak zikredilir. Yine cahillerden sakınmak için; "Âf yolunu tut, insanları bağışla, mâruf olan şeyleri emret, cahillerden yüz çevir. " (A'râf 199) buyurulur.
Bilgisiz insanlar körler gibidir: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" (Zümer, 9). "Aynen görenle görmeyenin bir olmadığı gibi." denilir.
Bundan dolayı cahiller için: "Cahil yaşayan ölüdür.", "Diri iken ölü." denilmiştir. Hazret-i İsa (as) da: "Ben ölüleri dirilttim, fakat cahilleri diriltemedim." buyurmuştur.
Yine de bir toplum zıtlarıyla ayakta durur. Herkes maddeten aynı seviyede olursa hayat durur. İşler yürümez hale gelir. Bir söz vardır: ‘Sen ağa ben ağa davarları kim sağa’ Toplumun zenginlere ihtiyacı olduğu kadar, fakir yani ihtiyaç sahibi insanlara da ihtiyacı vardır. Nitekim zenginin işinde çalışacak eleman ihtiyaç sahipleridir. İhtiyaç insanları başkalarının işinde ve emrinde çalışmaya sevk eder. Ancak zengine de düşen bazı vecibeler vardır. Bunlar yasal olduğu gibi, İlahi de olabilir. Hz. Peygamberin buyurduğu üzere, zenginler Allah’ın kendilerine sunduğu imkânlardan özellikle muhtaçları yararlandırmalıdırlar. Yoksa toplumda zengin - fakir ayrışımı gibi bir fitne doğar. Çalıp çırpma, yağmalama gibi dinin ve yasaların yasakladığı ve toplumu kaosa iten çıkmazlar baş gösterir.
Bunların önlenmesinde , “çalışanların hakkını eksiksiz veriniz” “Allah’ın huzuruna kul hakkıyla gelmeyiniz” gibi ilahi emirlerin yanında, dinin zenginlere yüklediği fakirlere yardım gibi sorumluluklar da etkili olur. Malın zekatını vermek, sadaka ve hayır hasenat gibi sosyal dayanışmayı temin eden örnek davranışlar asla ihmal edilmemelidir. Kuran-ı Kerimde: “Allah'ın fazl-ı kereminden verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için bir hayır olduğunu sanmasınlar. Bilakis bu, onlar için bir şerdir. Onların cimrilik ettikleri şey kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. (Al-i İmran/180) buyrulur.
İşin bir diğer ayağı ise, ilim ve bilim adamlarının doğru bildikleriyle amel etmesidir. Bildiklerini sadece kendi çıkarına endeksleyip gerek siyasi gerekse kendi maddi çıkarlarına hizmet ederse, kendisi de toplumda büyük bir yara alır. Toplum içinde etik davranışlar daha çok ilim adamları ve din adamları üzerinde hoş durur. İlim çok iyi bir silah olduğu için iyilerin eline emanet edilmelidir. Mevlana da: “Cibilliyetsize ilim öğretmek katilin eline silah vermeğe eşdeğerdir” der. Okumuş kesim yanlış bir kulvara girer ve savundukları fikirler toplumun değer yargılarına da ters düşer ve bu yüzden kendi toplumunu dışlama moduna girerse bekleyin o zaman siz kıyameti!
Bir cemaatin ölümü, bir âlimin ölümünden daha hafiftir. Hadis-i Şerifi de gösteriyor ki, âlim kolay yetişmez ve bir âlimin yok oluşu o toplumun yok oluşu anlamına gelir. Bu da ilmin her şeyin üzerinde olduğunu gösterir. Hatta başka bir hadis-i şerifte de: “Cahiller içinde kalmış bir alim, ölüler içinde kalan bir diri gibidir.” buyrulur. İlim adamlarının hiçbir etki altında kalmadan edindikleri ilmi değerleri topluma mal etmelerini temin için yine Hz. Peygamber efendimiz: “Nice âlimler vardır ki, sultanın yanına dini ile birlikte girer de, çıkarken dininden hiçbir şey kalmaz.” (Fudayl bin İyaz) buyurur.
Diğer taraftan “Şu ümmet için en çok korktuğum şey, dili ve sözleri ile âlim, kalbi ile cahil olan kimselerdir.” Sözü de bilim adamlarının inanç boyutuna işaret eder. İnanç olmazsa çok şey eksik kalır. Bir ilim adamının hedef kitlesiyle ortak inancı yoksa paylaşabileceği fazla bir alanı olamaz. Böyle olunca o kişinin bu kitleye karşı yapabileceği fazla bir etkisinin olabileceği tartışılır.
Kibir ve gurur dinin reddedeceği çirkin huylardandır. Kendince kibirlenmeyi hak ettiğini iddia edenlerin üzerinde bile çok çirkin duran kibir ve gururun yoksul ve muhtaç olan insanlar ki onlar yaşadığı toplumun himmetine ve desteğine muhtaç olduklarından kibir ve gurur onların üzerinde öyle çirkin durur ki ne din böyle bir yanlışı kabul eder ne de içinde yaşadığı toplum müsamaha eder. İşte dinimiz bu yanlışlığı dinin ve toplumun hayatiyetine mal olabilecek bir tehlike olarak addeder.
Bir de dinin fert ve toplum bazında mükemmel bir değer olduğundan ahiretimiz dediğimiz dini değerlerimizi hiçbir dünyevi menfaatle değiştirmememize işaret eder. Hele hele maddi bir çıkar için ahretin heba edilmesi gibi iğrenç bir davranış asla düşünülemez. Dünyevi ihtiyaçlar kadar insan için uhrevi değerlerin de ayrıcalığı vardır.
- İSLAM DÜŞMANLIĞI - 15 Ocak 2015 Perşembe
- İSLAM MEDENİYETİN KAYNAĞIDIR - 6 Kasım 2014 Perşembe
- CAMİLERİMİZ - 9 Ekim 2014 Perşembe
- GAZZE BAHTINA MI KÜSSÜN? - 12 Ağustos 2014 Salı
- KUTLU DOĞUM HAFTASI VE SAMİMİYET - 15 Nisan 2014 Salı
- EMEK VE KAZANÇ - 25 Mart 2014 Salı
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.... - 5 Aralık 2013 Perşembe
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.... - 18 Kasım 2013 Pazartesi
- ALLAH - KAİNAT - NSAN - 3 Ekim 2013 Perşembe
- Haccı Yapmak ve Hacı Kalabilmek - 11 Eylül 2013 Çarşamba
- HELAL KAZANÇ MÜSLÜMANA YAKIŞIR - 15 Ağustos 2013 Perşembe
- ORUÇ VE İNSAN İLİŞKİSİ - 11 Temmuz 2013 Perşembe
- BERAT KANDİLİ - 24 Haziran 2013 Pazartesi
- İSLAM İLE ONURLANMAK - 15 Nisan 2013 Pazartesi
- İMAN VE TAKVA - 28 Mart 2013 Perşembe
- KADIN VE ERKEK AYRIMCILIĞI YANLIŞTIR - 8 Mart 2013 Cuma
- GÖNÜL DÜNYAMIZ ÜZERİNE - 14 Şubat 2013 Perşembe
- VAKİT HAKKINI İSTER - 17 Ocak 2013 Perşembe
- HAC YOLUNDAN ESİNTİLER - 20 Aralık 2012 Perşembe
- HACC ÜZERİNE BAZI MÜLAHAZALAR - 11 Ekim 2012 Perşembe
- MÜSLÜMANIN MÜSLÜMANA HAKLARI ÜZERİNE - 20 Eylül 2012 Perşembe
- KARDEŞLİK ÜZERİNE - 28 Ağustos 2012 Salı
- ORUÇTA NİYET - 20 Temmuz 2012 Cuma
- NEFİS TERBİYESİ ÜZERİNE - 28 Haziran 2012 Perşembe
- ÇALIŞMAK ALLAH’IN EMRİDİR - 12 Haziran 2012 Salı
- ÇALIŞMAK ALLAH EMRİDİR. - 12 Haziran 2012 Salı
- KARDEŞLİĞİ ONDAN ÖĞRENDİK - 2 Mayıs 2012 Çarşamba
- ZİNADAN SAKINMAK - 6 Nisan 2012 Cuma
- ŞEHİTLİK VE ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ - 15 Mart 2012 Perşembe
- KURAN VE TOPLUM - 27 Şubat 2012 Pazartesi
- MEVLİT KANDİLİ - 3 Şubat 2012 Cuma
- NEFİS VE NEFSİN MERTEBELERİ - 13 Ocak 2012 Cuma
- Helal Kazanç - 22 Aralık 2011 Perşembe
- EKONOMİ VE İSLAM (2) - 7 Aralık 2011 Çarşamba
- EKONOMİ VE İSLAM - 23 Kasım 2011 Çarşamba
- İslam’da Sağlığı Korumanın Önemi - 3 Kasım 2011 Perşembe
- GÖNÜL DÜNYAMIZ - 17 Ekim 2011 Pazartesi
- İsraf ve Tasarruf Üzerine - 12 Eylül 2011 Pazartesi
- RAMAZAN VE TOPLUM - 10 Ağustos 2011 Çarşamba
- RAZANA GİRERKEN - 28 Temmuz 2011 Perşembe
- DİN VE DÜNYA İŞİNDE MAL VE İLMİN YERİ - 30 Haziran 2011 Perşembe
- ÜÇ AYLAR ÜZERİNE - 6 Haziran 2011 Pazartesi
- ETİK DEĞERLER VE KUL HAKLARI - 20 Mayıs 2011 Cuma
- Peygamberimizin Merhameti Üzerine - 21 Nisan 2011 Perşembe
- İslam’da Kolaylaştırma ilkesi - 25 Mart 2011 Cuma
- İslam’da Kolaylaştırma ilkesi - 25 Mart 2011 Cuma
- Gelir Dağılımında Eşitlik İlkesi: - 17 Şubat 2011 Perşembe
- İNSAN HAKLARI - 21 Ocak 2011 Cuma
- İSLAM’DA YILBAŞI KUTLANIR MI? - 4 Ocak 2011 Salı
- Başkasını Kendine Tercih Etmek - 16 Aralık 2010 Perşembe
- Bayramlarımız - 22 Kasım 2010 Pazartesi
- Bayramlarımız - 22 Kasım 2010 Pazartesi
- İSLAM TASAVVUFU - 10 Kasım 2010 Çarşamba
- DİN TERBİYESİ ÜZERİNE - 25 Ekim 2010 Pazartesi
- Şehitlik ve Gazilik - 17 Eylül 2010 Cuma
- EVLİLİK HAZIRLILIKLARI - 16 Ağustos 2010 Pazartesi
- Hicret (Hz. Peygamberin Medine’ye Göçü) - 22 Temmuz 2010 Perşembe
- Yaz Kuran Kursları Üzerine - 1 Temmuz 2010 Perşembe
- CENNET VE TANIMI ÜZERİNE - 27 Mayıs 2010 Perşembe
- Eskişehir’in Mana Erlerinden: - 27 Nisan 2010 Salı
- Eskişhir’in tarihi - 8 Nisan 2010 Perşembe
- MEHMET AKİF VE İSTİKLAL MARŞI - 16 Mart 2010 Salı
- HURAFELER ÜZERİNE - 22 Şubat 2010 Pazartesi
- UMRE ZİYARETİ - 5 Şubat 2010 Cuma
- DİN VE DÜNYA DENGESİ İÇİN - 15 Ocak 2010 Cuma
- HİCRET VE HÎCRÎ YILBAŞI - 31 Aralık 2009 Perşembe
- KURBAN VE DİNDEKİ YERİ - 7 Aralık 2009 Pazartesi
- HACCI ANLAMAK - 9 Kasım 2009 Pazartesi
- Fütüvvet Ruhu (Müslüman Gençliğin Profili) - 26 Ekim 2009 Pazartesi
- OSMANLI’DA AHİLİK TEŞKİLATI - 8 Ekim 2009 Perşembe
- Ramazan’ın Ardından - 25 Eylül 2009 Cuma
- KADİR GECENİZ KUTLU OLSUN - 15 Eylül 2009 Salı
- ZEKATI ANLAMAK - 7 Eylül 2009 Pazartesi
- RAMAZAN AYININ ÖNEMİ - 24 Ağustos 2009 Pazartesi
- OSMANLININ KURULUŞUNDA KARACAŞEHİR VE EDEBÂLİ - 10 Ağustos 2009 Pazartesi
- Mutluluğa Doğru - 28 Temmuz 2009 Salı
- MİRAC (İLAHİ YOLCULUK) - 18 Temmuz 2009 Cumartesi
- İntihar - 9 Temmuz 2009 Perşembe
- REĞAİP GECESİ - 25 Haziran 2009 Perşembe
- HER CAN KUTSALDIR - 15 Haziran 2009 Pazartesi
- Dini Eğitimin Topluma Etkisi - 31 Mayıs 2009 Pazar
- EĞİTİMDE ÖĞRETMENİN ROLÜ - 5 Mayıs 2009 Salı
- EĞİTİMDE AİLENİN ROLÜ - 21 Nisan 2009 Salı
- Eğitim ve Toplum - 11 Nisan 2009 Cumartesi
- Din ve İnsan - 31 Mart 2009 Salı
- ANADOLUNUN MANEVİ FATİHLERİ (Yunus Emre) - 19 Mart 2009 Perşembe
- PEYGAMBERİMİZİN AİLE HAYATI - 10 Mart 2009 Salı
- İSLAM’DA İNSANIN TANIMI - 1 Mart 2009 Pazar
- Günahlardan arınmalıyız - 22 Şubat 2009 Pazar
- Akrabalık İlişkilerimize Dikkat Edelim - 15 Şubat 2009 Pazar
- İSLAM’DA EMANET BİLİNCİ - 8 Şubat 2009 Pazar
- Yüzlerinde Maske Taşıyanlar - 1 Şubat 2009 Pazar
- EVLİLİK DIŞI İLİŞKİLER - 23 Ocak 2009 Cuma
- Fuhuş ve İslam - 12 Ocak 2009 Pazartesi
- Aileyi ve Toplumu Yıkan Dinamitlerden Fuhuş: - 5 Ocak 2009 Pazartesi
- Kötü Alışkanlıklar Üzerine - 29 Aralık 2008 Pazartesi
- Çocuk Terbiyesinde Şiddet ve Korku - 22 Aralık 2008 Pazartesi
- Çocuk Terbiyesinde Allah Sevgisinin Önemi - 15 Aralık 2008 Pazartesi
- İslam’da Kurbanın Yeri ve Önemi - 6 Aralık 2008 Cumartesi
- Aile İçi Şiddetin Sebepleri ve Şiddeti Kullananlar: - 1 Aralık 2008 Pazartesi
- Toplumdaki Aile İçi Şiddetin Boyutu - 24 Kasım 2008 Pazartesi
- İSLAMDA İBADETİN YERİ VE ÖNEMİ - 14 Kasım 2008 Cuma
- Nefis Ve Onun Terbiyesi Üzerine - 7 Kasım 2008 Cuma
- İsrafa Karşı Tasarruf Bilinci - 4 Kasım 2008 Salı

