Dini Eğitimin Topluma Etkisi
- 31 Mayıs 2009 Pazar
- Bu yazı 6412 kez okundu
İlmin kaynağı zekâ, davranışların ise iradedir. İrade terbiyesinde muvaffak olmak için küçük yaşta terbiyeye başlanılmalıdır. Çünkü terbiyenin en verimli çağı gençlik devresidir. Kişi üzerinde alışkanlıklar kökleşerek yer edinirse terbiye için yapılan emekler faydasız kalır. Terbiyenin bir rolü düşmüşü kurtarmak ise de diğer bir yolu henüz düşmemişi korumaktır.
Merhum A. F. Başgil hoca diyor ki: bir çekingeni atılgan, tembeli çalışkan, korkağı cesur, cimriyi cömert yapamazsınınız. Bu hususta tüm terbiye metotları aciz kalır. Nitekim asırlardan beri din, ahlak, ilim mevcut olup insanlara hep iyiyi ve doğruyu anlattıkları halde bu tür insanlar hep devam ede gelmiştir. Çünkü bir insanın huyu maddi varlığının bir hassasıdır. Maddeye bazı şekiller verilse de onun tabiatını değiştirmek mümkün olamaz. Yani bir demir parçasını teknik imkânlarla şekilden şekle sokabilirsiniz ama demiri altın yapamazsınız. Bir hayvanı terbiye ile belirli bir kalıba sokabilirsiniz ama bir kediyi fare sevmekten vazgeçiremezsiniz.
İlim ve terbiye huyları değiştirmez; sadece örter. Terbiye ile değiştirildiği sanılan huylar zamanı ve yeri gelince saklı olduğu yerden çıkıp varlığını derhal ispat eder. Kötü mayalı bir insandaki terbiye ve nezaket ciladan başka bir şey değildir. Hz. Peygamberin de: “Dağların yer değiştirdiğini görürseniz inanınız; ancak insanın huy ve karakter değiştirdiğini görürseniz inanmayınız”[1] anlamındaki hadis-i şerifiyle verilmek istenen de bu olsa gerektir.
Ancak iyi veya kötü tüm huylarımızın tamamı doğuştan değil, çoğu sonradan kazanılan alışkanlıklardır. Çünkü insan her çeşit huy edinmeye müsait olarak doğar. Terbiye ve ahlakın bu tür sonradan edinilmiş huylar üzerinde tesiri olmasaydı binlerce yıldır beşeriyet bu disiplin ve değerlere sarılmazdı. Aynı şekilde ahlakî güzellikleri tamamlamak için gönderilen Peygamberin gönderilmesi ve yaptığı mücadelenin bir anlamı da olmazdı. Böyle bir görev de abesle iştigal olurdu.
İnsanlarda irsen getirilen huylar, mizaçtan doğan huylar ve sonradan edinilen huylar vardır. İrsî huylar tamamen değiştirilemezse de mizaçtan doğan huylar ve sonradan kazanılmış huyları sıkı bir irade kontrolü ve nefis mücadelesiyle değiştirmek elimizdedir.
Merhum hocamız Nurettin Topçu da dini terbiye hususunda yaptığı tespitinde der ki: Bir fikrin ne olduğu tam bilinmeden onun aşısını yapmak sapıklığa veya felâkete götürür. Bizde fikir ve felsefe âlemi, dini, siyasi otoriteyle baş başa yürüyen alelâde bir inzibat kuvveti olarak kullandılar ve onu her zaman dıştan gelen korku ile yürütülen bir disiplin halinde telakki ettiler. Bu yüzden din terbiyesi sadece bir korku ve baskı terbiyesi oldu. Sonraki zihniyette dini kökten baltalarken fikir ve felsefe âleminde din meselelerine yer vermeyip dini, halkın hurafeler dünyasına fırlattı. O günden beri din, halkın düşüncesine terk edildi. Aşağı ve kültürsüz tabakanın ilkel istekleri ile hayal ve vehimlerinin dünyası olarak kaldı. Aydın kesim ondan uzaklaştı. Dini küçümsedi. Teselli unsuru halinde halka bıraktılar. İlim âlimlerin, din cahillerin dünyası olarak görüldü.
Şurası iyice bilinmelidir ki, din cehaletin değil, ilmin ve hikmetin, felsefenin konusudur. Din terbiyesi halkın ve cahillerin işi değildir. Halkı soymak için dinin dalkavukluğunu yapan cahil zümre, behemehal bu alanı terk etmelidir.
Dini eksersizleri meslek zaruretiyle yapan insanlar, ekseriya bu ibadet hareketlerinin şekline, maddesine sahip oluyor, onun ruhunu kaybediyorlar. Bu durum, doğrudan doğruya işlenen içki ve kumar müptelalığını, cinayet gibi halleri önleyebilir. Ancak araya vasıtalar ve örtüler koyarak işlenebilen ahlaki rezaletlerin hiç birisine mani olamaz. Ruhları yükseltici bir kuvvet ve Allah’a götürücü bir irade olmaktan uzak kalır.
Din terbiyesi şahsiyet terbiyesidir. Çok bilgi, hikâyeler ve öğütler insanı dindar yapamaz. O, damarlara yapılan aşı halinde bir aşk terbiyesi ile verilir. Dindar çok seven ve sevgiden örülen bir şahsiyetin sahibidir. Dindarlık, ilmi, sanatı, ahlakı ve insanlığı severek Allah’a ulaşmaya kabiliyetli bir ruh örgüsüdür. Dindar için din düşmanı yoktur. Sadece lütuftan mahrum gafil ve zavallılar vardır.[2]
Asrımızda bilim her şey için yeterlidir, dini terbiyeye ihtiyaç kalmamıştır diyenler ise şunu iyi bilmeliler ki; bilgi ile davranış arasında zorunlu bir ilişki olsaydı, her öğrenim gören kimsenin kendine ve toplumuna yararlı bir insan olması gerekirdi. Alkolün zararını iyi bilenlerin hiç birinin alkol kullanmaması, dedikodunun haram olduğunu iyi bilenlerin dedi kodu yapmaması gerekirdi. O halde öğretim tek başına yeterli olmamaktadır.
Fert için olduğu gibi toplum hayatı için de ilim hiçbir değer hükmü vermez. Yani insanların sulh ve barış içinde yaşaması ile insanların vahşice birbirleriyle aç kurtlar gibi boğazlaşması, ilmin nazarında tamamıyla eşit ve aynı şeydir. Göklerden ateş yağdıran bomba uçakları yalnız suçluları değil; emzikli anaları, kundaktaki bebekleri de yakmaktadır. Bir canı kurtarmak için can veren bilim adamı, bir hamlede binlerce canı yok etmek için de icat ettiği çeşitli silahlar ve zehirli gazlar yolunda can vermektedir. Bir şeyin zararlı veya faydalı olduğunu bilmek mutlaka ondan kaçındırmaz veya o şeye kavuşturmaz. Alkol gibi sıhhatimiz için zararlı pek çok şeyi biliriz ama bilmemiz kullanmamıza engel olamaz.
Kınalızâde Ali Efendi’nin de dediği gibi, insanın olgunluğu bilgi ve ahlaki davranışına bağlıdır. İlgisini öğretimle yükseltirken, davranışlarını da, hayır ve saadet yolunda eğitimle geliştirmesini bilmelidir. Böylece marifet ve fazilete birlikte yönelmelidir ki muvaffak ve mesut olabilsin.
- İSLAM DÜŞMANLIĞI - 15 Ocak 2015 Perşembe
- İSLAM MEDENİYETİN KAYNAĞIDIR - 6 Kasım 2014 Perşembe
- CAMİLERİMİZ - 9 Ekim 2014 Perşembe
- GAZZE BAHTINA MI KÜSSÜN? - 12 Ağustos 2014 Salı
- KUTLU DOĞUM HAFTASI VE SAMİMİYET - 15 Nisan 2014 Salı
- EMEK VE KAZANÇ - 25 Mart 2014 Salı
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.... - 5 Aralık 2013 Perşembe
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.... - 18 Kasım 2013 Pazartesi
- ALLAH - KAİNAT - NSAN - 3 Ekim 2013 Perşembe
- Haccı Yapmak ve Hacı Kalabilmek - 11 Eylül 2013 Çarşamba
- HELAL KAZANÇ MÜSLÜMANA YAKIŞIR - 15 Ağustos 2013 Perşembe
- ORUÇ VE İNSAN İLİŞKİSİ - 11 Temmuz 2013 Perşembe
- BERAT KANDİLİ - 24 Haziran 2013 Pazartesi
- İSLAM İLE ONURLANMAK - 15 Nisan 2013 Pazartesi
- İMAN VE TAKVA - 28 Mart 2013 Perşembe
- KADIN VE ERKEK AYRIMCILIĞI YANLIŞTIR - 8 Mart 2013 Cuma
- GÖNÜL DÜNYAMIZ ÜZERİNE - 14 Şubat 2013 Perşembe
- VAKİT HAKKINI İSTER - 17 Ocak 2013 Perşembe
- HAC YOLUNDAN ESİNTİLER - 20 Aralık 2012 Perşembe
- HACC ÜZERİNE BAZI MÜLAHAZALAR - 11 Ekim 2012 Perşembe
- MÜSLÜMANIN MÜSLÜMANA HAKLARI ÜZERİNE - 20 Eylül 2012 Perşembe
- KARDEŞLİK ÜZERİNE - 28 Ağustos 2012 Salı
- ORUÇTA NİYET - 20 Temmuz 2012 Cuma
- NEFİS TERBİYESİ ÜZERİNE - 28 Haziran 2012 Perşembe
- ÇALIŞMAK ALLAH’IN EMRİDİR - 12 Haziran 2012 Salı
- ÇALIŞMAK ALLAH EMRİDİR. - 12 Haziran 2012 Salı
- KARDEŞLİĞİ ONDAN ÖĞRENDİK - 2 Mayıs 2012 Çarşamba
- ZİNADAN SAKINMAK - 6 Nisan 2012 Cuma
- ŞEHİTLİK VE ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ - 15 Mart 2012 Perşembe
- KURAN VE TOPLUM - 27 Şubat 2012 Pazartesi
- MEVLİT KANDİLİ - 3 Şubat 2012 Cuma
- NEFİS VE NEFSİN MERTEBELERİ - 13 Ocak 2012 Cuma
- Helal Kazanç - 22 Aralık 2011 Perşembe
- EKONOMİ VE İSLAM (2) - 7 Aralık 2011 Çarşamba
- EKONOMİ VE İSLAM - 23 Kasım 2011 Çarşamba
- İslam’da Sağlığı Korumanın Önemi - 3 Kasım 2011 Perşembe
- GÖNÜL DÜNYAMIZ - 17 Ekim 2011 Pazartesi
- İsraf ve Tasarruf Üzerine - 12 Eylül 2011 Pazartesi
- RAMAZAN VE TOPLUM - 10 Ağustos 2011 Çarşamba
- RAZANA GİRERKEN - 28 Temmuz 2011 Perşembe
- DİN VE DÜNYA İŞİNDE MAL VE İLMİN YERİ - 30 Haziran 2011 Perşembe
- ÜÇ AYLAR ÜZERİNE - 6 Haziran 2011 Pazartesi
- ETİK DEĞERLER VE KUL HAKLARI - 20 Mayıs 2011 Cuma
- Peygamberimizin Merhameti Üzerine - 21 Nisan 2011 Perşembe
- İslam’da Kolaylaştırma ilkesi - 25 Mart 2011 Cuma
- İslam’da Kolaylaştırma ilkesi - 25 Mart 2011 Cuma
- Gelir Dağılımında Eşitlik İlkesi: - 17 Şubat 2011 Perşembe
- İNSAN HAKLARI - 21 Ocak 2011 Cuma
- İSLAM’DA YILBAŞI KUTLANIR MI? - 4 Ocak 2011 Salı
- Başkasını Kendine Tercih Etmek - 16 Aralık 2010 Perşembe
- Bayramlarımız - 22 Kasım 2010 Pazartesi
- Bayramlarımız - 22 Kasım 2010 Pazartesi
- İSLAM TASAVVUFU - 10 Kasım 2010 Çarşamba
- DİN TERBİYESİ ÜZERİNE - 25 Ekim 2010 Pazartesi
- Şehitlik ve Gazilik - 17 Eylül 2010 Cuma
- EVLİLİK HAZIRLILIKLARI - 16 Ağustos 2010 Pazartesi
- Hicret (Hz. Peygamberin Medine’ye Göçü) - 22 Temmuz 2010 Perşembe
- Yaz Kuran Kursları Üzerine - 1 Temmuz 2010 Perşembe
- CENNET VE TANIMI ÜZERİNE - 27 Mayıs 2010 Perşembe
- Eskişehir’in Mana Erlerinden: - 27 Nisan 2010 Salı
- Eskişhir’in tarihi - 8 Nisan 2010 Perşembe
- MEHMET AKİF VE İSTİKLAL MARŞI - 16 Mart 2010 Salı
- HURAFELER ÜZERİNE - 22 Şubat 2010 Pazartesi
- UMRE ZİYARETİ - 5 Şubat 2010 Cuma
- DİN VE DÜNYA DENGESİ İÇİN - 15 Ocak 2010 Cuma
- HİCRET VE HÎCRÎ YILBAŞI - 31 Aralık 2009 Perşembe
- KURBAN VE DİNDEKİ YERİ - 7 Aralık 2009 Pazartesi
- HACCI ANLAMAK - 9 Kasım 2009 Pazartesi
- Fütüvvet Ruhu (Müslüman Gençliğin Profili) - 26 Ekim 2009 Pazartesi
- OSMANLI’DA AHİLİK TEŞKİLATI - 8 Ekim 2009 Perşembe
- Ramazan’ın Ardından - 25 Eylül 2009 Cuma
- KADİR GECENİZ KUTLU OLSUN - 15 Eylül 2009 Salı
- ZEKATI ANLAMAK - 7 Eylül 2009 Pazartesi
- RAMAZAN AYININ ÖNEMİ - 24 Ağustos 2009 Pazartesi
- OSMANLININ KURULUŞUNDA KARACAŞEHİR VE EDEBÂLİ - 10 Ağustos 2009 Pazartesi
- Mutluluğa Doğru - 28 Temmuz 2009 Salı
- MİRAC (İLAHİ YOLCULUK) - 18 Temmuz 2009 Cumartesi
- İntihar - 9 Temmuz 2009 Perşembe
- REĞAİP GECESİ - 25 Haziran 2009 Perşembe
- HER CAN KUTSALDIR - 15 Haziran 2009 Pazartesi
- Dini Eğitimin Topluma Etkisi - 31 Mayıs 2009 Pazar
- EĞİTİMDE ÖĞRETMENİN ROLÜ - 5 Mayıs 2009 Salı
- EĞİTİMDE AİLENİN ROLÜ - 21 Nisan 2009 Salı
- Eğitim ve Toplum - 11 Nisan 2009 Cumartesi
- Din ve İnsan - 31 Mart 2009 Salı
- ANADOLUNUN MANEVİ FATİHLERİ (Yunus Emre) - 19 Mart 2009 Perşembe
- PEYGAMBERİMİZİN AİLE HAYATI - 10 Mart 2009 Salı
- İSLAM’DA İNSANIN TANIMI - 1 Mart 2009 Pazar
- Günahlardan arınmalıyız - 22 Şubat 2009 Pazar
- Akrabalık İlişkilerimize Dikkat Edelim - 15 Şubat 2009 Pazar
- İSLAM’DA EMANET BİLİNCİ - 8 Şubat 2009 Pazar
- Yüzlerinde Maske Taşıyanlar - 1 Şubat 2009 Pazar
- EVLİLİK DIŞI İLİŞKİLER - 23 Ocak 2009 Cuma
- Fuhuş ve İslam - 12 Ocak 2009 Pazartesi
- Aileyi ve Toplumu Yıkan Dinamitlerden Fuhuş: - 5 Ocak 2009 Pazartesi
- Kötü Alışkanlıklar Üzerine - 29 Aralık 2008 Pazartesi
- Çocuk Terbiyesinde Şiddet ve Korku - 22 Aralık 2008 Pazartesi
- Çocuk Terbiyesinde Allah Sevgisinin Önemi - 15 Aralık 2008 Pazartesi
- İslam’da Kurbanın Yeri ve Önemi - 6 Aralık 2008 Cumartesi
- Aile İçi Şiddetin Sebepleri ve Şiddeti Kullananlar: - 1 Aralık 2008 Pazartesi
- Toplumdaki Aile İçi Şiddetin Boyutu - 24 Kasım 2008 Pazartesi
- İSLAMDA İBADETİN YERİ VE ÖNEMİ - 14 Kasım 2008 Cuma
- Nefis Ve Onun Terbiyesi Üzerine - 7 Kasım 2008 Cuma
- İsrafa Karşı Tasarruf Bilinci - 4 Kasım 2008 Salı

