İSLAM’DA İNSANIN TANIMI
- 1 Mart 2009 Pazar
- Bu yazı 7229 kez okundu
Hz. Peygamberin veda hutbesinde de buyurduğu üzere: ‘Ey İnsanlar şüphesiz Rabbiniz birdir, hepiniz Âdem’densiniz, Âdem ise topraktandır, Allah katında en üstününüz, Allah'a karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Hiç bir Arab’ın Arap olmayan üzerinde takva (Allah'a bağlılık ve günahtan sakınmak) dışında bir üstünlüğü yoktur..’ (Tecrid-i Sarih, Terc. X, 396)
İslâm dini insanın madde ve ruh ile bir bütün olduğuna vurgu yapar. Dinin koyduğu tüm kurallar insanın her iki yönünü de dikkate almaktadır. Çünkü insan, beden ve ruhuyla bir bütündür. Nitekim müslümanlık da, din kisvesine bürünmüş insanlıktır. Müslümanlık, insanlık dediğimiz bütünün bir parçasıdır. İslam, tüm insanlığı kucaklayan evrensel bir mesajdır. Bir gün cenaze geçerken peygamberimiz hemen ayağa kalktı. Daha sonra oradakiler: ‘O, bir yahudi idi.’ dediler. Peygamberimiz ‘O, insan değil mi?’ (Buhari, “Cenaiz” 50) diyerek bakış açısını müslümandan ziyade müslümanı da içine alan insana çevirdi.
İslâm’da insan, kâinattaki en değerli varlıktır. İnsanlardan Allah’a en yakın olanlar ise, O’na en yakın olanlardır. Allah, insana o denli ehemmiyet vermiştir ki bütün canlılar arasında kendine, yalnızca onu doğrudan muhatap kılmıştır. İnsan, akıl ve irade sahibi bir varlık olarak donatılarak Allah’ın hitabına muhatap olması sebebiyle meleklerden de üstündür. Nitekim atamız Adem (a.s.) bilme yeteneği ve eşyayı isimlendirme gücüyle meleklere olan üstünlüğünü ispat etmiştir. Yani, Adem (a.s.)i melekler karşısında üstün yapan özelliğinin, ibadeti değil; bilgisi olduğu anlaşılmıştır. Eğer üstünlük sadece ibadetle olsaydı, melekler daha üstün olurdu.
İnsanın yaratılmışların en değerlisi olması (isra, 70); onun yaratıcısının kudret elinden madde ve mana yönüyle en güzel şekilde (ahsen-i takvim olarak) çıkmış olmasıdır. “Ahsen-i takvim” ifadesi; maddi ve manevi her türlü güzelliği ifade eder. Burada biçimden maksat sadece insanın fiziği değil; bununla birlikte onun taşıdığı çok yönlü nitelikleri ve manevi boyutudur. O, Allah’ın gözde varlığıdır.
İnsan, biri geçici, diğeri kalıcı olan iki hayat için yaratılmıştır. Yani insanın biri melekî (manevi) diğeri hayvanî (maddi) olan iki yönü vardır. İdeal olan; iki hayat arasındaki dengeyi kurabilmektir. Çünkü, Dünya ve Ahiret; biri diğerini tamamlayan pozitif ve negatif unsurlardır. Hz. Peygamber de: “Dünyası için ahiretini; ahireti için dünyasını terk eden hayırlınız değildir.“ (Münavi, Feyzul-Kadir, 5/364) buyururlar.
Mevlâna: "Biri aklın ışığında düşünen, diğeri aşkın kanadında uçan; iki insan vardır. Aklın ışığında düşünen insan, hırs ve nefsinin esiri" durumundadır, derken, her iki kanada da insanın ihtiyacı olduğuna işaretle özellikle, insanın aşkın boyutuna ayrı bir önem atfettiğini ihsas eder.
Pakistanlı mütefekkir Brohi'nin ifade ettiği gibi: "Soyut manada bakıldığında insan; hem madde, hem de ruh'tur. Ama bunların hangisinde kökleşeceği kendisine bağlıdır. İşte insanın asıl hürriyetini bulacağı nokta burasıdır."
İşte Kur’ân’ın mesajı: ‘Biz insanı en güzel surette yarattık. Sonra aşağıların aşağısına ittik…’ (Tin, 4-5) Görüldüğü gibi, İnsan Yaratıkların en şereflisidir. Ancak yüklendiği emanetin ağırlığını vicdanında hissetmediğinde, onların en sefili olmaya da adaydır.
Hz. Ali (K.V.)nin "İnsan, cismiyle değil, ruhuyla insandır" sözüne; F.Attar'da: "Ruh bedende gizlidir, sen de ruh'ta gizlisin" sözüyle, 'insanın gerçek derinliğine' dikkat çeker.
Ferid Kam ise; İnsan, ruh denilen ilâhî sır'dan ibarettir. Ruh sade (üzerinde hiç bir şey yazılmamış) bir levha gibidir. Bedenimize girdikten sonra maddî şekiller, duyular yoluyla nakış nakış işlenir. diyor.
Ömrümüzü içerisinde geçirdiğimiz bu hayatın, ebedî bir mevki kazanalım için bize verildiğini, gelecekte ya mükafaat ya da ceza ile karşılaşmaktan başka hiç bir ihtimalin bulunmadığına dikkatlerimizi çeken Malebranche (öl. 1715) şunu sormaktan kendisini alamıyor: "Gerçekten biz ebedî olarak var olacaksak, gerçekten şimdi ruhumuz bedenimizde bir tecrübe devresi geçiriyorsa, ve bir gün gelecek; Allah, herkese yaptıklarının karşılığını verecekse, bu, bizim için çok önemli olmalıdır."
Her ne kadar, "İnsan, konuşan bir hayvan"dır, gibi sadece onun maddî boyutu ele alınarak yapılan tarifler öne çıkarılıyorsa da, bu hiçbir zaman insanın gerçek tanımını gösteremiyor. Fakat 'İslam Dini' insanın gerçek boyutunu keşfederek diyor ki: "İnsan; Allah'ın halifesi olarak yaratılmış, kainat tümüyle kendisine verilmiş ve Allah'a kul olmak vazifesi ile memur edilmiş, tüm varlıkların en üstünüdür." (Bakara, 2 / 30; lokman, 20; Hıcr, 99; Tin, 95 / 4)
Hatta mutasavvıflar insanı çok daha yüce amaç ve boyutlara taşıyarak ele almıştır. Kur’an’da belirtildiği gibi: Allah’ın kendi ruhundan üflediği.. (Hicr, 15 / 29; Sâd, 38 / 72) yine bir hadis-i kutsî de ifade edildiği gibi: "İnsan, benim sırrım, ben de insanın sırrıyım" şeklindeki ilâhî ifadelerin beyanına göre insan: Kendi varlığında İlâhi mevcudiyetin delilini taşımaktadır. O, görünmeyen varlığın, görülebilir sembolüdür. O, İlâhi sanatın mukaddes bir eseridir. O, her şeye kâdir olan ilâhi varlığın harikulâde bir alametidir. O, evrensel rahmetin mükemmel bir görüntüsüdür.
"Kâbe, Azer oğlu İbrahim (a.s)'in yapıtı, insan ise Aziz ve Celil olan Allah'ın, mükemmel olan bir yapıtıdır." ifadesi de yine insanın konumunu belirliyor.
Muhiddin Arabi'de: "Ben ilâhi sifatları taşıması sebebi ile, âlem'de insandan daha aziz ve daha şerefli başka bir varlık tanımıyorum" diyor.
“Sen kendini küçük bir varlık sanırsın oysa sende en büyük âlem dürülmüştür.” (Hz. Ali)
Bu yüce kitap kendisini, bütün insanlığa gönderilmiş hidayet kaynağı, aydınlatıcı bir nur ve şifa kaynağı olarak sunar. Onun gayesi, Allah-İnsan-Alem ilişkisi içinde insana oluş sırrını kavratmak, hak ve sorumluluklarını bildirmek, insana kendisini tanıtmak, onu layık olduğu yere çıkarmak ve orada tutmaktır.
İnsan bir yolcudur. Yolcunun klavuzu Allah rasulüdür. Haritası kur'an, pusulası akıl, sermayesi iman, azığı amel, yakıtı sevgi, karakteri ahlak, aksesuarı edep, sıfatı merhamet, adı şeref ve izzet, modeli müebbet, parolası sabır ve sebat olmalıdır.
- İSLAM DÜŞMANLIĞI - 15 Ocak 2015 Perşembe
- İSLAM MEDENİYETİN KAYNAĞIDIR - 6 Kasım 2014 Perşembe
- CAMİLERİMİZ - 9 Ekim 2014 Perşembe
- GAZZE BAHTINA MI KÜSSÜN? - 12 Ağustos 2014 Salı
- KUTLU DOĞUM HAFTASI VE SAMİMİYET - 15 Nisan 2014 Salı
- EMEK VE KAZANÇ - 25 Mart 2014 Salı
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.... - 5 Aralık 2013 Perşembe
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.... - 18 Kasım 2013 Pazartesi
- ALLAH - KAİNAT - NSAN - 3 Ekim 2013 Perşembe
- Haccı Yapmak ve Hacı Kalabilmek - 11 Eylül 2013 Çarşamba
- HELAL KAZANÇ MÜSLÜMANA YAKIŞIR - 15 Ağustos 2013 Perşembe
- ORUÇ VE İNSAN İLİŞKİSİ - 11 Temmuz 2013 Perşembe
- BERAT KANDİLİ - 24 Haziran 2013 Pazartesi
- İSLAM İLE ONURLANMAK - 15 Nisan 2013 Pazartesi
- İMAN VE TAKVA - 28 Mart 2013 Perşembe
- KADIN VE ERKEK AYRIMCILIĞI YANLIŞTIR - 8 Mart 2013 Cuma
- GÖNÜL DÜNYAMIZ ÜZERİNE - 14 Şubat 2013 Perşembe
- VAKİT HAKKINI İSTER - 17 Ocak 2013 Perşembe
- HAC YOLUNDAN ESİNTİLER - 20 Aralık 2012 Perşembe
- HACC ÜZERİNE BAZI MÜLAHAZALAR - 11 Ekim 2012 Perşembe
- MÜSLÜMANIN MÜSLÜMANA HAKLARI ÜZERİNE - 20 Eylül 2012 Perşembe
- KARDEŞLİK ÜZERİNE - 28 Ağustos 2012 Salı
- ORUÇTA NİYET - 20 Temmuz 2012 Cuma
- NEFİS TERBİYESİ ÜZERİNE - 28 Haziran 2012 Perşembe
- ÇALIŞMAK ALLAH’IN EMRİDİR - 12 Haziran 2012 Salı
- ÇALIŞMAK ALLAH EMRİDİR. - 12 Haziran 2012 Salı
- KARDEŞLİĞİ ONDAN ÖĞRENDİK - 2 Mayıs 2012 Çarşamba
- ZİNADAN SAKINMAK - 6 Nisan 2012 Cuma
- ŞEHİTLİK VE ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ - 15 Mart 2012 Perşembe
- KURAN VE TOPLUM - 27 Şubat 2012 Pazartesi
- MEVLİT KANDİLİ - 3 Şubat 2012 Cuma
- NEFİS VE NEFSİN MERTEBELERİ - 13 Ocak 2012 Cuma
- Helal Kazanç - 22 Aralık 2011 Perşembe
- EKONOMİ VE İSLAM (2) - 7 Aralık 2011 Çarşamba
- EKONOMİ VE İSLAM - 23 Kasım 2011 Çarşamba
- İslam’da Sağlığı Korumanın Önemi - 3 Kasım 2011 Perşembe
- GÖNÜL DÜNYAMIZ - 17 Ekim 2011 Pazartesi
- İsraf ve Tasarruf Üzerine - 12 Eylül 2011 Pazartesi
- RAMAZAN VE TOPLUM - 10 Ağustos 2011 Çarşamba
- RAZANA GİRERKEN - 28 Temmuz 2011 Perşembe
- DİN VE DÜNYA İŞİNDE MAL VE İLMİN YERİ - 30 Haziran 2011 Perşembe
- ÜÇ AYLAR ÜZERİNE - 6 Haziran 2011 Pazartesi
- ETİK DEĞERLER VE KUL HAKLARI - 20 Mayıs 2011 Cuma
- Peygamberimizin Merhameti Üzerine - 21 Nisan 2011 Perşembe
- İslam’da Kolaylaştırma ilkesi - 25 Mart 2011 Cuma
- İslam’da Kolaylaştırma ilkesi - 25 Mart 2011 Cuma
- Gelir Dağılımında Eşitlik İlkesi: - 17 Şubat 2011 Perşembe
- İNSAN HAKLARI - 21 Ocak 2011 Cuma
- İSLAM’DA YILBAŞI KUTLANIR MI? - 4 Ocak 2011 Salı
- Başkasını Kendine Tercih Etmek - 16 Aralık 2010 Perşembe
- Bayramlarımız - 22 Kasım 2010 Pazartesi
- Bayramlarımız - 22 Kasım 2010 Pazartesi
- İSLAM TASAVVUFU - 10 Kasım 2010 Çarşamba
- DİN TERBİYESİ ÜZERİNE - 25 Ekim 2010 Pazartesi
- Şehitlik ve Gazilik - 17 Eylül 2010 Cuma
- EVLİLİK HAZIRLILIKLARI - 16 Ağustos 2010 Pazartesi
- Hicret (Hz. Peygamberin Medine’ye Göçü) - 22 Temmuz 2010 Perşembe
- Yaz Kuran Kursları Üzerine - 1 Temmuz 2010 Perşembe
- CENNET VE TANIMI ÜZERİNE - 27 Mayıs 2010 Perşembe
- Eskişehir’in Mana Erlerinden: - 27 Nisan 2010 Salı
- Eskişhir’in tarihi - 8 Nisan 2010 Perşembe
- MEHMET AKİF VE İSTİKLAL MARŞI - 16 Mart 2010 Salı
- HURAFELER ÜZERİNE - 22 Şubat 2010 Pazartesi
- UMRE ZİYARETİ - 5 Şubat 2010 Cuma
- DİN VE DÜNYA DENGESİ İÇİN - 15 Ocak 2010 Cuma
- HİCRET VE HÎCRÎ YILBAŞI - 31 Aralık 2009 Perşembe
- KURBAN VE DİNDEKİ YERİ - 7 Aralık 2009 Pazartesi
- HACCI ANLAMAK - 9 Kasım 2009 Pazartesi
- Fütüvvet Ruhu (Müslüman Gençliğin Profili) - 26 Ekim 2009 Pazartesi
- OSMANLI’DA AHİLİK TEŞKİLATI - 8 Ekim 2009 Perşembe
- Ramazan’ın Ardından - 25 Eylül 2009 Cuma
- KADİR GECENİZ KUTLU OLSUN - 15 Eylül 2009 Salı
- ZEKATI ANLAMAK - 7 Eylül 2009 Pazartesi
- RAMAZAN AYININ ÖNEMİ - 24 Ağustos 2009 Pazartesi
- OSMANLININ KURULUŞUNDA KARACAŞEHİR VE EDEBÂLİ - 10 Ağustos 2009 Pazartesi
- Mutluluğa Doğru - 28 Temmuz 2009 Salı
- MİRAC (İLAHİ YOLCULUK) - 18 Temmuz 2009 Cumartesi
- İntihar - 9 Temmuz 2009 Perşembe
- REĞAİP GECESİ - 25 Haziran 2009 Perşembe
- HER CAN KUTSALDIR - 15 Haziran 2009 Pazartesi
- Dini Eğitimin Topluma Etkisi - 31 Mayıs 2009 Pazar
- EĞİTİMDE ÖĞRETMENİN ROLÜ - 5 Mayıs 2009 Salı
- EĞİTİMDE AİLENİN ROLÜ - 21 Nisan 2009 Salı
- Eğitim ve Toplum - 11 Nisan 2009 Cumartesi
- Din ve İnsan - 31 Mart 2009 Salı
- ANADOLUNUN MANEVİ FATİHLERİ (Yunus Emre) - 19 Mart 2009 Perşembe
- PEYGAMBERİMİZİN AİLE HAYATI - 10 Mart 2009 Salı
- İSLAM’DA İNSANIN TANIMI - 1 Mart 2009 Pazar
- Günahlardan arınmalıyız - 22 Şubat 2009 Pazar
- Akrabalık İlişkilerimize Dikkat Edelim - 15 Şubat 2009 Pazar
- İSLAM’DA EMANET BİLİNCİ - 8 Şubat 2009 Pazar
- Yüzlerinde Maske Taşıyanlar - 1 Şubat 2009 Pazar
- EVLİLİK DIŞI İLİŞKİLER - 23 Ocak 2009 Cuma
- Fuhuş ve İslam - 12 Ocak 2009 Pazartesi
- Aileyi ve Toplumu Yıkan Dinamitlerden Fuhuş: - 5 Ocak 2009 Pazartesi
- Kötü Alışkanlıklar Üzerine - 29 Aralık 2008 Pazartesi
- Çocuk Terbiyesinde Şiddet ve Korku - 22 Aralık 2008 Pazartesi
- Çocuk Terbiyesinde Allah Sevgisinin Önemi - 15 Aralık 2008 Pazartesi
- İslam’da Kurbanın Yeri ve Önemi - 6 Aralık 2008 Cumartesi
- Aile İçi Şiddetin Sebepleri ve Şiddeti Kullananlar: - 1 Aralık 2008 Pazartesi
- Toplumdaki Aile İçi Şiddetin Boyutu - 24 Kasım 2008 Pazartesi
- İSLAMDA İBADETİN YERİ VE ÖNEMİ - 14 Kasım 2008 Cuma
- Nefis Ve Onun Terbiyesi Üzerine - 7 Kasım 2008 Cuma
- İsrafa Karşı Tasarruf Bilinci - 4 Kasım 2008 Salı

