VAKİT HAKKINI İSTER
- 17 Ocak 2013 Perşembe
- Bu yazı 5179 kez okundu
Vakit; İmkân, fırsat ve bir işe ayrılmış olan zamanı ifade eder.
Nakit ise kullanılması hemen mümkün olan para gibi bir değerin adıdır.
Vaktin en değerli bir nakit olduğu hep söylenir. Hz Ömer demiştir ki; “Dört şey geri dönmez; atılan ok, harcanan para, ele geçen fırsat ve geçen vakit”.
Vakit ile nakit arasındaki münasebet bize hayatın gerçeğini gösterir. Buna göre bize sunulan zaman ve imkân bizim için bir nevi nakit para gibi çok değerli olmalı ve de verimli kullanılmalıdır. Naktimizi harcarken gösterdiğimiz özeni vaktimizi harcarken de aynen göstermeliyiz. Yani naktimizi kuruşu kuruşuna hesap ettiğimiz gibi vaktimizi de saniye saniye olumlu işlerde değerlendirmeliyiz.
Zamanın bilinçli ve verimli kullanılması kişiyi daima diğerlerinden öne geçirir. Pek çok insanın, diğerlerinin boşa harcadığı zamanı iyi kullanarak öne geçtiğini gözlemledim, diyen Henry Ford’un sözünün ne kadar isabetli olduğunu söylemeye gerek yoktur. Zamanın aktif ve verimli kullanılması kişiyi mutlu eder. Harcamaktan zevk alınan vakit, boşa harcanmış vakit değildir denilir. Nitekim “Ondan ders almışsanız, başarısızlık, başarısızlık sayılmaz”, diyen Dr. Ronald Niednigel’in sözü de aynı anlamı teyit etmektedir. Hz. Peygamberin bir hadisinde de söylediği gibi: “Ne mutlu o kişiye ki, kendi kusurlarıyla meşguliyeti, başkalarının ayıp ve kusurlarıyla uğraşmaktan onu alıkoymaktadır..” Hadisi de kişinin geçmiş kusurlarını telafi etmesine ve geçmişteki yanlışlıkları için duyduğu pişmanlıklarının da bir başarı olduğuna dikkat çeker. Öyleyse çok çalışıp çok okuyalım ki fenalıklar yapmaya vakit bulamayalım.
Hz. Peygamber’in yine bir hadisinde ifadesini bulduğu gibi: “İnsan şu iki şeyde aldanmıştır. Sağlığı ve boş vakti.” (Buhârî
Zaman hiç durmadan geçmekte ve yenilenmektedir. Yani o cebimizdeki harcanmayı bekleyen kontrolü elimizde ki para gibi değildir. Önümüzde su gibi akan ve yepyeni sürprizlere gebe bir zaman vardır. Ömrümüz gibi tüm imkânlarımız da akan su konumundadır. Yani biz istesek de istemesek de zaman su gibi akmaktadır. Onunla birlikte akmayı sağlamak ve onun seyrinden bağımsız olmamak gerekir. Denilir ki, zamanın çoğu saatler değil, dakikalar halinde boşa harcanır. Dibinde ufak bir delik bulunan bir kova da, kasten boşaltılmış bir kova kadar boştur. (Paul j. Meyer) sözü de bunu anlatır.
Müslüman için vakit, nakittir veya nakit gibi değerli olmalıdır diyoruz. O, kendisini öyle verimli işlerle meşgul etmeli ki hiç bir boş iş onu asla meşgul etmemelidir. Nitekim yine bir söz vardır: İnsanların uykuları ödevlerini yapmadıkları nispette deliksiz olur. (R. Carudi) Zira dert ve sıkıntılar içerisinde olan yani ciddi meşguliyeti olan bir kişinin deliksiz uyuyabilmesi mümkün değildir.
İnsan hayatını düzenli ve verimli işlere endeksleyip örnek bir tavır sergilemelidir. Allah’a karşı kulluk görevi de onun hayatında önemli bir yer tutmalıdır. İnsan, kulluğu sonraki bir zamana erteledikçe yaşamını kötü alışkanlıklarla sürdürür ve bir süre sonra mevcut durumu müzminleşir. Kendini toparlaması hayli zorlaşır. Atalarımız: “Bugünün işini yarına bırakma” derken buna işaret etmiş oluyorlardı. Zaten, en büyük felaket kişiyi sonsuz saadetten mahrum eden gaflet ve zamanını iyi değerlendirmemesi değil midir? J.J. Russo da buna temas ederek ‘ Zor iş, zamanında yapmamız gerekip de yapmadığımız kolay şeylerin birikmesiyle meydana gelir., demektedir.
Bir insanın en değerli şeyi zamanıdır. Hayatımız sınırlı bir zaman içinde akıp giderken acaba bunun farkında oluyor muyuz? Yoksa müsrifin hovardaca harcadığı para gibi zamanımızı da boş yere heder mi etmekteyiz? En kıymetli hazinemiz olan zamanımızı boş işlerle ve boş uğraşlarla öldürmek bizim kendimize yapabileceğimiz en büyük kötülük değil midir?
Bir de boş geçen vaktimize can sıkıntısı diyerek teselli bulmaktayız. Can sıkıntısı denen şey aslında vakit hırsızlığıdır. "Boş zaman yoktur, zamanı boşuna geçirenler ve onların başına gelen musibetler vardır." ‘’Boş yere harcayacak zamanı bulmak, yapılması gereken bir işi öldürmek demektir.,, ‘Zaman öldürmek’, zamanın bizi öldürmesinden başka bir şey değildir.” Napolyon
Demek ki geçen boş vakit, hayattan çalmaktır. Oysa her vakit bizden kendi hakkını ister. John Milton: “Saatler kanatlıdır zamanın yaratıcısına uçarlar ve onları nasıl kullandığımızın haberini götürürler” der. Akıllı ve sorumlu insan vaktini en iyi şekilde kullanan insandır. Her işte bilenle bilmeyen arasında fark olduğu gibi vaktin değerlendirilmesi konusunda da bilen ve bilmeyen arasındaki durum aynıdır. Hz Ali’nin “Vakitlerle yakutlar elde edilebilir, fakat yakutlarla vakitler elde edilemez” Sözü zamanın değerini ne güzel anlatmaktadır.
Bu yüzden zamanımızı iyi değerlendirerek geleceğimizin bize mutluluk getirmesini ve özellikle yaşantımızın bilhassa genç kuşaklara iyi örnek olmasını temin etmeliyiz. Kuran-ı kerimde bizlere: “Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer gerçekten inanıyorsanız mutlaka galip gelecek olan sizlersiniz.” (Al-i İmran 139) buyrularak ileri ve canlı bir hayat için bizlere hedef gösterilmektedir. İmam Şafii “ Zaman kılıç gibidir sen onu kesmezsen o seni keser” der. Biz zamanı ayıplarız. Hâlbuki ayıp bizdedir. Eğer zaman konuşacak olsa kaçacak gizlenecek yer de bulamayız.
Bir işin yapılmasında sermaye ve emek kadar, zaman da çok değerlidir. Çünkü her iş, bir zaman dilimi içinde gerçekleşir. Bir işte kullanılmadan geçirilen zaman bir kayıptır ve bu zamanı bir daha elde etmek mümkün değildir. Zamanın kaybı iş kaybına, o da sonuç olarak para kaybına yol açar.
Özellikle Müslüman için zaman çok kıymetli bir değerdir. Geçen zaman asla geri gelmez. Geri getiremeyeceğimiz zamanı ah keşke gibi pişmanlıklara mahkûm etmemek için hatalar yapmamaya özen göstermeliyiz. Bunun için de geleceğimizi iyi bir plan üstüne oturtmalıyız. ‘’ Her gününüzü son gününüz gibi yaşarsanız, sonunda bir gün haklı çıkarsınız.”
- İSLAM DÜŞMANLIĞI - 15 Ocak 2015 Perşembe
- İSLAM MEDENİYETİN KAYNAĞIDIR - 6 Kasım 2014 Perşembe
- CAMİLERİMİZ - 9 Ekim 2014 Perşembe
- GAZZE BAHTINA MI KÜSSÜN? - 12 Ağustos 2014 Salı
- KUTLU DOĞUM HAFTASI VE SAMİMİYET - 15 Nisan 2014 Salı
- EMEK VE KAZANÇ - 25 Mart 2014 Salı
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.... - 5 Aralık 2013 Perşembe
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN.... - 18 Kasım 2013 Pazartesi
- ALLAH - KAİNAT - NSAN - 3 Ekim 2013 Perşembe
- Haccı Yapmak ve Hacı Kalabilmek - 11 Eylül 2013 Çarşamba
- HELAL KAZANÇ MÜSLÜMANA YAKIŞIR - 15 Ağustos 2013 Perşembe
- ORUÇ VE İNSAN İLİŞKİSİ - 11 Temmuz 2013 Perşembe
- BERAT KANDİLİ - 24 Haziran 2013 Pazartesi
- İSLAM İLE ONURLANMAK - 15 Nisan 2013 Pazartesi
- İMAN VE TAKVA - 28 Mart 2013 Perşembe
- KADIN VE ERKEK AYRIMCILIĞI YANLIŞTIR - 8 Mart 2013 Cuma
- GÖNÜL DÜNYAMIZ ÜZERİNE - 14 Şubat 2013 Perşembe
- VAKİT HAKKINI İSTER - 17 Ocak 2013 Perşembe
- HAC YOLUNDAN ESİNTİLER - 20 Aralık 2012 Perşembe
- HACC ÜZERİNE BAZI MÜLAHAZALAR - 11 Ekim 2012 Perşembe
- MÜSLÜMANIN MÜSLÜMANA HAKLARI ÜZERİNE - 20 Eylül 2012 Perşembe
- KARDEŞLİK ÜZERİNE - 28 Ağustos 2012 Salı
- ORUÇTA NİYET - 20 Temmuz 2012 Cuma
- NEFİS TERBİYESİ ÜZERİNE - 28 Haziran 2012 Perşembe
- ÇALIŞMAK ALLAH’IN EMRİDİR - 12 Haziran 2012 Salı
- ÇALIŞMAK ALLAH EMRİDİR. - 12 Haziran 2012 Salı
- KARDEŞLİĞİ ONDAN ÖĞRENDİK - 2 Mayıs 2012 Çarşamba
- ZİNADAN SAKINMAK - 6 Nisan 2012 Cuma
- ŞEHİTLİK VE ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ - 15 Mart 2012 Perşembe
- KURAN VE TOPLUM - 27 Şubat 2012 Pazartesi
- MEVLİT KANDİLİ - 3 Şubat 2012 Cuma
- NEFİS VE NEFSİN MERTEBELERİ - 13 Ocak 2012 Cuma
- Helal Kazanç - 22 Aralık 2011 Perşembe
- EKONOMİ VE İSLAM (2) - 7 Aralık 2011 Çarşamba
- EKONOMİ VE İSLAM - 23 Kasım 2011 Çarşamba
- İslam’da Sağlığı Korumanın Önemi - 3 Kasım 2011 Perşembe
- GÖNÜL DÜNYAMIZ - 17 Ekim 2011 Pazartesi
- İsraf ve Tasarruf Üzerine - 12 Eylül 2011 Pazartesi
- RAMAZAN VE TOPLUM - 10 Ağustos 2011 Çarşamba
- RAZANA GİRERKEN - 28 Temmuz 2011 Perşembe
- DİN VE DÜNYA İŞİNDE MAL VE İLMİN YERİ - 30 Haziran 2011 Perşembe
- ÜÇ AYLAR ÜZERİNE - 6 Haziran 2011 Pazartesi
- ETİK DEĞERLER VE KUL HAKLARI - 20 Mayıs 2011 Cuma
- Peygamberimizin Merhameti Üzerine - 21 Nisan 2011 Perşembe
- İslam’da Kolaylaştırma ilkesi - 25 Mart 2011 Cuma
- İslam’da Kolaylaştırma ilkesi - 25 Mart 2011 Cuma
- Gelir Dağılımında Eşitlik İlkesi: - 17 Şubat 2011 Perşembe
- İNSAN HAKLARI - 21 Ocak 2011 Cuma
- İSLAM’DA YILBAŞI KUTLANIR MI? - 4 Ocak 2011 Salı
- Başkasını Kendine Tercih Etmek - 16 Aralık 2010 Perşembe
- Bayramlarımız - 22 Kasım 2010 Pazartesi
- Bayramlarımız - 22 Kasım 2010 Pazartesi
- İSLAM TASAVVUFU - 10 Kasım 2010 Çarşamba
- DİN TERBİYESİ ÜZERİNE - 25 Ekim 2010 Pazartesi
- Şehitlik ve Gazilik - 17 Eylül 2010 Cuma
- EVLİLİK HAZIRLILIKLARI - 16 Ağustos 2010 Pazartesi
- Hicret (Hz. Peygamberin Medine’ye Göçü) - 22 Temmuz 2010 Perşembe
- Yaz Kuran Kursları Üzerine - 1 Temmuz 2010 Perşembe
- CENNET VE TANIMI ÜZERİNE - 27 Mayıs 2010 Perşembe
- Eskişehir’in Mana Erlerinden: - 27 Nisan 2010 Salı
- Eskişhir’in tarihi - 8 Nisan 2010 Perşembe
- MEHMET AKİF VE İSTİKLAL MARŞI - 16 Mart 2010 Salı
- HURAFELER ÜZERİNE - 22 Şubat 2010 Pazartesi
- UMRE ZİYARETİ - 5 Şubat 2010 Cuma
- DİN VE DÜNYA DENGESİ İÇİN - 15 Ocak 2010 Cuma
- HİCRET VE HÎCRÎ YILBAŞI - 31 Aralık 2009 Perşembe
- KURBAN VE DİNDEKİ YERİ - 7 Aralık 2009 Pazartesi
- HACCI ANLAMAK - 9 Kasım 2009 Pazartesi
- Fütüvvet Ruhu (Müslüman Gençliğin Profili) - 26 Ekim 2009 Pazartesi
- OSMANLI’DA AHİLİK TEŞKİLATI - 8 Ekim 2009 Perşembe
- Ramazan’ın Ardından - 25 Eylül 2009 Cuma
- KADİR GECENİZ KUTLU OLSUN - 15 Eylül 2009 Salı
- ZEKATI ANLAMAK - 7 Eylül 2009 Pazartesi
- RAMAZAN AYININ ÖNEMİ - 24 Ağustos 2009 Pazartesi
- OSMANLININ KURULUŞUNDA KARACAŞEHİR VE EDEBÂLİ - 10 Ağustos 2009 Pazartesi
- Mutluluğa Doğru - 28 Temmuz 2009 Salı
- MİRAC (İLAHİ YOLCULUK) - 18 Temmuz 2009 Cumartesi
- İntihar - 9 Temmuz 2009 Perşembe
- REĞAİP GECESİ - 25 Haziran 2009 Perşembe
- HER CAN KUTSALDIR - 15 Haziran 2009 Pazartesi
- Dini Eğitimin Topluma Etkisi - 31 Mayıs 2009 Pazar
- EĞİTİMDE ÖĞRETMENİN ROLÜ - 5 Mayıs 2009 Salı
- EĞİTİMDE AİLENİN ROLÜ - 21 Nisan 2009 Salı
- Eğitim ve Toplum - 11 Nisan 2009 Cumartesi
- Din ve İnsan - 31 Mart 2009 Salı
- ANADOLUNUN MANEVİ FATİHLERİ (Yunus Emre) - 19 Mart 2009 Perşembe
- PEYGAMBERİMİZİN AİLE HAYATI - 10 Mart 2009 Salı
- İSLAM’DA İNSANIN TANIMI - 1 Mart 2009 Pazar
- Günahlardan arınmalıyız - 22 Şubat 2009 Pazar
- Akrabalık İlişkilerimize Dikkat Edelim - 15 Şubat 2009 Pazar
- İSLAM’DA EMANET BİLİNCİ - 8 Şubat 2009 Pazar
- Yüzlerinde Maske Taşıyanlar - 1 Şubat 2009 Pazar
- EVLİLİK DIŞI İLİŞKİLER - 23 Ocak 2009 Cuma
- Fuhuş ve İslam - 12 Ocak 2009 Pazartesi
- Aileyi ve Toplumu Yıkan Dinamitlerden Fuhuş: - 5 Ocak 2009 Pazartesi
- Kötü Alışkanlıklar Üzerine - 29 Aralık 2008 Pazartesi
- Çocuk Terbiyesinde Şiddet ve Korku - 22 Aralık 2008 Pazartesi
- Çocuk Terbiyesinde Allah Sevgisinin Önemi - 15 Aralık 2008 Pazartesi
- İslam’da Kurbanın Yeri ve Önemi - 6 Aralık 2008 Cumartesi
- Aile İçi Şiddetin Sebepleri ve Şiddeti Kullananlar: - 1 Aralık 2008 Pazartesi
- Toplumdaki Aile İçi Şiddetin Boyutu - 24 Kasım 2008 Pazartesi
- İSLAMDA İBADETİN YERİ VE ÖNEMİ - 14 Kasım 2008 Cuma
- Nefis Ve Onun Terbiyesi Üzerine - 7 Kasım 2008 Cuma
- İsrafa Karşı Tasarruf Bilinci - 4 Kasım 2008 Salı

