10 Ağustos 2016 Çarşamba
İslam’da Kolaylaştırma ilkesi

İslam’da Kolaylaştırma ilkesi

Ali Osman ORUM
Ali Osman ORUM


 

İlăh olmanın en belirgin özelliği rahmettir. Onun da belirgin özelliklerden birinin kolaylaştırıcılık olması kaçınılmazdır. Kuran,  ulûhiyetin bu temel özelliğine, evrensel bir ilke olarak dikkat çekerken şu beyanı kullanır: "Allah sizin için kolaylık ister; zorluk istemez." (Bakara, 185),

Yaratıcı Kudret'in kendisinde bu özellikleri belirgin kılması, varlık ve oluşta da tecelli bulacaktır. Kuran bu noktaya da değinir ve şu ilkeyi getirir: "Hiç kuşkusuz, her zorluğun yanında bir kolaylık vardır; kesinlikle, her zorluk beraberinde bir kolaylık taşır." (İnşirah, 5—6). ve; "Allah, her zorluktan hemen sonra bir kolaylık getire­cektir." (Talak, 7).

Kolaylık ve kolaylaştırma ilkesinin vahiy - insan ilişkisi­ne de uygulandığını görüyoruz. Kuran, bizzat kendisinden söz ederken şu ifadeyi tam 4 kez kullanır: "Yeminle söylüyorum ki, biz bu Kuran'ı okunup anlaşılsın, öğüt alınsın diye gerçekten kolaylaştırmışızdır." (Kamer, 17,22,32,40).

Şu ifadeler de dikkat çekicidir: "Şu bir gerçektir ki biz o Kuran'ı senin dilinle kolaylaştırdık ki onunla Allah’tan korkan ve sakınanları müjdele ve inatçı bir kavmi de korkutup uyarasın." (Meryem, 97); ve; "Biz o Kuran'ı senin dilin üzere gerçekten kolaylaştırdık ki, onlar anlayıp öğüt alabilsin­ler." (Duhan, 58). "Kuran, zorluk, sıkıntı ve çıkmazlar getirsin diye indirilmemiştir." (Taha, 2).

Evet, görüldüğü üzere İslam kolaylık dinidir. Kuran’da, “Allah sizin için kolaylık diler, zorluk dilemez” (1- 2/ Bakara, 185) buyrulmuştur. Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v), de kabilelere gönderdiği görevlilere, “Müjdeleyin, nefret ettirmeyin; kolaylaştırın, zorlaştırmayın (Buhârî, “İlm”, 11; Müslim, “Cihâd”, 6)  buyurmuş ve iki şeyden birisini seçmek durumunda kaldığı zaman kolay olanı seçmeyi bir tavır olarak benimsemiştir…

Zikrettiğimiz ayetin devamında Ramazan orucu ile ilgili hüküm cümleleri yer alıyor ve Yüce Allah, hasta veya yolcu olanların Ramazan orucunu başka zaman tutabileceklerini beyan buyuruyor.

Kurban ibadeti bağlamında kan dökmektense kurban bedelini yoksula tasadduk etmenin daha uygun olacağı söylemi ya da izdiham dolayısıyla haccın sınırlı günlerde eda edilen bir ibadet olmaktan çıkartılıp bütün seneye yayılması teklifi, üzerinde ısrar etmenin Müslümanları zora soktuğu gerekçesiyle meşru kabul etme talebi dinde ki kolaylık ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

 “Kolaylık” ilkesi, mevcut ahkâm içinden, telfike yani farklı hükümleri birleştirmeye gitmemek ve daimi surette ruhsatların peşine düşmemek kaydıyla bize çıkış yolu sağlayan hükmün alınması şeklinde iş görmelidir. Yoksa mevcut ahkâmı lağvederek, sırf bize kolay geldiği için yeni hükümler ihdas etmek, Kuran ve Sünnet’in çizdiği serbestlik sınırları içinde değerlendirilemez ve böyle bir şey kabul edilemez.

Ulemanın devamlı surette ruhsatların peşine düşmeyi kişinin dindarlığındaki bir zaafın göstergesi olarak kabul etmesi anlamsız değildir. Dünyayı ahiret merkezli yaşadığının ve nefis müşahedesinde doğru yolda olduğunun bir göstergesi olarak sürekli azimetle amel eden insan tipi neredeyse kayboldu. Yerini sürekli olarak –adeta pazarlık edercesine– ruhsatları araştıran bir insan tipi türedi. Dinin ulema sınıfı tarafından zorlaştırıldığı iddiasıyla kolay olanı arayan, bu çerçevede “ruhsat” karakterli mevcut hükümlerle yetinmeyip, yeni hükümler ihdasının ardına düşen bu zihniyet, bir süre sonra “Her şey insan içindir; din de” noktasına gelebilecektir ki bu bir yıkımdır.

 

Dinimizin kolaylık dîni olduğuna dair tatbikattan bâzı misaller vermek gerekirse:


            Dinimizin kolaylık dîni olduğuna dair tatbikattan bâzı misaller

Dinimizde namaz kılmak için su ile abdest almak mecburiyeti vardır Ancak su bulunamadığı veya suyun kullanımı  kişi için tehlike arz ettiğinde, toprakla teyemmüm yapılır
- Dînimiz yolcu olanlara; yorgunluk, zaman darlığı gibi hikmetlere binaen 4 rekatlı farz namazları iki rekat olarak kılma kolaylığını getirmiştir
- Namazda ayakta durmak (kıyam) farzdır Ancak ayakta duracak gücü olmayanlar, oturarak namaz kılarlar

- Hasta ve yolculara Ramazanda oruç tutma meşakkati arız olduğunda  dinimiz onları oruç tutup tutmamakta serbest bırakmıştır böyle bir durumda kişi iyileşince veya seyahatten dönünce, oruçlarını kazâ edecektir
- Hac yolunda hastalık, harp, v s gibi bir sebeple emniyetsizlik varsa, hacca gitmesi mecburî olan Müslümanlar, yoldaki tehlike kalkana kadar haclarını tehir ederler

                                                                                           [email protected]

        



YORUM YAZ
Bu habere yorumlar
Yazarın Diğer YAZILARI
eskişehir güvenlik kamerası